9 Ocak 2024 Salı

Sübḥâneke yâ Allah

Sübḥâneke yâ Allah teʿâleyte yâ Raḥmân ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey binbir esma sahibi, mutlak ve gerçek mabûd olan Allah! Herşeyden üstün ve yücesin, ey bol rahmet eden, fark gözetmeden herkesi rızıklandıran Rahman!

Sübḥâneke yâ Raḥîm teʿâleyte yâ Kerîm ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın. münezzehsin, Sana sığınırım ey hususi rahmet gösteren, sevgili kullarına mağfiret edip Cennet bahşeden Rahim!Her şeyden üstün ve yücesin, ey bol kerem sahibi, umulmadık yerden ihsan eden Kerîm!

Sübḥâneke yâ Ḥamîd teʿâleyte yâ Ḥakîm ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey her övgüye lâyık olan, ancak kendisine hamd ve sena olunan, bütün varlıkların hâl ve kal dilleriyle övülen Hamîd! Her şeyden üstün ve yücesin, ey her şeyi yerli yerine koyan hikmetle yapan, faydalı yaratan Hakîm!

Sübḥâneke yâ Mecîd teʿâleyte yâ Melîk ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey sonsuz izzet ve azamet ve nimet sahibi olan yücelerin yücesi Mecîd! Her şeyden üstün ve yücesin, ey her şeyin sahibi, sultanı Melîk!

Sübḥâneke yâ Ḳuddûs teʿâleyte yâ Selâm ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman .Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınınm ey maddî-manevi bütün çirkinliklerden, mutlak pak ve temiz olan, herşeyi en güzel şekilde temiz kılan Kuddüs! Her şeyden üstün ve yücesin, ey eksiklerden uzak ve her türlü kötülükten selâmet veren Selâm!

Sübḥâneke yâ Mü’min teʿâleyte yâ Müheymin ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman .Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey emniyet ve emân veren, kalplere iman bahşeden Mü’min!Her şeyden üstün ve yücesin, ey herşeyin dizgini elinde olan, bütün mevcudatı çepeçevre kudret kabzasında tutan, gözeten, kollayıp koruyan, Müheymin!

Sübḥâneke yâ ʿAzîz teʿâleyte yâ Cebbâr ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhansın. münezzehsin, Sana sığınırım ey herkese galip gelen herbir mevcuda haddini bildiren sonsuz izzet sahibi Azîz! Her şeyden üstün ve yücesin, ey emir ve fermanına karşı konulamayan, dilediğini yaptırmaya muktedir olan, tamir ve ıslah eden Cebbâr!

Sübḥâneke yâ Mütekebbîr teʿâleyte yâ Ḫàlık ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey sonsuz derece büyüklük ve kibriya sahibi olan Mütekebbir! Her şeyden üstün ve yücesin, ey her şeyi yoktan var eden yaratan Hâlık!

Sübḥâneke yâ Evvel teʿâleyte yâ Âḫir ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey herşeyden önce var olan, başlangıcı olmayan ezelî olan Evvel! Her şeyden üstün ve yücesin, ey herşeyden sonra bakî kalan sonu olmayan ebedî olan Âhir!

Sübḥâneke yâ Ẓâhir teʿâleyte yâ Bâṭın ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey varlığı, sıfatı, isimleri her şeyde aşikar ve apaçık olan Zâhir!Herşeyden üstün ve yücesin, ey isim, sıfat, ef’al ve eserleriyle herşeyin içyüzünü ihata eden Bâtın!

Sübḥâneke yâ Bâri’ teʿâleyte yâ Mušavvir ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey eşyayı ve her şeyin âza ve cihazatını birbirine uygun, ve lâyık şekillerde yapan Bâri! Her şeyden üstün ve yücesin, ey herşeye, kendine ve çevresine münasip suret giydiren Musavvir!

Sübḥâneke yâ Tevvâb teʿâleyte yâ Vehhâb ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın. münezzehsin, Sana sığınırım ey tövbeleri sonsuz rahmetiyle kabul eden Tevvâb! Herşeyden üstün ve yücesin, ey çeşit çeşit hediyeleri, nimetleri karşılıksız bol bol ihsan eden Vehhâb!

