ÖLÜM VAKTİ
Anacığım canım anacığım
Artık öldü diye gözlerimi kapamıştınız ya,işte o zaman ben bir noktaya bakıyor ve bedenimden alınan ruhumu takip ediyordum gözlerimle.Bir kısmınız bağrıştı,mersiyeler dizerek yüksek sesle ağlamaya başladı,
O zaman çok üzüldüm.Bana azap veriyordu o dövünmeniz,Orada bulunanlardan bazıları benim için rahmet dilediler hayır dua ettiler onlar beni ne kadar sevindirdi bilsen çünkü onların duasına meleklerde amin! diyordu.
Bu arada gözlerimi kapattınız o sırada ben bedenimden alınan ruhuma bakıyordum
Daha sonra çenemi bağladınız.Elbisemi çıkarmakta da zamanın da davranmanız iyi oldu.
Gördüğünüz gibi ruhum alındıktan sonra dona kalmıştım.ayak parmaklarımı birbirine bağlamakla da isabet ettiniz.
Yalnız ölümümü dostlarıma duyurmakta biraz ihmalkar mı davrandınız?
Cenaze namazımı kılan cemaatin daha kalabalık olmasını isterdim,çünkü onların çokluğu benim için şefaatti.Ayrıca cami avlusuna kadar gelip te cenaze namazımı kılmayanlarada çok üzüldüm doğrusu.Sizlerin acısını paylaşmanın ifadesi olarak cenazeme gelmekte iyi yaptılar,ama bir de cenaze namazımı kılsalardı ne olurdu sanki,hem beni sevindirmiş olurlar hem de kendileri karlı çıkarlardı.
Sevgili Anacığım geçenlerde beni,kabrimi ziyarete gelmiştin selam verdin bana.ben de sana selamla mukabele ettim duyabildin mi senin ziyaretime gelmeni hep hasretle bekliyorum,bilsen gelişin beni ne kadar çok sevindiriyor,sık sık gel olur mu anne ?
Bir de selamdan sonra benim için mağfiret dilersen çok sevinirim.buna ihtiyacım var.kızma bana anne,burada ben çok rahatsızım.Dünyadaki gafletimin azabını çekiyorum şimdi,ruhum hep ızdırap içinde ne semadayım ne de arzda ikisi arasında kaldım,keşke dünyada salih ameller yani hayırlı ve iyi işler yapsaydım keşke,o zaman illiyum da olacaktım yerimde belli olucaktı.Bunu ne kadar çok isterdim.Çünkü dünyada Allah'a verdiği ahde vefa gösteren,dürüst olan,iyi amel işleyenler var ki onlar
Sanki cennetteymiş gibi bir kabir hayatı sürüyorlar.yine de durumuma şükrediyorum anne en azından geçte olsa beni kurtaracak imanım var.zira inkarcıların kafirlerin durumu çok daha kötü.
Onların ruhu yedi kat yerin dibindeki siccinde siyah kuşların ağzında veya kursaklarında azab olunmakta.burada birbiri ile görüşmek mümkün ancak bunu iyi amel sahipleri yapabiliyor.İyi amel sahipleri birbirlerini ziyaret ediyor,sizin dünyanızdaki olmuş ve olacak şeyleri müzakere ediyorlar,ama herkes dilediği ile görüşemiyor ancak amelde birbirinin dengi ve derecesinde olanlar birbiriyle görüşebiliyorlar.bense hiç kimseyle görüşemiyorum anne.bir nevi tutuklu gibiyim telaşım o kadar çok ki fırsat bulamıyorum ya da buraya günahlarımla geldiğim için görüşmeme izin verilmiyor.Bu alemin kanunu işte böyle anne
Ne olur dünyada iken iyi ameller işleseydim ve buraya hayırlı amellerle gelseydim o zaman babamı da görürdüm.onu ne kadar çok görmek istiyorum bu arzumu bilemezsin fakat onun güzel amelleri kendisini kurtarmış ki benim bulunduğum azap yerinde,onu göremiyorum anne.
