13 Aralık 2021 Pazartesi

Pırlantalar ve Risaleler Nasıl Okunmalı? Kitap Okumanın Faydası

 PIRLANTALAR NASIL OKUNMALI.

Euzu billahi mineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi rabbil alemin vat vesselam alâ seyyidina veed Muhammedin ve al Ali ve sahbihi EC
hepinizi muhabbetle selamlıyorum.
Ben yakın bir zamanda risalei nuru hangi sırayla okumalı diye bir video paylaşmıştım o videoyu paylaştıktan.
sonra özellikle den geçtiğimiz günlerin tezahürü olarak kardeşlerim
bana sıklıkla hoca efendinin kitaplarına hangi sırayla okumalı sorusunu sordular.
bu videoyu bu meyanda çekiyorum.
Aslında daha incelikli planlar programlar çıkaran kardeşlerimiz var.
Özellikle Cemal Türk hocam gençler için ayrı yetişkinler için ayrı bir program hazırlıyor.
nasıl okumalı hangi sırayla okumalı diye ben Sizinle kendi planımı kendi Sıramı kendi zihin haritamı paylaşmak istiyorum.
kabaca bir tasnif olur sizin için de istifadeye Medar olur diye ümit ediyorum.
Şimdi hoca efendinin malumunuz
kitaplarının bir kısmı vaazlarında kitaba dönüştürülmüş zenginleştirilerek kitaba dönüştürülmüş.
Ben yıllarca Yayıncılık yaptım yayın yönetmenliği yaptım.
ve Şunu bilirim bir sohbeti bir konuşma metnini yazıya dönüştürdüğünüz de karşınıza Çok zorlu bir metin çıkar yani çok fazla editoryal müdahale gerektirir.
Oysa hoca efendinin metinleri sohbetleri Ahmet Turan Alkan'ın da buna dair bir beyanı var.
Çok kitabidir.
Hoca Efendinin sohbetleri Dolayısıyla onları kitaba dönüştürdüğünü de bir zihin haritası görüyorsunuz.
Hoca Efendi adeta konuşurken onları bir bütüne doğru bir yolculukla an anıyor.
bize ve aynı zamanda da anlatırken bir adeta bir kitap formatına dönüştürülecek şekilde anlatıyor.
ve hoca efendinin zihin haritası cibril hadis-i Şerifi üzerine kurulu
cibril hadisi şerifini bilirsiniz.
Hz.Ömer'in naklettiğine göre bir gün Cebrail Aleyhisselam beyaz kıyafetler giyinmiş kimsenin tanımadığı bir yolcu suretinde efendimizin huzuruna geliyor.
dizlerini Efendimiz dizlerine dayıyor.
Sallallahu teala Aleyhi ve Sellem efendimizin mübarek dizlerine ve ona sorular soruyor.
ilk sorusu İman nedir.
sorusu Efendimiz imanın hakikatlerini anlatıyor.
şartlarını vurguluyor.
sonra İslam islam nedir.
diye soruyor.
Efendimiz İslam'ın şartlarını zikrediyor.
sonra da İhsan nedir.
diye soruyor.
Efendimiz Sallallahu teala aleyhi ve sellem de Rabbini görüyormuş gibi ibadet etmendir.
sen onu görmesen de o o seni görüyor.
ya diye cevap veriyor.
İşte bu cibril hadisi Şerifi Aslında bizim yolculuğumuzun yörüngesini okumalarım zın da yörüngesini belirliyor.
önce önce meselenin Nazari planı yani iman.
sonra ameli planı ibadet hayatımız.
sonra da o amele dönüştürdüğümüz şeyleri içselleştirmek kendi fıtratımız e mal edebilmek.
namazla şmak oruçla şmak diyordu.
ya hocamız Aynen öyle bir yolculuğun içerisine sokacak bizi bu dinlemeler ya da bu okumalar.
Bu arada hoca efendinin kitaplarını okurken vaazlardan özellikle kitaplaştırılmış metinleri okurken aynı zamanda o bazları Dinlemek de çok faydalı oluyor.
pekiştiriyor.
okuduğumuz şeyleri Dolayısıyla Nereden başlayacağız.
okumalara hoca efendinin başladığı yerden yani vaazlar silsilesinden başlayacağız.
Önce onları tahkim edeceğiz Nereden başlayacağız.
inancın gölgesinden başlayacağız.
inancın gölgesinde iki cilt olarak da yayınlandı.
tek cilt olarak da yayınlandı.
Siz inancın gölgesinde okuduğunuzda temel imani hakikatlere ilişkin bir bütün bir bakışla yola çıkmış oluyorsunuz arkasından sonsuz nuru okuyoruz.
Sonsuz Nur Aslında hoca efendinin Nübüvvet serisinde anlattığı hakikatlerin kitaplaştırılmış şekli Sonsuz Nur bir siyer kitabı değil bir Siyer felsefesidir.
diyor.
bize hocamız dolayısıyla siyere nasıl bakacağımı ilişkin bize çok vuzuhu çok derinlikli bir bakış açısı kazandırıyor.
bir değil defalarca okunması gereken bir metin sonsuz nur kitabı ya da Sonsuz Nur kitaplar serisi..