Sübḥâneke yâ Bâis teʿâleyte yâ Vâris ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey kullarına elçiler gönderen, ölmüş cesetlere Haşir’de hayat bahşeden, Bâis!Her şeyden üstün ve yücesin, ey her şeyin hakikî ilk ve son sahibi olan, mülk yalnız kendisine kalan Vâris!

Sübḥâneke yâ Ḳadîm teʿâleyte yâ Muḳîm ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey varlığının bidayeti ve sonu olmayan, bizatihi var olan hâdis olmayan Kadîm! Her şeyden üstün ve yücesin ey hiç bir sebebe dayanmayan herşeyi ayakla tutan fenaya uğramayan Mukîm!

Sübḥâneke yâ Ferd teʿâleyte yâ Vitr ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhansın, münezzehsin, Sana sığınırım ey rububiyetinde, ulühiyetinde, isim ve sıfatlarında benzeri olmayan, tek ve bir olan Ferd! Her şeyden üstün ve yücesin, ey zât, şuunat, isim ve sıfatında benzeri, dengi, eşi olmayan Vitr!

Sübḥâneke yâ Nûr teʿâleyte yâ Settâr ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Aflınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey misli, benzerî olmayan, yekta, mukaddes ezelî ve ebedî Nûr! Herşeyden üstün ve yücesin, ey kötülükleri çirkinlikleri rahmetiyle örten, gizleyen Settâr!

Sübḥâneke yâ Celîl teʿâleyte yâ Cemîl ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey sonsuz derece celalli ve yüce olan haşmet sahibi CelîI! Herşeyden üstün ve yücesin, ey nihayetsiz, gerçek güzellik sahibi olan Cemîl!

Sübḥâneke yâ Ḳàhir teʿâleyte yâ Ḳàdir ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey her şeye ve kuvvete galip gelen, hunharları dize getiren, hiç kimse tedbir ve takdirini geri çeviremeyen Kâhir! Her şeyden üstün ve yücesin, ey irade ettiği herşeye gücü ve kuvveti acze düşmeden eksilmeden kâfi gelen Kâdir!

Sübḥâneke yâ Melîk teʿâleyte yâ Muḳtedir ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey herşeyin gerçek sahibi, bütün mevcudatın mutlak maliki, hükümdarı olan Melik!Her şeyden üstün ve yücesin, ey kuvvet ve kudret sahiplerini istediği gibi yönlendiren, bütün mevcudatı kudreti altında tutan Muktedir!

Sübḥâneke yâ ʿAlîm teʿâleyte yâ ʿAllâm ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey herşeyi bihakkın bilen, hiçbir şey ondan gizlenemeyen Alîm! Her şeyden üstün ve yücesin, ey sonsuz ilim sahibi olan Allâm!

Sübḥâneke yâ ʿAẓîm teʿâleyte yâ Ğafûr ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey sonsuz azamet, ve nihayetsiz ihatalı esma sahibi olan Azîm! Herşeyden üstün ve yücesin, ey çok mağfiret eden, kullarını bağışlamayı seven Gafûr!

Sübḥâneke yâ Ḥalîm teʿâleyte yâ Vedûd ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın. münezzehsin, Sana sığınırım ey en güzel muamele eden, fırsat tanıyan hemen cezalandırmayan Halîm! Her şeyden üstün ve yücesin, ey çok seven ve sevdiren, sevilmeye ve dostluğu kazanılmaya en çok lâyık olan Vedûd!

Sübḥâneke yâ Şehîd teʿâleyte yâ Şâhid ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey mülkünde olup biten her şeyi gören, her yerde hâzır ve nazır olan Şehîd! Her şeyden üstün ve yücesin, ey bütün mevcudat birden gören, her yerde hâzır, herşeye nazır olan Şâhid!