Anacığım üzerimi toprakla örtüp döndükten sonra ruhum bedenime döndü,o zaman beni kabre koyanların yürüyüşlerini,ayak seslerini duyuyordum hemen sonra iki melek geldi yanıma,birinin adı Münker diğerinin adı Nekir miş.Öyle heybetliydiler ki korkumdan ne yapacağımı ne söyliyeceğimi şaşırdım.çünkü her şey ortadaydı.Ahiretteki akıbetimi tahmin ediyordum artık cehennemdeki yerim daha önce gösterilmişti zaten.Bunun için kıyametin kopmasını hiç istemiyorum anne,zira kıyamet koparsa cezamın infazı için ceza yerine yani cehenneme girecem,korkuyorum anne çok korkuyorum.Ama ameli iyi olanlar,yani buraya sevaplarla gelenler var ya onlar çok sevinçli Münker ve Nekir'den hiç korkmuyorlar cennetteki yerlerini de görmüşler,onun için bir an önce kıyamet kopsa da cennete bir an önce ulaşsak diye heyecan içindeler.
Dedim ya anne,Münker ve Nekir'in heybetini görünce korkmuştum birde bana Rabbin kim? Dinin ne? Nebin kim? diye sordular.Kitabın nedir? Kıblen neresidir? İmanın nedir? Amelin nedir? gibi sorular da sordular
Bu defa iyice şaşırdım ve bir türlü cevap veremedim,çok bağırdım anne beni duyabildinmi?
Halbuki soruların cevabı o kadar kolay ki iyi amel sahipleri Rabbim Allah dinim İslam Peygamberim Hz Muhammed ( S.a.v ) diye cevaplandırıyorlar
Çünkü Allah'ın kanunu böyle herkes işlediğinin karşılığını görüyor,sevgili anneciğim az önce belirttim ya şimdi ben büyük bir azap içindeyim kabrim beni sıkıyor hep...
ÖLÜM BİZE YETİŞİR
Canım anneciğim,hani başucumda toplanmış,telaş içinde feryad-u figan ile gözyaşı döküyordunuz ya işte o anda dünyada iken hiç görmediğim,tanımadığım varlıklar geldi yanıma meğer onlar meleklermiş
Azrail ve diğer görevli melekler,o esnada bir şey daha oldu. Bana ahirette ebedi kalacağım yer gösterildi,alevler vardı orada ceza yeriymiş orası, her şeyi anladım
İhmalimi de hatalarımıda
Ve çok korktum anne, bir ürperdi sardı bedenimi. öyle bir sıkıntıya girdim ki sizleri de tanıyamaz oldum.Azraile baktıkça korkumun şiddeti arttı,çok heybetliydi pişman olmuştum dünyadaki gafletime.O sırada ALLAH-U TEALADAN salih ameller işleyebilmek için ölümü geciktirmesini ve beni tekrar dünyaya geri göndermesini istedim.ama vakit çok geçti.istediğim kabul olunmadı,tabi bunlardan sizin haberiniz olmadı.nasıl acı çektiğimi hissedemediniz.öyle ya ne bilecektiniz.benim gibi Azraili bütün dehşetiyle görmediniz ki.hani dünyada iken sekerati mevt diyorlardı ya ne kadar zormuş.O anki acıyı anlatmak mümkün değil.o gün gelipte Azraille karşılaşanlar bilir ancak.yani tadınca bilir ana tadınca bilir.