sonra 3üncü aşamada Kur'an serisi geliyor.
Biz de Kur'an kitaplarına geçiyoruz.
hoca efendinin Kur'an kitaplarını malumunuz değerli dostlar.
Kur'an'dan idrake yansıyanlar Kur'an'ın altın ikliminde Fatiha üzerine mülahazalar Yusuf Suresi ve bunlara bir de bir icaz hecelemesi ekliyoruz.
Benim tavsiyem bir icaz hecelemesi İlk turda değil ikinci turda devreye sokmak.
hem hacimli hem de anlaşılması itibariyle biraz daha zorlayıcı bir metin olduğu için birinci turda bir icat hecelemesi okumayıp ikinci turda Kur'an ve ları serisine bir icaz hecelemesi de ekleriz birinci turda neleri okuyacağız.
Kur'an'dan idrake yansıyanlar Kur'an'ın altın ikliminde Fatiha üzerine mülahazalar ve Yusuf Suresi Tefsiri.
Bu bize Kur'an'ın hakikatine ilişkin Kur'an'ın hakikatine ilişkin muhtemel muhteşem bir altyapı muhteşem bir bakış açısı kazandırıyor.
kazandırsın inşallah teala.
sonra neye geçeceğiz Melekut alemi bahsine geçeceğiz ve orada da varlığın metafizik boyutu kitabını okuyacağız.
En sona Kader vaazları üzerinden Biz Kader kitabını okuyacağız.
Böylece imani hakikatleri tahkim etmiş olacağız.
yani meselenin nazariyat ilişkin bir muktesebat olacak inşallah teala
sonra nereye geçeceğiz.
ardından değerli dostlar ameli bahislere geçeceğiz ve önce namazla başlayacağız.
yolculuğumuza namaz kitabını okuyacağız.
arkasından zekat kitabı ile beraber enginliği le Bizim Dünyamız kitabını okuyacağız.
enginliği le Bizim Dünyamız kitabı Çok önemli çünkü o aynı zamanda iktisadi mülahazaları da ihtiva ediyor.
şöyle demeyeceğiz yani zekat için bir kitap okunur mu diye düşünmeyeceğim Evet zekat bizim hayatımızın çok önemli bir parçası Mutlaka onu okuyacağız.
arkasından Hac kitabını okuyacağız.
Hac kitabını okurken de Ben daha hacca gitmek niyetinde değilim duygusuyla asla okumayacağım Hac kitabı bizim yine.
hayatımızın yani ameli hayatımızın kelime-i şehadet imani hakikatlere Nazar ediyor.
ama Onun dışındaki imani hayatımızın dört parçasından bir parçası Dolayısıyla gitmesek bile onun niyeti içerisine girebilmem için onun bizim Mahiye temizde ne ifade ettiğini anlayabilmek için Hac kitabını okumaya ihtiyacımız var.
ve oruç bakın DT tane burada temel meselemiz var.
namazı okuyacağız.
arkasından namazı okuyacağız.
orucu ikinci sırada okuyabiliriz.
zekatla beraber iktisadi mülahazaları okuyacağız.
Arkasından da Hac kitabını okuyacağız.
yani 5 tane kitap da okumuş olacağız.
bu meyanda ameli meselelere bakan cihetiyle
sonra hoca efendi bu sohbetlerini verdikten.
sonra bu ameli meselelere ait koruyucu dinamikler vaazların başlıyor.
İslam'ın İslam alt başlığında bu namaz gibi Oruç Gibi Efendim imani hakikatlerin kelime-i şehadetle tezahürü gibi meseleleri tahkim edecek koruyucu dinamikler diyoruz.
bunlara koruyucu dinamikler sohbetlerine başlıyor.
Hoca Efendi ve tahmin edeceğiniz gibi orada da karşımıza bizim ne çıkıyor.
orada da karşımıza bizim birincisi irşad ekseni çıkıyor.
İrşat Ekseni.
sonra ilahi kelimetullah ve Cihat kitabını görüyoruz.
arkasından Çekirdekten çınara Bu da eğitimle alakalı gençliğin problemleri kitabı arkasından değerli dostların Bunları okuduktan.
sonra hitap çiçeklerini ve Yaradılış gerçeği ve evrim kitabını okuyoruz.
Bunlar meseleleri tahkim eden koruyucu dinamik kitapları ki bizim açımızdan aslında kanalde ehemmiyet arz eden kitaplar bunları da okuduktan.
sonra bunların hepsini risale-i nur okumalarında olduğu gibi aşılması gereken birer dağ olarak düşünün önce imani hakikatlerin Dağı onu aşıp geçtikten.
sonra o Yüce dağı aşıp geçtikten.
sonra o muhteşem muktesebat arkasından ameli meselelere ilişkin ilmi bir derinlik elde edebilmek tahkiki bir imana erişebilmek için ikinci Dağı aşıyoruz.
üncü dağa geldiğimizde koruyucu dinamikler başlığı altında İrşat ekseninden başlamak suretiyle Bu kitapları birer birer okuyoruz.
şimdi bunları tahkim ettikten.
sonra Yolumuz Nereye geliyor.
bunları tahkim ettikten.
sonra Hocaefendinin artık kaleme getirdiği bizzat kaleme getirdiği metinleri okumaya başlayacağız.
hoca efendinin kaleme getirdiği onun kaleminden çıkan mübarek kaleminden çıkan metinler malumunuz birincisi Sızıntı dergisi baş yazıları Sızıntı dergisi ORT yazıları Yağmur Dergisi başyazılar Efendim beyan başlığı altında toplanan o makaleler Yağmur Dergisi başyazılar ın makaleleri Bir de Yeni Ümit dergisinin başyazılar vardı.
hatırlayacaksınız.
şimdi bunları bu başyazılar ve orta sayfa yazılar kitaplaştı ve seriler halinde yayınlandı.
bu serilerin bizim için önemli olan olan hususiyeti şu şimdi.
burada bu noktada Yani bu muktesebatı bu üç sırada muktesebatı elde ettikten sonra bizim yolculuğumuz nereden devam edecek şuradan devam edecek hatırlayın Musa aleyhisselam Hızır aleyhisselam'la buluşmak için yola çıktığında yanına Yuşa Aleyhisselam'ı alıyor.
ve burada iki yolculuk var.
Birincisi Hızır aleyhisselam'la buluşma yolculuğu İkincisi de Hızır aleyhisselam'la gerçekleştirilen ledünni ilim yolculuğu metafizik bir yolculuk ledünni ilim yolculuğu bu yolculuğun iki aşaması var.
biz bu kitapları okuyup bu noktaya geldiğimizde artık o yolculuğu yapmaya da hazır hale geliyoruz.
önce Yuşa aleyhisselam'la yapılan o yolculuk durmadan dinlenmeden mesafeler kat edeceğim diyordu.
ya Hz Musa aleyhisselam ayeti kerimede Biz de o azimle yola devam edeceğiz ve ön Çağ ve Nesil serisini okuyacağız.
Çağ ve Nesil serisi bize hızırla buluşmaya hazırlayacak olan yolculuk o tam manasıyla bize kendi yaşadığımız çağı şerh edecek nasıl bir zamanda yaşıyoruz.
ve bu zamanın bize yüklediği sorumluluklar neler bize yüklediği manalar neler misyon neler bunları kavrayabilme noktasında Çağ ve Nesil serisinin fevkalade bir ehemmiyeti var.
Çağ ve nesil serisi ile beraber diğer o başyazı metinlerini de beraber okuyabilmem mümkün Yeni Ümit dergisinin başyazılar ruhumuzun heykelini ikame ederken başyazılar aynı zamanda kendi dünyamıza doğru diye İkinci bir kitap suretinde yayınlandı.
Bir de beyan kitabı var.
Yeni Ümit dergisinin baş yazıları olmak üzere bunlar bize işte bu Okuduğumuz kitaplar kendi çağımızda bizi yüzleştik olan kitaplar kendi çağımızın gerekli olan donanımına bize hazırlayacak bize kazandıracak olan bu kitaplar bizi aynı zamanda metafizik bir yolculuğa hazırlayacak çabe nesil serisinde çokça zikrettiği hoca efendinin Hızır Çeşmesi ifadesi vardır.
ve biz.
Hızır çeşmesinden su içecek hale geleceğiz ruhumuzun heykelini ikame edecek hale geleceğiz inşallah teala En azından bunun şu bir yolculuğunu yapacağız.
şuur altı muktesebatı teşekkül ettirmeye çalışacağız.
ve geldiğimiz nokta bizi nereye bırakacak kalbin Zümrüt tepelerinin kapısına bırakacak Çünkü kalbin Zümrüt tepeleri bizi ilmi bir yolculuktan.
sonra kendi Çağımız la kendi çağımızın problemleriyle yüzleştik
sonra metafizik bir yolculuğa çıkaracak kalbin Zümrüt tepeleri yolculuğu ledünni ilimlere açılma yolculuğu Aslında değerli dostlar Hoca Efendi kalbin Zümrüt tepelerinin kavramlarını da kürsü vaazları la anlatmak istiyor.
buna ilişkin hoca efendinin bazı kavramları kalbin Zümrüt tepelerinin bazı kavramlarını kürsülerden anlattığına şahitlik ediyoruz.
mesela.
ihsana ilişkin hoca efendinin Takva gibi imanı billah marifetullah Vicdan kültürü mehafetullah.
sonra mehabet Cenabı Hakk'a karşı iştiyakı hoca efendinin anlattığı hizmet insanlarının ahlakı ve kültürü muhasebe murakabe Fütüvvet sabır haf ve Reca başlıklarıyla vaazları var.