Sübḥâneke yâ Kebîr teʿâleyte yâ Müteʿâl ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey mümkün ve mutasavver bütün büyüklerden daha büyük olan Kebîr! Her şeyden üstün ve yücesin, ey her batıl düşünceden pak muallâ ve yüce olan Müteâl!

Sübḥâneke yâ Nûr teʿâleyte yâ Lâṭîf ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey misli, benzeri olmayan, yekta, mukaddes ezeli ve ebedi Nûr! Herşeyden üstün ve yücesin, ey lütufla davranan, gizli inceliği bilen, herşeyde nazik cemal-i san’âtı görünen Latîf!

Sübḥâneke yâ Semiʿ teʿâleyte yâ Kefîl ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman .Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey bütün ses ve sadaları en iyi işiten Semi’! Her şeyden üstün ve yücesin, ey her şeyi yoluna koymakta kendisine en fazla güvenilen Kefîl!

Sübḥâneke yâ Ḳarîb teʿâleyte yâ Bašîr ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman .Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey herşeye nihayet derece yakın olan, hiç birşey tasarrufuna, rububiyyetine engel olamayan Karîb! Her şeyden üstün ve yücesin, ey herşeyin her zaman iç ve dışını ve gerçek hakikatini bütün incelikleriyle en İyi surette gören Basîr!

Sübḥâneke yâ Ḥaḳ teʿâleyte yâ Mübîn ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey varlığı, birliği isim ve sıfatları her şeyden daha hak ve gerçek olan Hak! Her şeyden üstün ve yücesin, ey mahlukatına gerekli her şeyi açıklayan, maddî-mânevi ayetleriyle varlığı birliği tam zahir olan Mübîn!

Sübḥâneke yâ Raûf teʿâleyte yâ Raḥîm ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey çok esirgeyen, re’fet ve hususî şefkatini gösteren Raûf! Herseyden üstün ve yücesin, ey hususî rahmet gösteren, sevgili kullarına mağfiret edip Cennet bahşeden Rahîm!

Sübḥâneke yâ Ṭâhir teʿâleyte yâ Muṭahhir ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman .Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey sonsuz derece pak ve temiz olan mutlak Tâhir! Her şeyden üstün ve yücesin, ey dilediği herşeyi maddî ve manevî kirlerden pak ve temiz kılan, mutlak Mutahhir!

Sübḥâneke yâ Mücemmil teʿâleyte yâ Mufaḍ­ ḍıl ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey maddi manevî herşeyi dilediği ölçüde güzelleştiren Mucemmil!Her şeyden üstün ve yücesin, ey dilediğini üstün kılan Mufaddıl!

Sübḥâneke yâ Muẓhir teʿâleyte yâ Münʿim ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey hak ve hakikati ve dilediği herşeyi açığa çıkaran Muzhir! Herşeyden üstün ve yücesin, ey mahlukatına, hesaba gelmez çeşit çeşit her taifeye münasip lezzetli şirin nimetler veren Mün’im!

Sübḥâneke yâ Deyyân teʿâleyte yâ Sulṭân ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey amellere en lâyık karşılık veren, zayi etmeyen Deyyân! Herşeyden üstün ve yücesin, ey gerçek saltanat ve hüküm sahibi Sultân!

Sübḥâneke yâ Ḥannân teʿâleyte yâ Mennân ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey çok rahmet eden, en latif rahmetini gösteren Hannân! Herşeyden üstün ve yücesin, ey çok ihsan eden, hakikî iyilik sahibi olan Mennân!

Sübḥâneke yâ Eḥad teʿâleyte yâ Šamed ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhansın, münezzehsin, Sana sığınırım ey taklit edilmez, misli yapılamaz herbir sanat ve eserinde birliği görünen Ehad!Her şeyden üstün ve yücesin, ey herşeyin, her mahlukun her ihtiyacını yeren, hiç bir şeye muhtaç olmayan Samed!

Sübḥâneke yâ Ḥayy teʿâleyte yâ Ḳayyûm ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey mutlak, zatî, ezelî ye ebedî hayat sahibi dan Hayy!Her şeyden üstün ve yücesin, ey her şey kendisine istinat edip dayanarak kaim olan, vücudu hiçbir şeye dayanmayan Kayyûm!