Gerçekten Peygamber efendimiz (s.a.v) in“ Allah'ım sekerati mevtte ölüm zahmeti ve baygınlığımda bana yardım et“ diye dua ettiğini söylerdi hocalar da sanki kulağımın birinden girer nefsime hiç etki yapmadan diğerinden çıkardı.Ne kadar doğru imiş yani anlayacağın anacığım o ölüm anı kasabın elinde derisi soyulan koyunun düştüğü an gibi bir hal.ızdırap dolu bir an.çok ama çok zor.ve çok korkutucu bu korkunç manzara karşısında biliyor musun ruhum bedenimden çıkmak istemedi ana, parçalara ayrıldı kaçışıp duruyordu bedenimde.Ruhum çıkmamakta direndikçe meleklerde bana azap ettiler.İşte böylece daha ruhum çıkmadan kabir azabı başlamıştı. Nihayet ruhum bedenimi terk etti de bende bu azaptan kurtuldum.Hep düşündüm durdum anne,Acaba bu kadar cezayı hak edecek ne yaptım.Fakat sonradan anladım bu cezanın sebebini.Meğer bunlar dünyada işlediğim kötü amellerin sonucuymuş.Azrailin yanında iki melek daha vardı biri Rahmet diğeri de Azap meleğiymiş.Ölen iyi kimse ise Azrail aldığı ruhu rahmet meleğine kötü kimse ise azap meleğine verirmiş.Allah'ın emri böyle imiş.Bir yığın azaptan sonra Azrail ruhumu aldı ve azap meleğine teslim etti.O zaman daha önce gösterilen ahiretteki yerimin ne kadar kötü olduğunu daha iyi anladım.zaten ruhum alınacağı sırada bir kuş gibi göğsümün en üst tarafına,köprücük kemiğime fırlamıştı.O zaman meleklerin konuşmalarında her şey belli olmuştu.Çünkü bunu kim tedavi edecek? diye birbirine soruyorlardı.O anı ve o an ki sıkıntılarımı anlatmak imkansız anacığım.Ayaklarım birbirine dolaştı melekleri görünce.Belki sizde fark ettiniz ayaklarımdan kanın çekildiğini ve bembeyaz buz gibi olduğumu.İşte böyle anne.benim dünyadan getirdiğim kötü amellerim dolayısıyla melekler ruhumu bedenimden zorla almak durumunda kalmışlardı.Bunlar naziat melekleri imiş. Eğer amellerim iyi olsaydı,yani salih amel sahibi olsaydım o zaman neşeli ve kolaylaştırıcı naşitat melekleri ruhumu alacakmış.e bana Allah'ın selamını sunup selam sana ey Allah'ın veli kulu muhakkak ki Allahu Teala sana selam gönderiyor diyecekmiş.Nerdee! gafletimin acısını çektim işte böylece anne.Ve şayet Azrail geldiğinde abdestli olsaydım birileride yanımda Kuran okusaydı ve salih amellerimde çok olsaydı,o kadar acıyı çekmeyecektim biliyor musun. Ölümüm daha kolay olacaktı.Yahut orada bulunanlardan Allah'ın sevdiği bir dostun benim için Azraile,ey Azrail arkadaşıma acı.Ona yumuşak davran çünkü o müminlerdendir.Dese ve böylece dua etseydi yine o kadar acı çekmeyecektim.Doğrusu Azrail gelirken zaten heybetinden korkmuştum.Zira daha ruhumu almadan onu korkunç şekliyle gördüm.Keşke gözlerim kör olsaydı da onun korkutucu şeklini görmeseydim.Ama öyle değil.Gözlerim körde olsa yine de onu görürmüşüm,dünyada iken kör olup olmamak fark etmezmiş herkes ölüm anında ruhu daha çıkmadan onu mutlaka görürmüş.Bilmem ki canım anneciğim.Benim ölüm anında boğazımın sıkılarak hırıltılar çıkardığımı,yüzümün renginin degişip siyaha yakın bir hal aldığını,ve ağzımın köpürdüğünü görebildin mi? zannetmiyorum.o kadar çok feryad ü figan içindeydin ve o kadar çok gözyaşı döküyordun ki bunları fark etmem mümkün olamazdı o anda.İyi ki görmedin anne çünkü o halimi görseydin belki de benim ahiretteki halimi acı akibetimi tahmin ederdin ve çok üzülürdün...
HAZIRLAN
Aaahhh bilsen anne.
Cenneti ne kadar arzuluyorum.
O ranın tarif etmenin mümkün olmadığını işitiyoruz.