hoca efendinin onlar da dinlenebilir Hoca Efendi kalbin Zümrüt tepeleri kavramlarını kürsü vaazları la anlatmak istiyor.
ama bu kadarını anlatıyor.
gerisini kaleme getiriyor.
muhteşem bir üslupla muhteşem bir üslupla zirvedir.
kalbin Zümrüt tepelerin metinler beyanın zirvesidir.
ve biz kalbin zümrü tepeleri ciltlerini dört cilt yayınlandı.
yayınlanmamış makaleler de var.
yani yayınlanmamış derken kitaba dönüştürülmüş makaleler de var.
Hoca Efendi tekmile makaleleri başlığı altında D ciltten.
sonra birtakım makaleler yazdı.
sonra Çağlayan dergisi için de.
orta sayfa yazıları yazdı.
onların hepsine tekmile makaleleri diyoruz.
onlar da yak hakkında kitaplaşmış
Bütün bu dağları açtıktan.
sonra karşımıza yeni bir sıra dağlar serisi Çıkacak.
O da Kırık Testi serisi Kırık Testi serisi ya da prizma serisi.
Bütün bunlar soru cevaplar Asrın getirdiği tereddütler öyle soru cevaplar suretinde tanzim edilmiş olan kitaplar.
Hocaefendi soru sormayı çok önemsiyor.
Çünkü soru sorduğumuzda cevaplar da bizim cevabımız oluyor.
yani soru merak duygusunu tahrik ediyor.
yıllarca Hoca Efendi o sorular üzerinden cevaplarla bize yeni bir dünyanın kapılarını açtı.
ve soru sorduğumuzda o cevaplarla bizim şimdiye kadar geldiğimiz yolculukta okuduğumuz O kitaplar var.
ya oradaki meseleleri derinleştirmek meseleleri daha derin Ufuklara doğru açmış oluyoruz.
aklımıza gelen veya soramadığım ilmimiz derinliğimiz yetişmediği için soramadığım pek çok sorunun hem sahibi oluyoruz.
O soruların hem de cevaplarını bulmuş oluyoruz.
Kırık Testi serisi çok ehemmiyet arz eden bir seri.
dedim ya o kitapları açan derinleştiren bir seri fakat kırik testi serisi için yani hoca efendinin o sorulara verdiği cevaplar için kirik testi serisinin 1 cildinde yazılmış bir önsöz var.
Cevdet türkyolu var.
40 testinin 1 cildinde okumanızı öneririm onu.
Çünkü hoca efendinin ne yaptığını da görmüş oluyoruz.
orada altı çizilen bir mesele var deniliyor.yedi ana katmanı var.
y ana düşünce katmanı yi ana meseleleri derinleştirme katmanı ilim katmanı diyebilirsiniz buna bu katmanlar iç içe geçmiş olan katmanlar Aslında Kırık Testi serisi diyoruz..
ama hoca efendinin bütün sohbetlerinde bütün vaazlarında bu ana katmanlar var.
ve bu ana katmanları Biz kavradığı biraz daha derinlikli olarak okuyoruz.en derununda 7 katmanında kalbin Zümrüt yine karşımıza çıkıyor. kalbin Zümrüt tepelerini okuyup Ondan.
sonra geçtiğimizde kırik testi serisine bu katmanlara daha rahat inebiliyor.r.
kalbin Zümrüt tepeleri 7 katman olarak tasavvuf katmanı olarak karşımıza çıkıyor.
sonra 6 katmanda fıkıh usulü karşımıza çıkıyor. bakın fıkıh usulü fıkıh usulü hadiselere yaşadığımız hadiselere karşılaştığımız problemlere nasıl bakacağımı bize öğreten yani usul öğreten eşyayı ve hadiseleri okumayı öğreten bir fıkıh usulü katmanı var.
5>5inci perdede tefsir katmanı Kur'an'a açılma Kur'an'ın hakikatlerini daha iyi kavrama noktasında o Kur'an okuduğumuz Kur'an kitapları onlara uzanan onların manalarına uzanan Aynı zamanda da hoca efendinin anlattığı her şey Kur'an hakikatlere dayandığı için o hakikatleri daha iyi kavramaya yönelik olan bir tefsir katmanı var bu 5 perdede.
sonra 4 düncü perdede hadis katmanı var.
3üncü perdede Siyer katmanı var.
Siyer hoca efendinin bütün metinlerinde çok Ana bir unsur olarak çok çok kendini hissettiren bir unsur olarak var üçüncü perdede.
ikinci 2.
perdede daha yüzeye gelirken vaazu nasihat katmanı var.
yani hoca efendi bütün sohbetlerinde bizim onlardan alacağımız dersler hikmetler olan bir r vaazu nasihat katmanıen üst perdede de 1 normal konuşmalar  katmanı ; var demiş ona.güncel katman da diyebilirsiniz.
Siz en üst perdede o gün İşte konuşulan meseleler o gün Hoca efendinin yaptığı atıflar O günkü hadiseler Bunlar en üst perde şimdi bazı arkadaşlar metinleri okurken o üst perdeye Yani normal konuşmalar perdesine takılıp da sanki onların vakti geçmiş gibi o metinlerin zamanı geçmişte şimdi okunmasına gerek yokmuş gibi algılayabiliyor.
Bu çok yanlış bir algılama olur en normal konuşmalarında bile Hocaefendinin en güncel metinlerinde bile bu katmanları bulabilmek yakalayabilmek mümkün.
Biz de o nazarla bakarsak Hani Üstadımız diyor.
ya nazar eşyanın mahiyetini değiştirir diyor.r.
Bediüzzaman Hazretleri Biz de o nazarla bakarsak görebiliyoruz.
onları o katmanları arama nazarıyla bakarsak görebiliyoruz.
biz bir grup arkadaşla beraber hoca efendinin sohbetlerini dinlerken bu katmanları tespit ederek dinliyorduk birbirimize soruyorduk .
Hatta şunu da soruyorduk birbirimize.
hangi tasavvuf kavramlardan söz etti Hoca Efendi.
fıkıh katmanında nelerden bahsetti.
siyer katmanında nelere ııf yaptı diye birbirimize sorular soruyor.
ve böylece birbirimizin sohbeti ne kadar dikkatli dinlediğini de ölçmeye çalışıyorduk.
işte böyle bakarak Yani bu katmanları bu katmanların içerisinde yolculuğa çıkarak. .kırık teste serisini birinci ciltten başlayarak okumaya devam ediyoruz.
prizma serisini okumaya devam ediyoruz.
Efendim Asrın getirdiği tereddütleri okumaya başlıyor.
ve devam ediyoruz.
bunlara böyle takdim tehirleri yapabilirsiniz.z.Asrın getirdiği tereddütleri okuyabilirsiniz.
arkasından Kırık Testi serisine prizma serisine başlayabilirsiniz.
soru cevap sohbet vaazları Bunlar soru cevap kitapları.;.fasıldan fasıla da onlara ekleyerek düşünebilirsiniz.
fasıldan fasıla soru cevaplar değil ama o da muhtelif bahisler bir araya getirilmiş.;.tematik metinler değil çeşitli hoca efendinin çeşitli vakitlerde.
sohbetleri sırasında alınmış notlar fasıldan fasılalar o sohbetlerde o derslerde.
ilmi derslerde alınmış olan Notları da aynı surette o serinin içerisine ekleyerek okuyabilirsiniz.z.
tematik değil dedim ama kitaplaşan o soru cevaplar kitaplaşan çeşitli tematik başlıklar altında toplanmış.
o başlıklar altında bir bütünlük yani düşünce bütünlüğü de teşekkül ettirebiliyormusunuz.
şimdi bütün Bunları okuduktan sonra geride ne kaldı.
geride Ne kaldı.şiir kitabı kaldı.
Kırık Mızrapap kırık mızrabı okuyacağız.
Bütün bunlardan sonra kırık mızraba girmemiş henüz hoca efendinin kitaplaşmamış şiirleri var. bir çatı kırk mızrap.
Hoca Efendi i yeryüzü mirasçılarının vasıflarından sanatı en üst noktaya koyuyordu.Kırık Mızrap olsun o yine hoca efendinin ölçü ve yoldaki ışıkları hüzmeler ve iktibasları ve renkler kuşağında hakikat tomurcukları.
sızıntıda resimlerin üzerine yazdığı yazılar
var diye hatırlayacaksınız.
bize verdiği ölçüler hoca efendinin hüzmeler iktibaslar bunlar böyle daha küçük üstadın hakikat çekirdeklerine tekabül eden çekirdek metinler çekirdek metinler .
Bunlar Üstat da öyle anlatıyordu.u.
ya bir hakikat çekirdekleri vardı.Mesnevi nuriyede.
Hoca Efendi Bediüzzaman Hazretleri sonra da bütün bir külliyatta o fidanlıktan yetişen ağaçları bize sunuyordu.u.Hakikat Çekirdekleri var.
buna dair ölçü ve yoldaki Işıklar Hakikat Çekirdekleri hüzmeler ve iktibaslar renkler kuşağında hakikat tomurcukları ve zikrettiğim gibi hoca efendinin şiirleri bütün bunları zevk etmek için okuyacağız.
tasavvufta çok önemli bir kavramdır.
Hoca Efendi de kullanır zevk etmek biz bu dağları Bu Sıra Dağları da aşıp geçtikten sonra şiirlerle hakikat tomurcuklarıyla meseleyi zevk etme aşamasına erişeceğiz  inşallah teala.
unuttuğum kitap yoktur diye ümit ediyorum.
Fakat Hocaefendinin yayınlanmamış çokça kitabı var.
Onlar henüz kitaba dönüştürülmedi.
hoca efendinin yeni bir kitabı çıktığında Biz programımızı bozmadan o yeni kitap için hemen bir okuma kampı tertip ederiz hemen bir okuma kampı yaparız.