Sübḥâneke yâ ʿAdl teʿâleyte yâ Ḥakem ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey mutlak adalet sahibi Adl! Her şeyden üstün ve yücesin, ey hüküm ve kaza sahibi Hakem!

Sübḥâneke yâ Ferd teʿâleyte yâ Ḳuddûs ecirnâ mine’n-nâr bi-ʿafvike yâ Raḥmân.

Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman.Sübhânsın, münezzehsin, Sana sığınırım ey rububiyettinde, ulûhiyetinde, isim ve sıfatlarında benzeri olmayan, tek ve bir olan Ferd! Her şeyden üstün ve yücesin, ey bütün maddî-mânevî çirkinliklerden, mutlak pak ve temiz olan. herşeyi en güzel şekilde temiz kılan Kuddûs!

 Rahmetini umarak
Günahkar bir dille;
Allah azze ve celle
Ya rasulallah,
Âlemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden,
Kalbimizden seyrediyoruz seni.
İşte
Bir yaşındasın,
Beni sa'd yurdundasın
Sana süt anne olmadı kadınlar
Bu yüzden dargın bulutlar
Bir damla yağmur indirmiyor
Kıtlık hüküm sürüyor beni sa'd yurdunda
Minicik bir bulut var gökyüzünde
Sana aşık...
Ayrılmıyor başucundan
Ve insanlar yağmur duasında...
Hz.halime kucağına alıyor seni
Yeryüzünde bir gölgelik... seni güneşten korumak için
Oysa minicik bulut gökyüzünde
Sana meftun, sana kilitli...
Ve dua eden rahibin kucağındasın
Dünyalar güzeli gözlerine bakıyor rahip
Kıtlığı da unutuyor, yağmuru da, duayı da
Ama sen unutmuyorsun
Uğruna canlarımız feda o gözlerinle gökyüzüne bakıyorsun
O minicik bulut ilişiyor bakışlarına
Büyüyor, büyüyor...
Sonra nazlı nazlı yağmur damlaları iniyor buluttan
Fakat çoğusu bilmiyor yağmurun geliş sebebini
Çoğusu bilmiyor seni...
Altı yaşındasın
Medine-i münevvere yolundasın
Yanında aziz annen ve ümmü eymen
Yetimliğini hissediyorsun baba kabristanında
Sonra yolda, ebva'da öksüzlük karşılıyor seni
Mekke'ye annesiz giriyorsun
Abdulmuttalip bir başka seviyor seni
Ebu talip bir başka seviyor
Ya rasulallah
Mekke çocukları annelerine seslenirler miydi senin yanında
Onlar anne deyince sen yere mi bakardın
Mekke rüzgarları kaç gece gözyaşlarını taşıdı ebva'ya
Kaç gece anne diye hıçkırdın
Efendim!
Senin yerine de anne dedik annemize
Senin yerine de baba dedik
Yirmi beş yaşındasın
Ve bambaşkasın
Kimse sana denk değil
Şefkat yayıyor kokun
Güven veriyor sesin
Sen muhammed-ül emin' sin
Otuz üç yaşındasın
Dalga dalga rahmet var
Otuz beş yaşındasın
Hadi gel bekletme yar
İniltiler çalıyor kapısını göklerin
Hadi gel bekletme yar
Sinesi çatlayacak rasul bekleyenlerin...
Hadi gel ey yâr!
Nurdağına davet var
İşte
Kırk yaşındasın
Hira nur dağındasın
Cibril iniyor göklerden
Ve nokta nokta her yerden salat, selam yükseliyor
Sen kâinatın yüreğinden hasretle kopan " ah! " sın
Karanlık gecelerimize sabahsın
Sen nebiyullahsın
Sen habibullahsın
Sen rasulullahsın
Niye incittiler ki seni sultanım
Niye işkence yaptılar ki sana
Ebu Talip öldü diye mi bu pervasızca saldırılar
Himayesiz kaldın diye mi
Kabe'deki ağlayışın geliyor gözümüzün önüne
"Amca yokluğunu ne çabuk hissettirdin " diyişin
Haremde namaz kılışın geliyor aklımıza
Başına pislikler saçılıyor