Bu oraya olan arzumuzu daha çok arttırıyor.
Orada herşey varmış.
Ne istersen hemen verilirmiş.
Sıkıntı yok.
Genişlik varmış.
Izdırap yok.
Sevinç varmış.
Sevdiklerini görmek varmış.
Yani anlayacağın.
Yok diye bir şey yokmuş.
Herşey varmış cennette anne.
Hele mükafatların en büyüğü.
Dünyada iken nasihatlerine kulaklarımı tıkama gafletimi gösterdiğim.
Peygamberimiz (sav) le orada Havz-ı Kevserinin etrafında buluşulacakmış.
Birde ana.
Allahü Tealayı orada görecekmişiz.
Buda bana ayrı bir heyecan veriyor.
Ve kendime şimdi şu kabir azabını tam olarak çekip temizlen de cennete gir diyorum.
Fakat anneciğim.
Ne olur sen kendini toplayın.
Cennetin bütün nimetlerinden istifade etmek istiyorsan.
Hayırlı amellerini arttırmalısın.
Hayırlı amellerin senin sermayen ve zenginliğindir.
Onlarla cennetteki derecelerin yükselir.
Ve istifade edeceğin nimetler çoğalır.
Cennete sayısız ve sonsuz nimetler var ama bedava değil.
Bunlara sermayene göre sahip olacaksın
Az sermayesi olanın sahip olacağı nimetler,işgal edeceği dereceler,sermayesi çok olana göre değişik olacaktır.Bu da Allahın adaletinin sonucudur.
Canım anneciğim biliyor musun.
Burada herkes benim gibi azap içinde değil.
Bazıları var ki cennet bahçesindeler.
Kabir onlara cennet bahçelerinden bir bahçe olmuş.
O kimseler.
Dünyada iken yaratılış gayelerini bilip.
Kendilerini bu âleme hazırlamışlar.
Yani anlayacağın anne.
Onlar.
Allahın emir ve yasaklarına uyup.
Kulluk görevlerini layıkıyla yerine getiren müminler.
Yani kabre ahirete hazırlıklı gelenler.
Onlara da sabah akşam cennetteki makamlarıgösteriliyor.
Onları kabirleri sıkmıyor.
Çoook rahatlar kabirlerinde.
Dünyada iken dillerinden düşürmedikleri ya da dinledikleri Kur’an.
Bir koruyucu olarak kuşandıkları abdest.
Herkesin tatlı uykuda olduğu vakitte istirahatlerini terk edip uykularını bölüp Allah rızası için kıldıkları gece namazları,yaptıkları zikirler.
Şimdi onların kabirlerinde birer nur olmuş kabirlerini aydınlatıyor.
Onların kabirlerini bir cennet bahçesi yapıyor anne.
Öyle yaa ekmeyen biçemez ki anne.
Onlar dünyada ektiklerinin şimdi meyvesini topluyorlar,gölgesinde serinliyorlar.
Eyvaaah vaaahhh aman demenin zamanı geçti anne.Yine de eyvah anne.
Ve burda başkaları var ki onlara da gıbta etmemek mümkün değil anne.
Toprak onların cesetlerine bir şey yapamıyor.
Cesetleri taptaze duruyor çürümüyor.
Hiçbir hayvan böcek haşere onların vücutlarına uğrayamıyor.
Yılanlar akrepler vücudunu delik deşik edemiyor.
Yani sapasağlam bedenleri öylece yatıyor.
Bunlar.
Peygamberler.
Şehitler.
Ve Allahın layık gördüğü Allah dostları bunlar.
Yaaa.
İşte burası kabir anne.
Kimisi ceza çeker ızdırap içinde.
Kimi de mutlu bir hayat sürer cennet bahçesinde.
Fakat sakın adaletin bu mu deme.
Gerçek adalet işte bu anne.
Aman anneciğim burası ayrı bir âlem.
Değişik bir âlem.
Yani berzah kabir demişler ya.
Gerçekten bambaşka bir âlem.