bir cep kamp düzenleriz Hocaefendi'nin yeni kitabını programımızı bozmayacak şekilde gündemimizin  içerisine alırız.okuma kampları yapabiliriz.
müzakere yaparız.
mesela onlarla alakalı şöyle düşünün Hoca Efendi bize 40 güne tamamlayın diyordu.
yıl içerisinde kamplarını cep  kampları kış kampları yaz kampları Efendim Otel kampları doğa kampları 40 güne tamamlayın aile kampları da olabilir.
bunların içerisinde 40 güne tamamlayacağım o kamplarda yapacağımız okumalar için birtakım planlamalar yapabiliriz.
Bazı kitaplar için özel kamplar düzenleyebiliriz.
mesela Bir Sonsuz Nur kampı yaparız.
Mesela diyelim ki melekut alemi kampı yaparız.
diyelim ki namaz kampı yaparız.
ve orada namaz kitabını okur namaz kitabını mütalaa ederiz ve böylece meseleleri daha da derinleştirme çabası içerisinde oluruz.
kampları ihmal etmemek lazım özellikle yeni kitaplar çıktıkça mutlaka kamplar yapmak lazım ve o yeni kitapları programımızı aksatmayacak okuma programımızı aksatmayacak şekilde gündemimizde tutmamız lazım. Peki bütün bu kitapları okuyacağız da nasıl bir zamana yayarak okuyacağız.
Benim tavsiyem şu Biz.
Geçmişte de bunu yapıyorduk ama şimdi daha büyük bir dikkatle yapabiliriz.
şöyle yapalım diye düşünüyorum.
biz bir grup arkadaşla Dört Mevsim dört kitap başlığı altında Risale okumaları yapıyorduk.
ve eski Sait dönemi eserlerinden yola devam ediyorduk iki tane kitabımız kalmıştı.Onları Şimdilik okumayı bırakıp başa dönelim istiyorum.
yani hoca efendi ruhun ufkuna yürüdükten.
sonra sözlerden Yeniden Başlayalım kış kitabımız sözler olsun Aynı zamanda yeni bir programla da.
hoca efendinin her ay bir kitabını bitirmek üzere bir program yapalım.
Bu uygulanabilir bir program bazı arkadaşlar daha hızlı okumak istiyorlarsa diyelim ki 15 günde bir kitap okuyabilirler ama biz.
okuyabilir üzerinden Yani daha götürülebilir üzerinden bir program yapalım.
Arzu ettim hoca efendinin kitapları rahat okunuyor.
bunu talim etmişsinizdir.
tecrübe etmişsinizdir.
hem çok akışkan metinler olduğu için rahat okunuyor.
hem de O akışkanlığın yanında bir de Büyük puntolarla yazılmış güzel bir mizanpajda hazırlanmış çok Kalın kitaplar olmamak üzerinden rahat okunuyor.
ne yaparız biz de her ay bir kitap bitirmek üzerinden bir program yaparız.
Bazı kitaplar daha kalın olabilir.
Bunu da ona göre bir okuma serüveni içerisinde çözümlemeye çalışırız.
yani elimize aldığımız her kitabı aylık okuma sayfasına böleriz.
ve günde kaç sayfa okumamız gerekiyorsa düzenli okumalar yaparız.
bu düzenli okumalar meselesi çok önemli yani bir oturuşta oturup kalkmak da mümkün ama hani biz risale-i Nurları risale-i Nurları vird olarak okuyorduk Ya bunları da vird olarak okuyabilmem mümkün hoca efendinin eserlerini Çünkü hoca efendi de Üstat gibi Üstadımız Hani talebe dost kardeş ayrımı yapıyor.
ya kitaplarıyla kurduğumuz ilişki üzerinden bu ayrımı yapıyor.
üstat Dostlar okuyor.
istifade ediyor.
ama onları anlatmayı onları yaşamayı hayatının gayesi haline getirmiyor.
Oysa bakıyorsunuz ki Bediüzzaman Hazretleri özellikle özellikle kardeşlik iklimini böyle başlatıyor.
sonra bir de talebeliğe getiriyor.
meselesini o risale-i Nurları anlamayı okumayı anlatmayı yaşamayı hayatının gayesi haline getiriyor.
insanlar.
İşte hoca efendinin kitaplarını da Bu bağlamda ele alabilirseniz hocamız ruhunun ufkuna yürüdü onun en büyük miraslarından bir tanesi ilim mirası bizim o ilim mirasına sahip çıkabilmek için düzenli okumalara ihtiyacımız var.
biz bu külliyatları tamamlayacağız İnşallah.
sonra yeniden okumaya başlayacağız.
bir tur yaptıktan sonra ikinci tur yapacağız.
3üncü tur ömrümüzün sonuna kadar Allah bizi o Mai Zülal kana kana içenlerden eylesin inşallah teala.
Dolayısıyla şöyle yapalım arzu ediyorum.
diyelim ki kışın kış aylarında ne yapacağız.
Aralık Ocak şubatta üç tane kitap okuyacağız.
inancın gölgesini okuyacağız.
arkasından sonsuz Nur'u okuyacağız.
Arkasından da Haşir kitabını okuyacağız.
özellikle Haşir kitabını seçtim o ince bir kitap.
Sonsuz Nur kalın bir kitap.
bir biraz oradan böyle sarkarsa Öteki tarafa toparlayabilir.
bize bu üç hakikat aynı zamanda kur'an-ı Kerim'in de üç üç temel üzerine bina edildiği dinamik ne yapacağız.
inancın gölgesinde arkasından sonsuzdur Arkasından da Arkasından da değerli dostlar.
Ölüm Ötesi Hayat kitabını okuyacağız.
bu üç kitabı kış aylarında bitirmiş olacağız.
Her aya bir kitap düşecek şekilde en son 3üncu ayda toparlayacak şekilde 3 tane kitap okuyacağız.
sonra bu bizim kış programımız olacak.
ilkbahar geldiğinde yeniden bir risale-i nur metni yeniden hoca efendinin kitaplarından üc kitaplık bir plan ve yolumuza devam ede ede gideceğiz.
dediğim gibi bu böyle hani okuma kampları yapılır.
bir günde şu kadar 100 sayfa okursunuz.
hoca efendinin bütün külliyatını diyelim ki Bir Kırık Testi okuma programı yaparsınız.
okuma kampı yaparsınız.
Kırık Testi de günde bir kitap bitirirsiniz.
Kırık Testi serisini bitirir kamptan öyle çıkarsınız.
Bunlar mümkün bu hızlı okumaların bize çok büyük katkıları var.
bütüncül bakışı kazandırıyor.
ama unutmayalım biz Hayatımız boyunca o Mai Zülal içmeye devam edeceğiz.
o Hızır çeşmesinden kana kana içmeye devam edeceğiz.
Dolayısıyla da süreklilik bizim için çok önemli bir taraftan bu sürekliliği sağlayalım.
Ondan sonra diğer unsurları da yani kampları o hızlı okuma serüvenlerini okuyup çıkmayı diyelim ki Tatile girdik15 günlük bir tatilimiz var.
Hemen bir plan yapıyoruz.
şu kitapları okuyayım çıkayım diye bu bu bu tarz programları da ona ilave onun üzerine nurun Ala Nur olarak yapabiliriz.
değerli dostlarım okuma programımız böyle.
biz 1 Aralık'tan itibaren hem sözlerle yeniden başlayacağız.
Taze bir bismillah'la başlayacağız külliyat okumasına kış kitabı olarak.
hoca efendinin kitaplarıyla da üç kitabı kış aylarında bitirmek üzere kendimize bir plan yapacağız.
ve öyle yola çıkacağız.
siz de bizimle okuyabilirsiniz bizimle okuyabilmek için bir şey yapmanız gerekmiyor.
kendi aranızda kendi Bulunduğunuz beldelerde WhatsApp grupları oluşturabilirsiniz.
o WhatsApp gruplarına böyle küçük metinler paylaşabilirsiniz.
WhatsApp gruplarından altınızı altını çizdiğiniz satırların fotoğraflarını paylaşabilirsiniz.
birbirinizi teşvik edebilirsiniz.
hangi sayfada olduğunuzu paylaşabilirsiniz.
birbirinizi arkadan ittirip önden çektirebiliriz.
ama hani umumi ol olarak öyle bir şartı yok bu kitapları okumanın.
arzu ederseniz değerli dostlar o kitapları okuduktan sonra mesela ayda bir sizinle müzakereler de yapabiliriz.
o kitaba ilişkin müzakereler de yapabiliriz.
Sizden gelecek taleplere göre ben de okuyanlara yapılabilecek en büyük katkı Neyse benden Beklediğiniz neyse o katkıları sunmaya çalışırım.
ama yeter ki siz o okuma serüveninin içerisine girin.
Bana da deyin ki Emine abla şöyle bir şey olsun böyle bir şey olsun.
Benden dua istiyorsanız bu programa katılacak bütün arkadaşlara umumi dualarla dua edeceğim.
hususi dualar istiyorsanız programa iştirak eden Kardeşler.
mevsim sonunda kış sonunda Instagram DM üzerinden Bana kendi isimlerini gönderirlerse ben okudum Emine abla diye onları kendi dua listeme Katar onları isim isim de dua ederim.
Yeter ki siz bunu göğüsleyen Yeter ki Talip olun yeter ki hoca efendinin ilim mirasının Varisleri olun değerli dostlarım.
ümit ediyorum sizin için faydalı olmuştur Allah'a emanet olun.

RİSALE-İ NUR HANGİ SIRA İLE OKUNMALI?
Euzu billahi mineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim değerli dostlarım.
Risale-i Nur nasıl okunmalı hangi sıraya göre okunmalı tarzında bir ders yapalım istiyorum.
Bu gelen arkadaşlardan gelen takipçilerden gelen soruların üzerine en çok sorulan soruların üzerine bina edilmiş olan bir program olacak.
Birinci sorumuz risale-i Nur hangi sıraya göre olmalı olsun oradan başlayalım.
Şimdi farklı metotlarla risale-i Nur okunabilir.
Fakat benim önerdiğim bir metot var.
Onu sizinle paylaşmak istiyorum.
Onu paylaşmadan önce de bir e okuma programı başlattığımız haberini vermek istiyorum bunu sosyal medya üzerinden arkadaşlarla paylaştım Ama duymamış olanlar haberdar olmamış olanlar olabilir.
4 mevsim 4 kitap bizim programımızın projemizin adı 4 mevsimde yılın 4 mevsiminde 4 kitap okuyacağız.
Okuyacağımız kitaplar sözler Mektubat Lemalar ve şualar.
Bu sırayla saydığım sırayla okuyacağız.
Kış kitabımız sözler arkadaşlar okumaya başladılar bize katılmak isteyen arkadaşlar da hemen bunu bir programa dökerek bir disipline dökerek bize iştirak edebilirler nasıl bir disipline dökecekler meselesini de aslında hangi sıraya göre okunmalı sorusunu cevaplarken Anlatmaya çalışacağım Şimdi risale-i Nur'un değerli dostlarım dört tane ana kitabı var hepiniz bilirsiniz Aslında dört kitaptan oluşur risale-i Nur ana metin olarak sözler Mektubat Lemalar ve şu alar şimdi bu dört daha önce söz etmiştim hatırlayanlar olacaktır 4 bü zaman hazretlerinde çok önemli bir sayıdır kurucu bir sayıdır Çünkü aslında dört hakikatin kurulumu açısından da önemli bir sayıdır.
Biz dikkat edin dört kitap diyoruz semavi kitapları kasteder Ken dört büyük diyoruz 4 halife diyoruz 4 mezhep diyoruz.
Varlığı üzerine bina ettiğimiz unsurlara anasırı Erba yani dört temel unsur diyoruz.
Ya da dört mevsim diyoruz dört köşe diyoruz ve dördü hayatın içerisinde hep kurucu bir sayı olarak kullanıyoruz ve sayıların metafiziği yani sayıların da bir fizik Bir de metafizik mahiyeti var metafizik mahiyetine batıni yönüne baktığımız zaman sayıların dördün kurucu bir sayı olduğuyla karşılaşıyoruz.
Bediüzzaman Hazretleri de risale-i nurda pek çok meseleyi dört üzerine kurar.
Dört Acz fakr Şefkat tefekkürün dördüdür.
Dört hafidir üstadın 40 sene ömründe 30 sene tahsilinde öğrendiği dört kelime dört kelamdır dörttür.
Yine rabbimizi bize tarif eden dört külli muarrif vardır der Bediüzzaman Hazretleri.
Ve Kainat kitabı Kur'an kitabı insan kitabı ve vicdan kitabını marifet kaynakları olarak bize anlatır.
Aslında tahmin edeceğiniz gibi hani dört Semavi kitap dört külli muarrif yani dört rabbimizi bize tarif eden kitap.
Aynı şekilde de risale-i Nur'da dört temel kitap söz konusudur.
Şimdi bu kitaplar Aslında iç içe kümeler gibidir.
Yani sözlerle başlar şey ve fıtri bir seyirle Diğerlerine geçer.
Sözlerle başlar Çünkü besmele sözlerin başındadır.
Yani Bismillah her hayrın başıdır Biz dahi ona başlarız cümlesini Bediüzzaman Hazretleri sözlerin başında kurar.
Küçük Sözler Tabiri caizse risale-i Nur'un fatihası hükmündedir.
Yani bütün risale-i Nur'un özeti hükmünde olarak bize anlatılır ve e sözlerde daha çok itikadi meseleler yani Tevhit Risalet Haşir Efendim Sair imani meseleler ameli meselelerin itikadi boyutları derinlemesine Yani hem şeri meseleler hem itikadi meseleler temel olarak ele alınır sözlerde.
Ve 33 söze geldiğimiz zaman biz Aslında 33 söz 33 pencere ama aynı zamanda da 33 mektuptur.
Bediüzzaman Hazretleri bizi 33 sözdeki 33 mektuptan 33 pencere Aynı zamanda da 33 mektup olarak tanımladığı 33 sözden doğrudan mektubata gönderir.
Dolayısıyla Aslında Mektubat dediğimiz bizim Metin 33 sözün bir tefsirinden 33 sözün bir açılımından ibarettir.
Ve biz oradan doğrudan mektubatı okumaya başlarız.
Ve bunu Sözlerin bir iç kümesi olarak okumaya başlarız.
Sonra 31 mektuba geldiğimizde Bediüzzaman Hazretleri 31 mektuptan bizi lemara gönderir der ki 31 mektup 31 lemadır der.
Dolayısıyla fıtri olarak biz bir iç kümeye daha gireriz ve lamaları okumaya başlarız.
Aslında mektubatı da okurken dikkat edin sözleri okumaya devam ediyorduk lamaları okurken de mektubatı okumaya devam ederiz.
Sonra yine 31 lemaya geldiğimizde Bediüzzaman bizi bu sefer Şuara gönderir ve el hüccetüz Zehra 15 şuaya e refere eder.
Biz lamaları bitirdikten sonra fıtri olarak şuaları okumaya başlarız Bunlar iç içe geçmiş kümeler halinde D kitaptır Bu dört kitabı sözler başlığı altında toplayabilmek mümkündür.
Şimdi bu dört Bu kitap aynı zamanda dört kapıdan bahsedilir.
Ya hakikate ulaştığımız bizim şeriat tarikat hakikat marifet diye dört kapımız vardır Bu dört kitap Bu dört kapıya da tekabül eder Yani sözler bizim şeriat kitabımızdaki ihtiva eden bir kitaptır.
Sözler itikadi ve şeri meseleleri irdeleyen ana metindir sonra Mektubat geçeriz.
Mektubat Bediüzzaman hazretlerinin ehli Tarik bir talebesine sorularına verdiği cevaplardan oluşur büyük ölçüde.
Biliyorsunuz Aslında tasavvuf İslam'ın İhsan şuurunu temsil eder.
Bediüzzaman Hazretleri mektubatta o İhsan şuurunu derinleştirir.
Sonra biz lamalara geçeriz lamalar bir hakikat kitabıdır.
Çok incelikli meselelere incelikli dokunuşlar değinmeler yapar.
Bediüzzaman Hazretleri ve biz lamaları bitirdikten sonra Şuara geçeriz.
Şualar bir marifet kitabıdır.
Çok derinlikli bir metindir.
2inci Şua için Bediüzzaman hazretleri bu risaleyi anlayarak okuyan imanını kurtarır der.
7inci Şua bedüzzaman hazretlerinin kendi seyri sülukun anlattığı bir metindir.
Ve el hüccetüz Zehra Yani 15inci Şua da bu marifet yolculuğu zirveye ulaşır.
Yani Dağın tepesine çıkmış olursunuz Unutmayın ki Dağın tepesine çıkan birisi dağın eteklerinde gördüğü şeylerden daha fazla şey görmeye başlar.
Daha fazla şeyi kuşatmaya algılamaya başlar.
El hüccetüz Zehra dağın zirvesidir.
Bu dört kitaptan oluşan dağın zirvesidir.
Şimdi bu dört kitap bizim zikrettiğim gibi dört kapımızdır.
Şeriat tarikat hakikat marifet.
Bizim de dört mevsimimiz var arkadaşlarla yaptığımız paylaştırma.
Bu dört kitabın bir yıla dört mevsime dört köşeye dört canibe bölüştürülmesi zikrettiğim gibi el hüccetüz Zehra Risalesi var.
Şimdi sözler 33 sözden oluş Lemalar da 33 Leman mektubatta 33 mektuptan oluşur.
Şimdi bu 33'ler biliyorsunuz tesbih sayılarıdır.
Yani Sübhanallah Elhamdülillah Allahu ekber sayılarıdır.
Bediüzzaman Hazretlerinin sözleri lamaları ve mektubatı bu 33 rakamı üzerinden kurgulaması tesadüfi değildir.
Sözler bir şeriat kitabı olması hasebiyle bir Sübhanallah zikridir Aslında başın sonuna kadar bir Sübhanallah zikridir.
Mektubat İhsan şuurunu tanımlaması cihetiyle başından sonuna kadar bir elhamdülillah zikridir.
Ve hakikat kitabı olan lemalar da bir Allahu ekber zikridir.
Sonra biz Şuara geldiğimizde artık lailahe illallah Zikri çekmeye başlarız O bir marifet kitabıdır zikrettiğim gibi.
Şimdi bu 33'ler le birbirine bağlanan birbirine açılan metinler aynı zamanda iç içe geçmiş metinlerdir de.
Bediüzzaman Hazretleri pencere lafzını çokça kullanır risale-i Nur'da.
Şua Lema gibi nokta gibi işaret gibi ifadeleri de çokça kullanır.
Üstadın başlıklandırma da çok dikkate değer.
Çünkü pencere bizi daima başka bir aleme açar.
Bir Mekandan Sonsuzluğa doğru bir mekandan başka bir mekana doğru açar.
Bediüzzaman hazretlerinin risale-i Nur'da kurduğu sistem böyledir.
Aslında bizi bir metinden başka bir metne bir hakikatten başka bir hakikate doğru açar işaret eder.
Bu anlamda önemlidir bir metin başka bir metne bir hakikat başka bir hakikate işaret eder.
Aynı şekilde nuraniyet sırrını da düşündüğümüzde biz ışığın özelliği de odur aynalarda akseder.
Ve ayna Arda aks aks ettikten sonra da kendi vasıflarını bize çeşitli suretlerde gösterir.
Yani çiçeklerde güneşin rengarenk hususiyetleri ortaya çıkar hava safes deea başka hususiyetleri ortaya çıkar.
Aynen onun gibi de risale-i Nur'un birbirlerini olan göndermeleri bir nuraniyet Sırrı ifade eder.
Çünkü risale-i Nur'un hakikatli cenab-ı Hakk'ın esmasına bakan Cenabı Hakk'ın marifetine bakan dinin hakikatine bakan metinler olduğu için bütünseldir.
Yani hepsi birbirini bütünler hoca efendinin tanımladığı gibi Aslında risale-i Nur bir zihin yapıcıdır.
Bir beyin yapıcıdır bütün metinler birbirine bakar birbirini tamamlar birbirini bütünler iç içe geçmiş metinlerdir.
Bu sıraya göre okunması kend fıtri okuma biçimidir.
Risale-i Nur'un şimdi birinci Dağı açtık Biz el hüccetüz Zehrala dağın zirvesine ulaştık.
Ve aşağıdayken göremediğimiz dağın eteklerinden göremediğimiz şeyleri görmeye başladık.
Fakat okuma yolculuğumuz bitmedi.
Bu ilk yılın okuma yolculuğu İkinci yıl yine sizinle dört kitap belirleyeceğiz.
Ve ikinci bir dağ Zirvesi yolculuğu yapacağız.
Oradaki metinlerimiz de yine dört kitap olacak lahikalar ve tarihçeyi hayat Kastamonu laikasi Emirdağ laikasi Barla laikasi ve tarihçeyi hayat olacak metinlerimiz.
Bu metinlerin önemli özelliği şu Biz ilk dört kitabı okurken dört kitap bize seslenme biçimiyle bizi şöyle kuşatıyor.
Ey insanlar seslenişi var Bu dört kitabın içerisinde.
Yani bütün bir beşeriyete hatta hatta ehli şuura ehli şuur olan kim varsa ona bir hitabı var.
Bu dört kitabın bütün bir beşeriyete insanlığa Hatta ehli davet oldukları için ehli küfre ehli tabiate ehli ilh bir seslenişi var.
Yani kur'an-ı Kerim'deki beşeriyete seslenme biçimleri Bu dört kitabın içerisinde var.
İkinci daa 2 Dört kitaba geldiğimizde göreceksiniz ki orada zaman Hazretleri muhatap kitlesini biraz daha daraltıyor ve laikların muhatap kitlesi bir şahs-ı manevinin içerisinde bulunan Dine hizmet etmeyi dini mübini İslam'a hizmet etmeyi emri bil maruf nehyi anil münkeri farzı aynı olarak gören muzaaf farz olarak gören yani farzlar Ötesi farz olarak gören hayatını bu ideal üzerine yaşayan insanlara sesleniyor Bediüzzaman Hazretleri burada.
hitap Artık insanlar Efendim burada hitap bütün bir beşeriyet burada hitap insan olma mahiyeti burada hitap Efendim mülhit Münkir değil Burada doğrudan hitap Ey hizmi imaniye ve Kur'aniye ki kardeşlerim hitap burada Ey hizmet-i imaniye ki ve Kur'aniye ki kardeşlerim Aziz Sıddık sebatkar kardeşlerim buradaki hitap yani Üstatla aynı davanın çilesini çeken aynı hakikatin etrafında toplanmış olan insanlara bir hitap söz konusu laikalarda.
Ikinci dağda yani laikalar okumalarında yine dört mevsime böleceğiz.
Biz kitaplarımızı Bu dört kitabı okuyacağız ve burada da hizmet prensiplerini çıkaracağız kitaplardan.
yani Bediüzzaman hazretlerinin o mektupları lahikalarda neşrettiği mektupları doğrudan bize yazdığını nazarı itibar alacağız.
Çünkü oradaki hitaplar özneler değildir.
Oradaki hitap hizmeti imaniye ve Kur'aniye de üstadın kardeşim olarak nitelendirdiği aziz ve Sıddık muhataplardir.
Öyleyse 2 Dört kitabı daha özel bir dairede okuyacağız.
Sonra bitecek mi okumalarım bir dağımız daha var.
3 yılımızda bu 3 yıllık bir proje 3ün yılımızda yine dört kitap okuyacağız.
Okuyacağımız kitaplar Asayı Musa mesnevi-i Nuriye muhakemat ve işaret icaz.
bu Dört kitap da çok önemli bizim için bu sıralama da çok önemli.
önce Asayı Musa'yı okuyacağız.
Çünkü bu dağ yolculuğunu 3üncü dağ tırmanma yolculuğunu gerçekleştirebilmemiz için bir asaya ihtiyacımız olacak.
Nasıl Hz Musa'nın asası vurduğu yerden su çıkarıyorsa bizim asaı Musa'm da vurduğu yerden marifet fışkırtır.
Ondan sonra risale-i Nur'un fidanlığı hükmünde olan mesnevi-i nuriye'yi okuyacağız.
Arkasından işaret icaz ön sözü mahiyetinde olan muhakematı okuyacağız.
Sonra da işaret icazı okuyacağız.
Burada üstadın dilinin yine hitap dilinin yine değiştiğine şahit olacağız.
Önce Bediüzzaman Hazretleri daha geniş bir dairede kurana muhataplar içerisinde bütün bir beşeriyete hitapların çeşitlendirme imani ve Kur'an'daki kardeşlerim diyerek o çileği kendisiyle paylaşan insanlara sesleniyordu.
Ama bu 3üncü dağ yolculuğunda göreceksiniz meseleyi biraz daha daraltıyor.
Bediüzzaman Hazretleri biraz daha Has daireye doğru çekiyor.
Ve Mesnevi Nuriye de bize ilem eyyuhel Aziz Ey Aziz bil ki diye hitap ediyor.
Yani buradaki hitap doğrudan doğruya bir doğrudan hitap bir ikili hitap.
adeta Bediüzzaman Hazretleri bizi dizinin dibine oturtuyor bizi ciddiye alıyor muhatap kabul ediyor ve bize bir Aziz olarak sesleniyor.
Yine ey arkadaş diye hitap eder.
Bediüzzaman Hazretleri Mesnevi nuriyede hatırlayanlar bilir.
daha hususi bir hitaba doğru geçiyor.
Hatta değerli Dostlarım mesnevi-i Nuriye bu Hitaplardan sonra işaret icaza geldiğimizde adeta mesele daha Has dairenin içerisine çekilir.
Orada Bediüzzaman Hazretleri Azizim diye hitap eder.
Yani muhatabını o ilişki içerisinde sahiplenir ona iltifat eder ve Azizim diye hitap etmeye başlar.
Öyleyse e değerli dostlarım bu üç dağ bizim temel okuma metinlerinizi oluşturuyor.
Bu metinlerin dışında kalan metinler biliyorsunuz tekrar olan derleme olan metinlerdir büyük ölçüde.
O okumaları yani diğer Metin okumaları bu üç dağ okumasının içerisine dahil etmiyoruz.
Onları aralara serpiştirip yayabilmek mümkün.
Sözler bizim için çok önemli bir metin onu kış kitabı olarak okuyacağız.
Şöyle yapıyoruz sözlerin sayfa sayısını Okuduğunuz baskılar birbirinden farklı olduğu için siz bunu hesap edin sözlerin sayfa sayısını bu ay ayın günlerine bölüyoruz ve ayın günlerine bölerek okuyoruz.
Yani şimdi başlayacaksan eğer bugünden itibaren Aralıkın bitişine ne kadar kaldıysa oradan hesap ederek Şubat ve Martı işin içerisine katarak günlere böleceğiz.
Sayfa sayılarını ve gün gün okuyacaksınız bizim okuma metodumuz bu yani 10 gün okumayıp bir gün oturup hepsini kaza etmek suretinde değil bir ay okumayıp bir gün oturup kamp yapıp da okumadıkları okuma suretinde değil.
Çünkü risale-i Nur Bizim virdim misdir vird sürekli beslendiğimiz bir kaynak anlamına geliyor.
Burada esas olan şey her gün Okumak.
Bir Mania olmadığı sürece zaruri bir Mania çıkmadığı sürece asla bu programı aksatmamak.
Zaten günlere böldüğünüz de günde 10 sayfa en fazla çıkıyor.
Daha fazla çıksın 15 sayfa bile çıksa çok yüksek bir sayfa sayısı değil.
Bu okunmayacak bir sayfa sayısı değil.
Fakat her halükarda şunu da önerebilirim bir aksatma durumu söz konusu olmasın diye.
İhsan Atasoy Allah ondan ebeden razı olsun.
risale-i Nur külliyatının tamamını seslendirmiş de çok başarılı bir seslendirmeden çok beğenirim.
Kendisi de iyi bir risale-i nur talebesi olduğu için nüfuz ederek nüfuz ettirerek okumuş.
Ve o külliyat okuması youtube'da da var.
Biraz daha dağınık olarak var.
Podcast olarak bütünsel olarak podcastte yüklenmiş olarak var.
Google'dan ararsanız çıkar Podcast indirirseniz telefonunuza bilgisayarınıza oradan külliyatın tamamını dinleme şansına sahip olursunuz.
Yollarda dinleyebilirsiniz okuyamadığını durumlarda mutlaka dinlemeyi tercih edin.
Çünkü bu bir aynı zamanda marifet yolculuğu marifet yolculuğu olduğu için de aksatılmaması gereken her gün okumalar yapmaya ihtiyacımız var.
Hepsi birbirinin üzerine olacak hepsi birbirini açan yolculuklar olacak.
Bu dersimiz risale-i Nur'un hangi sırayla okunması gerektiğine ilişkin benim kişisel şahsi kanaatlerimi sizinle paylaştığım bir dersti.
Önümüzdeki derste de nasıl okuyacağız risale-i Nur'u nasıl okumalı ki verimli bir okuma olsun konusunda ikinci bir ders daha yapacağız.
  

RİSALE-İ NUR NASIL OKUNMALI.
Euzu billahi mineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim .
değerli dostlarım risale-i Nur okuma metodolojileri ile ilgili sizinle bir ders yapmıştık.
bu bizim ikinci dersimiz nasıl verimli bir okuma yapabiliriz konusunu bugün konuşacağız.
geçen dersimizde hangi sırayla okunmalı konusunu Mütalaa etmiştik hatırlayacaksınız .
şimdi risale-i Nur bizim birdim diye bitirmiştik dersi hatırlayacak virt
her gün okunan düzenli okunan manevi beslenme kaynaklarımıza deniliyor .
yani siz bir duayı diyelim ki biliyorsunuz.
Yunus aleyhisselamın Eyyüp aleyhisselamın virdleri bizim bizim yolumuzda yürüyenlerin .
yani risale-i Nur yolculuğu yapanların bir marifet yolculuğu yapanların günlük günlük verdir.
her gün çekersiniz onu ve o sizin manevi beslenme kaynağınız yani aldığınız soluk gibi içtiğiniz su gibi .
Bediüzzaman Hazretleri risale-i Nur'a herkesin ekmek kadar su kadar hava kadar muhtaç olduğunu zikrediyor.
Çünkü risale-i Nur Kur'an'ın bizim zamanımıza bakan manevi bir mucizesidir.
bunu tekrar ediyorum üstadımın sözü risale-i Nur Kur'an'ın bir mucizesidir.
Kur'an'ın manevi bir mucizesidir ve Kur'an'ın bizim zamanımıza bakan bir mucizesidir.
Dolayısıyla risale-i Nur aslında asında bizim Kur'an'ı anlama çabamızdır.
Kur'an ayetlerine ve Kainat ayetlerine açılma .
Kur'an ayetlerini Kainat ayetlerini okuma nüfuz edebilme çabamızdır.
tefsir edebilme çabamızdır.
bizim risale-i Nur okumaları dolayısıyla o bizim virdimizdir.
gündelik olarak ondan beslenme ihtiyacımız var.
Ben kendi halimizi biraz hani suyun kıyısında durup da Susuz kalan yiyeceklerin kıyısında durup da aç kalan insanlara benzetiyorum.
kendimizi aç kendimizi soluksuz bırakıyoruz.
manevi yaralarımızı Bediüzzaman Hazretleri risale-i Nur'la iyileştirebilecek söylerken Biz o manevi yaralarla beraber yaşıyoruz.
kendi yaralarımız iltihap akıtırken bir yerlerden kanarken biz onlara risale-i Nur'un merhemini sürmeden yaşıyoruz.
yıllarca risale-i Nur okumayan ama risale-i Nur okumanın önemine inanan insanlar gördüm.
onun kıymetine inanan ama yıllarca anlamıyoruz diye risale-i Nur okumayan dili ağır diye risale-i Nur okumayan insanlar gördüm.
bu bana ağır gelen şey de bu. çünkü insanlar dil öğreniyorlar
o kadar süre zarfında insan okumaya başlasa bir yerinden Elbette o manalar açılacaktır
üstadım Bu konuda diyor ki  risale-i Nur diyor diğer kitapların aksine başlangıçta perdeli olarak gidiyor.
yani diğer kitaplar kolaydan zora doğru gider.
risale-i Nur zordan kolaya doğru gidiyor.
zordan kolaya doğru gidiyor çünkü risale-i Nur bir biz Hani talebe diyoruz.
ya risale-i nur talebesi diyoruz.
ya kendimize Talip olmayı gerektiriyor.
risale-i Nur ona Talip olmayı gerektiriyor ki talebelik Aslında bizim bizim bir ömür boyunca süren Asli işimizdir.
diğer işlerimiz Aslında pek çok işimiz mesleklerimiz talidir. Asli işimiz öğrenmektir.
Allah bizi üstadın tanımladığı şekliyle taallümle tekemmül etmek için yaratmıştır.
yani ilim tahsil edelim de bir Kemale yolculuk yapalım diye yaratmıştır.
bu gayeyi gerçekleştirebilme noktasında bu okumalar aslında bizim kendi yörüngemi belirleyen okumalar.
Bu yüzden de bu zorluğa takılmamak yani başlangıçtaki zorluğa takılmamak gerekiyor.
ve onun yavaş yavaş kolaylığa doğru evrilebileceğine inanmak gerekiyor.
Üstadım diyor ki bir bahçeye gitsem bir bahçeye gitsem Neyi seçerim meyvelerin iyisini intihap ederim diyor.
Bediüzzaman Hazretleri koparmasından güçlük çeksem hoşlanırım diyor yani sizin koparması güçlük çektiğiniz bir meyve olabilir.
fakat ona ulaşmak ve onu koparabilmek meselesinin de manevi bir lezzet olduğunu gözardı etmemek lazım.
şimdi bizim virdimiz risale-i Nur ve onu okumamız lazım.
anlamadan okumak diye bir şeyden bahsediliyor.
Ben bunun mümkün olduğuna çok inanmıyorum az anlayabiliriz. Ama bu yolda azlar bile çoktur diye düşünüyorum.
Üstat yine bunu tanımlarken diyor ki siz bir ağacın en Yukarıdaki meyvelerine ulaşamayabilirsiniz fakat size dallarını uzatmış olan dallarıyla size uzanmış olan meyveler vardır.
yani O ağacın bazı dalları bilirseniz ağaçları Üstat o dalları ağaçların elleri olarak tanımlar elleri hükmünde olan dallarıyla size meyveler uzatır diyor.
risale-i Nur'un da size uzattığı meyveler var.
yani En aşağıda Duran insanlara uzattığı meyveler var .
Önce onları koparırsın ve on onarı yemenin iştiyakı duyarsınız lezzetinin iştiyakı duyarsınız.
Sonra yavaş yavaş daha üstteki Dallara Uzanma çabanız artar. ve uzanma çabanız arttığı için de gayretiniz de artar.
biliyorsunuz iştiyakı şevk üstadın yolunun dört esasından bir esasıdır.
Şevki mutlak Şevki de Biz şöyle tanımlıyoruz.
böyle lezzetini duyduğumuz şeylere karşı duyduğumuz kavuşma arzusu lezzetini bildiğimiz tattığımız şeylere karşı duyduğumuz kavuşma arzusudur.
şevk iştiyak tadını bilmediğimiz lezzetini bilmediğimiz varlığını bilmediğimiz şeylere karşı iştiyak duyamayız.
Dolayısıyla en alt seviyede o meyveleri tadabilmek gerekiyor ki üstlere karşı olan iştiyakımiz uyansın. ve bunun mümkünatı üzerinden yola çıkmak lazım.
yani biz az anlayabiliriz. ama anladığımız şey çok çok büyük bir şeyin bir cüzü olduğu için o Nurani şeyin cüzü de Nurani o büyüğün küçüğü de büyük. böyle telakki edip yola çıkmak lazım yani azmü cezm kastettim diyerek yola çıkmak lazım.
büyük bir gayretle istekle şevkle azimle yola çıkmak lazım.
genellikle okumalar koşup koşup düşmek şeklinde cereyan ediyor.
zıplayıp aynı yere düşmek şeklinde cereyan ediyor.
öyle olmamalı. Yani az bile olsa sürekli olandır ya amelin makbulü bunu risale-i Nur okumaların da uygulamalı.
risale-i Nur Bizim virdimiz aynı şekilde risale-i Nur'u beraber okuma meselesi de bizim zikir halkımız.
Resulullah Sallallahu tealâ Aleyhi ve Sellem Efendimiz onlar kendi aralarında müzakere ederler diye buyuruyor.
bundan yola çıkarak bu hadis-i Şeriften yola çıkarak Biz kendi aramızda yaptığımız risale-i Nur okumalarını zikir meclisleri olarak tanımlıyoruz.
dikkat edin müzakere zikir kökünden Türeyen bir kelime.
Biz kendi aramızda müzakere ederken bir zikir halkası oluşturmuş oluyoruz.
ve değerli dostlarım bunu hepiniz tecrübe etmişsinizdir.
Ferdi olarak yani tek başımıza okurken bize açılmayan manalar beraber okurken açılmaya başlar.
risale-i Nur'daki kelimeleri birer tohum olarak düşünün.
O tohumlar birlikteyken daha çok sulanır daha çok ışık alır.
daha çok filizlenir daha çok Sümbüllenir.
Bu sizin defalarca tecrübe ettiğiniz bir hakikat olsa gerektir diye düşünüyorum.
Ben de kendi tecrübelerimle bunu tasdik ediyorum.
beraber okumak.
Şimdi birincisi azimle ve düzenli olarak az bile olsa her gün okumak yani.
Bir insan günde 10 sayfa okusa bunu yılda kaç sayfaya tekabül edeceğini hesap edin.
5 sayfa okusanız yılda kaç sayfaya tekabül edeceğini hesap edin ki külliyatın defalarca bitirilmiş olması gerekirdi bu şartlar altında kendi ömrümüzde.
düzenli okuma birinci şartımız ikincisi birinci adımımız.
ikinci adımımız müzakereler yani beraber okumalar.
Hepimizin bir zikir halkası olmalı.
yani haftalık olarak o meclise girdiğimiz beraber Mütalaa ettiğimiz bir tedü yani dersleşme suretinde herkes kardesinin fikrinden istifade edebildiğimiz o açılmalar nurlandımız bir zikir halkamız bir sohbet halkamız olmalıdır.
Bu sohbet halkasının çok geniş olması gerekmiyor.
Yani şöyle demeyin İşte benim bulunduğum yerde kimse yok ders yok sohbet yok demeyin.
iki kişi bulmuşsun etrafınızda ü kişi cemaattir.
biliyorsunuz iki kişi varsa Hadi gelin düzenli olarak okumaya başlayalım deyin.
şunu da beklemeyin İlla birisi bize anlatsın bilen birisi bize anlatsın.
Biz de onun ilminden istifade etmeye çalışalım diye düşünmeyin.
Çünkü biz bir şahsın etrafında değil dikkat edin bir metnin etrafında toplanıyoruz.
bu çok önemli bir ayrım.
normalde hani tarikat geleneği içerisinde şahıslar etrafında toplanılır.
Biz Bediüzzaman hazretlerinin etrafında değil risale-i Nur'un etrafında toplanıyoruz.
Üstat bunu böyle tanımlıyor.
kendisini de risale-i Nur'un talebesi olarak tavzif ediyor.
Öyleyse biz bir metnin etrafında toplanıyoruz.
metnin etrafında toplanıp o metne muhatap olmaya o metni anlamaya o metinle ilişkiye geçmeye çalışıyoruz.
O metinle nasıl bir ilişkiye geçeceğimiz konusu bizim için okumakla ancak çözülebilecek bir metottur.
beraber okumakla çözülebilecek bir metottur.
YouTube'da yapılan derslerden istifade edebilirsiniz.
fakat asıl mesela Oradaki insanların o ruhsal olarak bilgisel olarak yani bir ön okuma yaparak o derse hazırlıklı gelmeleri.
ve okuyacağınız metinden kendilerinin ne anladıklarını ortaya koyma çabalarıdır.
yani üc kişi bir araya geldiğimizde Sen ne anladın sen ne anladın Ben ne anladım üzerinden bir ders yapılabilir.
sonra bu dersi derinleştirecek yapılabilir.
Hoca efendiden bir şey dinlenebilir.
YouTube'daki derslerden açıp istifade edilebilir.
başka metotlar da kullanılabilir ama dersin özü üç kişinin bir metin etrafında bir araya toplanıp o metni anlama çabasından ibarettir.
bunu çoğaltırsa eğer bu halkaları çoğaltırsa bereketlenir.
dediğim gibi kesinlikle hani benim bulunduğum yerde ders yok gibi mazuriyetlere sığınmayın.
komşumuz olabilir kardeşimiz olabilir evladımız olabilir onlarla böyle düzenli olarak haftalık okumalar yapabileceğimiz zikir halkaları kurmak mesuliyeti bizim mesuliyetimizdir.
risale-i Nur kimsenin tekelinde değildir.
kimsenin Hani ben bunu biliyorum diye üstten bir dille diğerlerine tedris ettireceği talim ettireceği bir metin değildir.
o Hepimizin bir metin etrafında toplanarak onu daha iyi anlama çabasından ibarettir.
Öyleyse değerli dostlarım ikinci adımımız onu beraber okuma adımı olacak.
ve hepimizin bir ders halkası olacak hepimizin o metinde derinleşme çabası olacak bu iki.
üçüncüsü de hepiniz bilirsiniz ki Aslında en iyi öğrenme yöntemi anlatmaktır anlatmak bir tezekkür mertebesidir.
yani taakkul ettiğimiz şeyi aklettiğimiz şeyi dile dökme kelime getirme ifade edebilme mertebesidir.
Dolayısıyla biz öğrendiğimiz şeyleri anladığımız şeyleri başkalarına ne kadar çok anlatabilirsen o kadar çok bizim için kalıcı hale gelirler ki aslında bu bizim bir tebliğ sorumluluğumuzdur da.
yani şöyle yaparız biz. öğrendiğimiz şeyi çocuklarımıza, öğrendiğimiz şeyi arkadaşlarımıza, dostlarımıza tanıştığımız insanlara bir vesileyle görüştüğümüz insanlara anlatabilme çabası gösteririz.
Bu bize hem ilişkilerimizi etrafımız etrafımızdaki insanlarla kurduğumuz ilişkileri daha derinlikli daha nitelikli hale getirir.
hem de öğrendiğimiz şey bir Nursa O Nuru yayma gayreti gösteririz.
Unutmayın ki Nur inikas eder yani akseder aynalarda.
eğer biz marifet-i ilahiyenin Nurani bir şey olduğuna inanıyorsak onu çoğaltmak onu aynalarda aksettirmek bizim hedefimiz olmalıdır.
üçüncü adımımız da bu onu anlatabilme adımı.
Hani çocuklara bile eğer ders yapıyorsak biz çocuklara ne anladığını anlatabilme meselesi onlarda meselenin daha kalıcı olmasına yardımcı olur.
Elbette soru sormak da meselenin önemli rükünlerinden bir tanesi.
soru sormak biliyorsunuz çok önemli bir beceridir.
soru soru sorabilmek cevabı araştırmak demektir. cevaba hazır olmak demektir.
İnsanların çoğu soru sormazlar .
Oysa kur'an-ı Kerim bize bizi soru sormaya teşvik ediyor biliyorsunuz.
hani onlar akletmezler mi onlar fikretmezler mi tedebbür etmezler mi diye soru formunda soruyor.
bize Cenabı Hak Biz de aklettiğimizi soru formunda ifade edebilmeli.
yani soru sormak neye soru sormak metne soru sormak.
Aslında biz sorularımızı metne soruyoruz.
bu Metin bizim bir tezekkür metnimiz bir Tefekkür metnimiz.
Üstat diyor ki risale-i Nur okuyan diyor bedüzzaman kendi zatını kastederek benimle görüşmek isteyen risale-i Nur okusun diyor.
ve risale-i Nur okuyanın o kendi zılli olduğunu yani aynı Said olur diyor.
Bediüzzaman Hazretleri onun üstadın zilli altına gölgesi altına girmek aynı said olmak aynı zamanda bir anlatıcı olmayı, onu paylaşmayı iktiza ediyor.
Yani Üstat Hani şart olarak zikrediyor ya talebeliğin şartı olarak onu kendi malın görmek o hakikati birilerine anlatma çabası.
Dolayısıyla soru sormak bu anlama çabasını ve anlatma çabasını çok tetikleyen bir şeydir.
soru sormak bizim kültürümüzün bizim manevi yolculuğumuzun çok önemli bir esasıdır.
Dolayısıyla soru sormak ve soru sordurmak soru sormak metne soru sormak ve cevabı metinden bulmak.
cevabını bulduğumuz şeyleri soru formatına döküp başka insanlara sormak onların cevaplarını öğrenmek.
Hani Üstat her soruya cevap verilir diye yazıyor ya kapısına.
sorulara Metin üzerinden cevap bulmak cevap vermek sorudan korkmamak sorudan kaçınmamak hikmetini öğrenmek için her türlü soruyu sormak her türlü sorunun sorulmasını da teşvik edebilmek meselesi bu da anlamayı derinleştirecek olan meselelerden bir tanesi.
Dolayısıyla biz şöyle yapıyoruz.
bir kendimiz okuyoruz ve düzenli okuyoruz.
yani azmü cezm kastettim diyerek okumaya başlıyoruz.
ve okumaya başladığımız noktada anlamaya da başlıyoruz.
yani anlama çabası göstererek okuyoruz.
ne kadar az olursa olsun bu çabayı sergiliyoruz.
benim ona buradan selam olsun Danimarkalı bir dostum var İda adı. Danimarkalı dostumun tömer'de Türkçe öğrenmişti.
Türkiye'de doktora yapıyordu bir doktora tezi hazırlıyordu.
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfında yaptığımız bir ders vardı.
İda oraya geliyordu risalei Nur derslerine. onun Türkçesi tömerde öğrendiği bir Türkçe risale-i Nur'u anlamaya yetmiyordu.
fakat İda dersleri hiç aksatmazdı.
Ben ona sorardım Anladın mı diye İda derdi ki aklımla anlamadım ama kalbimle anladım derdi.
risale-i Nur sadece akla değil kalbe duygulara letaife nefse hitap eden bir metindir.
Dolayısıyla bütün istidadımizi açarak kendimizi açarak onu anlama çabası sergilemek zorundayız.
İda kalbiyle anlıyordu kalbiyle anladığını sebatından çözümleyip olağanüstü güzel sorular sormaya başladı.
risale-i Nur'un derinliğine nüfuz etme çabası içerisinde.
şimdi bu okuma metodolojisi bir düzenli olarak okuma iki beraber okuma bir zikir halkası içerisinde bir tezekkür halkası içerisinde okuma 3 öğrendiğimiz her şeyi Nurani oldukları için aksettirme yayma çabası içerisinde anlatma.
ve bu üç adımın içerisinde de sürekli metne soru sorma metinden cevap alma ve insanları soru sormaya teşvik etme.
onlara soru sorma çabası içerisinde soru soran bir özne haline gelmek. soru sormak bu Tefekkür tedebbür süreçlerini işlettiği için bizim için çok önemli.
hedefimiz soru soran bir özne haline gelebilmek. soru sorulduğunda da o sorulara cevap verebilecek bir marifet yetkinliğine erişebilmek.
Bu da değerli dostlarım risale-i Nur nasıl okunmalı dersimiz.

Düzenli Kitap Okumanın 24 Faydası

1. Düzenli kitap okuyan birinin sıkılması söz konusu olamaz. Evde, otobüste, metroda canınızın sıkıldığını hissettiğiniz bir anda, bir kitabın kapağını açmak sıkıntınızı gidermeye yetecektir.

2. Vizyona girmemiş filmler hakkında, ahkâm kesebilirsiniz. Çünkü siz kitabını okumuştunuz.

3. Düzenli olarak kitap okuyan birinin kelime dağarcığı gelişecektir.

4. Ayrıca hafızanızda her duruma uygun düşen alıntılara sahip olursunuz.

5. Her kitap size başka hayatlar, başka insanlar, başka karakterler hakkında yeni bakış açıları kazandıracak. Böylece empati yetiniz gelişecek ve çok daha açık fikirli bir insan olacaksınız.

6. Yapılan bilimsel araştırmalar düzenli kitap okumanın beyinde yeni nöron bağlantıları oluşturduğunu gösteriyor. Bu da sizin daha zeki bir insan olmanız demek.

7. İyi bir okur olmak yalnızlık ile ilgili kötü düşüncelerinizi ortadan kaldıracaktır. Bilakis yalnızlığınızı sevmeye başlayacaksınız. Çünkü kitaplar varken aslında yalnız değilsinizdir…

8. Bilgi birikiminizin derinleşecek ve genişleyecek olması en önemli faydalardan…

9. Hediye alması kolay bir insana dönüşeceksiniz. İnsanlar size kitap alacak ve siz de son derece mutlu olacaksınız.

10. Hayatın gerçekleri ve rutini sıkıcı olabilir ancak, kitapların sizlere kurduracağı düşler çok canlı olacaktır…

11. Kitaplar dekorasyon malzemeleri değildir fakat ben kitaplardan daha dekoratif bir nesne de düşünemiyorum. Dolayısıyla evinizi dekore etmek için başka ürünlere ihtiyaç duymayacaksınız.

12. Kitap okumak hiç şüphe yok ki, yaratıcılığınızı arttıracaktır.

13. İlk kez biriyle buluştunuz ve birbirinizi tanımaya çalışıyorsunuz. Karşınızdaki “kitap okumam/okumayı sevmem” derse, daha fazla zaman kaybetmeye gerek yoktur. Testi geçememiştir…

14. Yoğun ve yorucu bir günün ardından sevdiğiniz bir kitaptan bir pasaj ya da birkaç şiir okumak bile stresinizi azaltacaktır.

15. Çok okumanın getirisi olarak sohbet açabileceğiniz bir dünya konu başlığı olacak.

16. Hayatınızda ne istediğinizi -veya en azından ne istemediğinizi- daha iyi biliyor olacaksınız.

17. Kitap okurken belki evinizdeki küçük bir odadasınız. Fakat zihninizdeki hayal diyarlarında belki kıtalar aşıyor olacaksınız. Belki de zamanı…Geçmişte veya gelecekte bilinmez uygarlıkları keşfedeceksiniz.

18. Kitap okumak sizi daha duyarlı bir birey hâline getirecektir.

19. Düzenli kitap okumak belki de normal şartlarda tanıma imkânı bulunamayacak farklı kültürleri öğrenme fırsatı verecektir.

20. Kitap okumak odaklanmanızı güçlendirecektir.

21. Eğitimini aldığınız ya da çalıştığınız belirli bir alanda düzenli okumak ise size uzmanlık kazandıracaktır.

22. Düzenli okuma alışkanlığı sizi öz-disiplini daha güçlü biri yapacaktır.

23. Kitap okumak size hayatınızı değiştirmek konusunda yardımcı olabilir.

24. Yine yapılan araştırmalar gösteriyor ki, düzenli olarak kitap okumak hafızayı güçlendiriyor.


Arkadaşım olur musun 

Elini tutsam, dünyanın öbür ucuna benimle birlikte gelir misin ? bekle desem, dünyanın bir ucunda beni beklermisin?
 Denizimde fırtınalar çıktığında limanım olur musun?
 Karanlık bastırdığında deniz fenerim,
 hava açınca yıldızlarım olur musun;
 bulutlar göğü kapladığında pusulam?
 Mihengim, turnusol kağıdım olur musun?
 Yüreğimin suyu bulandıkça onu durultacak iksirim?
 Kapılar kapandığında kapım, yollar aşındığı vakit yolum, saklanmak istesem duvarım olur musun?
 Özgürlüğüm, mapusanem?
 Üşürsem evim, yorganım, sığındığım kucağım olur musun?
 Çölümde vaha olurmusun?
 Vahamda hurma ağacım?
 Dağın tavşanı, çölün ceylanı,
 gecenin hayelleri bağrına bastığı gibi beni bağrına basar mısın?
 Şak şak yarılsa bile gökten umudunu kesmeyen
 kıraç tarlalar gibi umut bağlar mısın bana?
 Gitmek istersem kanatlarım olur musun?
 kalmak istersem ayağımda prangam?
 Hurilerim, kudret helvam ve bıldırcınım olur musun?
 Soğanda sarımsakta gözüm yok,
 tih çölü sürgünümde gözüm yok.
 Ateş almaya gidersem, kırk vakit sonra dönsem bile
 aynı yerde beni bekliyor olur musun?
 Annem, Babam, Kardeşlerim, Kavmim beni terk ederse
 ve ben kavmimden kaçarsam,
 bir kez arkana bakmadan arkamdan gelir misin?
 Ot bitmeyen bir vadide yalnızca Allah'a emanet edip gidersem,
 sen de beni kınamaksızın Ona güvenir ve say eder misin?
 Ümidimi kaybettiğim anda ümidim,
 neşemi kaybettiğim zamanlarda coşkum,
 kalbim işgale uğrarsa halaskarım ve rehberim olur musun?
 Arkadaşım, yoldaşım, sırdaşım, enisim, huzurum,
 sürurum, nurum, zinetim, nimetim, cennetim olur musun ?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Pırlantalarda Geçen Şiirler

Fâniyim, Fâni Olanı İstemem Fâniyim, fâni olanı istemem, Âcizim âciz olanı istemem Ruhumu Rahmân’a teslim eyledim, gayri istemem! İsterim, f...