Başlar feda o mübarek başına
Nasipsizler sana bakıp nasıl da gülüyorlar
Biri koşuyor mekke sokaklarından sana doğru
Biri koşuyor ama sanki yere inmiş arş-ı Âla
"Bu koşan kimdir" diye bir soru dolaşıyor boşlukta
Bu koşan kim?
Ve cevap veriyor biri:
Muhammed' in kızı fatımatüz-zehra
Velilerin anası...
Yüzünü gözünü siliyor biricik kızın
Sana yeryüzünde en çok benzeyen
Gülmesi sen, ağlaması sen
" Ağlama kızım " diyişin geliyor aklımıza
Niye çıkardılar ki yurdundan seni
Himayesiz kaldın diye mi
Onlar bilmiyorlar mıydı seni himaye edeni
Seni yetim bulup barındıranı
Seni alemlere rahmet kılanı
Onlar deli diyorlardı sana, sen susuyordun
Mecnun diyorlardı, şair diyorlardı, sen susuyordun
"Seni bizim elimizden kim kurtaracak" diyorlardı
Sen,
Sen " Allah! " diyordun
Allah azze ve celle
Semayı haşyet kaplıyordu
Sen " Allah! " diyordun
Arş-ı Âla titriyordu
Bedir' de " Allah! " diyordun
Üç bin melek iniyordu alaca atlarda
Yüz yirmi beş bin sahabi:
"Anam babam sana feda olsun" diyordu
Ya rasulallah
Medine-i münevvere sokaklarında yürüyordun
Neccar oğulları'nın küçük kızları seni görünce
Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi
"Beni seviyor musunuz?" diye sormuştun onlara
"Seni çok seviyoruz ya habiballah " demişlerdi
Sen de:
" Allah biliyor ki ben de sizi çok seviyorum" demiştin
Bu gün yaşayan gençler var
Neccar oğulları'nın kızları diğil belki
Ama seni onlar da çok seviyor
Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar
Senden başka kimseleri yok
Allah biliyor ki sen onları da çok seviyorsun
Altmış üç yaşındasın
Refik-i Âla duasındasın
Senin için siyah yünden çizgili bir cüppe dokunmuştu
Kenarları beyazdı
Onu giyerek ashabının yanına çıkmıştın
Ve mübarek ellerini dizine vurarak:
" Görüyor musunuz ne kadar güzel " demiştin
Meclisinde bulunan biri sana seslenmişti:
" Anam babam sana feda olsun ya rasulallah, onu bana ver "
Niye istemişti ki senden sevdiğini bile bile
İstendiğinde katiyyen " hayır " demediğini bile bile
" Peki " dedin o zata
Ve sen yine yamalı, eski cübbeni giydin
Dostuna kavuşmana bir hafta kalmıştı
Aynı cübbeden yine yine diktiler
Ama giyinmek nasip olmadı
Haberler uçurmuştun ebu hureyre' nin diliyle:
" Benden sonra öyle kimseler gelecek ki, keşke peygamberi görseydik de ne malımız ne evladımız olsaydı diyecekler "
Ve hz. enes ile paylaşmıştın özlemini
" Beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim"
Sultanım!
Ey medine minberinde " ümmeti, ümmeti " diye hüznü giyen sevgili
Ey mekke mihrabında alemler hesabına " Allah! " diyen sevgili
Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük, bey' at ettik
Rabbinden bize ne getirdi isen amenna
Duyduk, itaat ettik
Ya rasulallah
Sen hâlâ kırk yaşındasın
Ve hâlâ ümmetinin başındasın...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Pırlantalarda Geçen Şiirler

Fâniyim, Fâni Olanı İstemem Fâniyim, fâni olanı istemem, Âcizim âciz olanı istemem Ruhumu Rahmân’a teslim eyledim, gayri istemem! İsterim, f...