Dünyada burası için söylenenlerin hepsi doğru.
Ama anlatılanlar yeterli değil.
Ben bile şu anda yaşadıklarımı bile tamamıyla sizlere anlatmakta güçlük çekiyorum biliyor musun.
Çünkü dünyadaki ölçülerle buradaki ölçülerin özellikleri ayrı.
Fakat tek kelimeyle çok zor bir hayat.
Hele benim gibi günahkârlar için.
Kabrim sıkıyor beni anne.
Çekmekte olduğum azabın ne zamana kadar devam edeceğini bilemiyorum,
Yine de ümidim var.
Allahın rahmeti gelirse belki iyi amelimden bir tane bile olsa.
Buna sebeb olur.
Ve o zaman kurtulabilirim.
Çünkü.
Buradaki azap bazıları için devamlı bazılarından da kaldırılabiliyor
Bunun için senin duana çok ihtiyacım var anne.
Bu gafil oğlunun kurtuluşu için.
Bol bol dua et ne olur.
Bulunduğum bu yerdeki yani kabirdeki azabımı arttıran hatalarımın bazılarının ne olduğunu bilmek istersin anacığım.
Öyle ki bunların bir kısmı dünyada iken pek önemsemediğim şeylerdi.
Hani peygamberimizin haberlerine kulak asmayarak umursamadığım gıybetler var ya.
Azabımı en çok artıran gıybetlerden biri bu gıybetler.
Ayrıca falancadan bir miktar borç almıştım.
Onu da ödeyemeden geldim buraya.
O da kabir azabımı arttırıyor.
Ne olursun falancaya olan borcumu öde de beni kurtar bu azaptan.
Çünkü.
O borç ödenmedikçe.
Bu azap devam edecek anne.
Sizlerin yüksek sesle ağlamanız saç baş yırtarcasına feryat etmeniz sadece benim buradaki azabımı artırıyor.
Yapmayın.
Ne olur acıyın bana.
Ayrılığımıza üzülün ama ne olur.
İsyan derecesinde feryat figan etmeyin.
Birde anneciğim söylemeye bile utanıyorum.
Bazı küçük dünya menfaatleri için yalan söylerdim yaaa.
Hele hele.
Hiç aldırış etmeden geçim sıkıntısı bahanesiyle yediğim küçük faizler var ya.
Beni perişan etti anne.
O yüzden azabım kat kat artıyor.
Yine senin haberin yok.
Bir iki defa hırsızlık yapmıştım.
Küçüktüm ama yapmıştım işte.
Biliyorum senin haberin olsa beni mahvederdin.
Keşke haberin olsaydı da hesabı buraya bırakmadan.
Orada helalleşseydim.
Şimdi bunlar azabımı o kadar artırıyor ki.
Bazan dayanılmaz hale sokuyor.
Yine de bazan şükürler olsun diyorum anacığım.
Burada öyle azap çekenler var ki.
Feryatlarından ben bile ızdırap duyuyorum.
Onlar benden daha günahkâr kimseler.
Bir kısmı dünyadayken yalancı şahitlik yapmış.
Bir kısmı namuslu kadınlara iftirada bulunmuş.
İnsanlara diliyle eziyet etmiş.
Yetim malı yemiş.
Haksız yere başkalarının malını zimmetine geçirmiş.
Hile yapmış
Bir kısmı evliyken yapıcı değil yıkıcı olmuş evini eşini terk etmişler.
Başka müslümanların hata ve gizli ayıplarını araştırmış.
Kibirlilik taslamış.
İkiyüzlülük riyakarlık yapmış.
Akrabalarıyla ve yakınlarıyla sıla-yı rahmi kesmiş.
Fakir,düşkün,yetim ve hayvanlara acımasızca davranmış,eziyet etmiş.
Adam öldürme gibi Allahın verdiği cana kıymış.
Evet anacığım işte buradaki azap böyle.
Herkesin dünyada işlediği amele göre şiddetli ya da hafif oluyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder