Hz.Ali’den öğütler
En büyük zenginlik, akıl.
En koyu fakirlik, ahmaklık.
En kötü yalnızlık, böbürlenmek.
En değerli onur, güzel ahlâktır.
Ahmakla dostluktan sakın, çünkü o sana faydalı olmak isterken zarar verir.
Yalancıyla dost olma.
Çünkü o, senden uzak duranı sana yaklaştırır, yakınını da
senden uzaklaştırır.
Cimriyle de dostluk kurma, çünkü ihtiyaç duyduğun şeyi senden uzaklaştırır.
Kötü yolda olanlarla da dost olma, çünkü seni ucuza satıverir.
Rıza, ne güzel dosttur.
İlim, asil bir mirastır.
Terbiye, yeni bir elbisedir.
Düşünce, saf bir aynadır.
Cömert ol ama israf eden olma! Tutumlu ol ama cimri olama.
Akılının dili kalbinin arkasında, ahmağın kalbi ise dilinin arkasındadır.
Sana pişmanlık veren bir kötülüğün, kendini beğenmene sebep olan bir iyiliğinden
daha hayırlıdır.
Akıl gibi zenginlik, cehalet gibi fakirlik, edep gibi miras, danışma gibi bir
yardımcı yoktur.
Kanaat, tükenmeyen bir servettir.
Kim insanların önderi olursa, başkalarının eğitiminden önce kendi eğitiminden
başlasın.
Dilini terbiye etmeden önce ahlakını terbiye etsin.
Kendi öğretmeni ve
terbiyecisi olan başkasının öğretmeni ve terbiyecisi olandan daha fazla
yüceltilmeye layıktır.
Dil yırtıcı bir hayvan gibidir, serbest bırakılırsa yaralar.
Her insanın değeri, yaptığı iyiliklerledir.
Kim, “Bilmiyorum” sözünü terk ederse, hayati organları yaralanmış gibi olur.
Bir iş vardır ki, zevki gider yorgunluğu kalır.
Bir iş vardır ki, sıkıntısı
gider ödülü kalır.
Zaman uzasa da; sabreden kişi, zaferden mahrum olmaz.
İnsanlar, bilmediklerinin düşmanıdır.
Hırs, sonu olmayan bir köleliktir.
Gevşek davranmanın meyvesi, pişmanlıktır; kararlılığın meyvesi, esenliktir.
Sabrın kurtaramadığı kişiyi, korku helak eder.
Öfke, deliliğin bir çeşididir.
Öfkelenen kişi pişman olur, pişman olmazsa
deliliği güçlenmiştir.
Ahmakla arkadaş olma.
O, yaptığını süslü gösterir ve kendisi gibi olmanı ister.
Övünmeyi bırak, kibirlenmeyi terk et.
Mezarını hatırla!
Zeki kişi, kalbinin gözbebeğiyle görür; batışını ve kurtuluşunu bilir.
Kalbini nasihatle dirilt, hikmetle aydınlat.
Gencin kalbi boş arazi gibidir, ona ne atılırsa kabul eder.
Kim çok konuşursa saçmalar, kim düşünürse görür.
İyi insanlarla ilişki kur ki onlardan olasın, kötü insanlardan uzaklaş ki,
onlardan uzak olasın.
Sana karşı kabalık yapana, yumuşak davran; umulur ki o da sana karşı yumuşar.
Ailen, senden dolayı insanların en mutsuzu olmasın.
Geçmişte meydana gelen olayları, gelecekte olacak olaylar için kılavuz yap.
Asla nasihat kendisine iyice acı vermeden ondan faydalanmayandan kimselerden
olma.
Dost, yanında olmadığında senin hakkında doğruyu söyleyendir.
Kim zamandan emin olura, zaman ona ihanet eder.
Kim de ona gereğinden fazla önem
verirse zaman onu küçümser.
Fırsatı, sıkıntı olmadan değerlendir.
Hazret-i Ali'nin Ogluna Nasihatten
Sevgili Peygamberimizin (a.s.m.) amcasıoğlu, torunlarının babası ve ilk Müslüman
çocuk şerefine sahip olan Hazret-i Ali (r.a.) Hicretten 22 yıl önce 600
tarihinde Mekke'de dünyaya geldi.
661 yılında Kufe'de vefat etti.
İlim ve hikmet
dersini bizzat Peygamberimizden aldı.
Hazret-i Ali Efendimiz, herkesçe cesaret ve kahramanlığıyla tanınsa da, onun en
büyük vasfı ilmi, takvası, dirayeti, veciz ve özlü konuşmasıdır.
"Ben ilmin
şehriyim, Ali ise kapısıdır" hadis-i şerifi, Hazret-i Ali'nin ilminin
üstünlüğünü göstermesi bakımından dikkat çekicidir.
Halifeliği döneminde
valilere gönderdiği emirnameler, yüzyıllar boyu bütün Müslüman idarecilerin
kılavuzu olmuş, bu mektuplar elden ele, dilden dile dolaşmıştır.
Hazret-i Ali'nin en kalıcı ve zamanımıza kadar gelen en güzel öğüt ve
nasihatları oğlu Hazret-i Hasan'a verdiği öğütlerdir.
Hazret-i Ali'nin hutbe,
mektup, emirname ve özlü sözlerinin yer aldığı başta Nehcü'l-Belağa olmak üzere,
onun hakkında yazılan birçok kitapta oğluna verdiği bu öğütler, esasta aynı
olmak üzere, farklı ifade ve rivayetlerle derlenmiş, biraraya getirilmiş;
Hazret-i Hasan'ın şahsında bütün ümmetin istifadesine arz edilmiştir.
Hazret-i Ali'nin bütün öğütleri ve güzel sözleri şüphesiz bu kitapta yer
alanlardan ibaret değildir.
Biz bu öğütleri başta 450 sayfalık Nehcü'l-Belâğa
olmak üzere, eski dergi koleksiyonlarından da derledik.
Anlaşılması ve
istifadeye kolaylık sağlaması için de bazı sadeleştirmelerde bulunduk.
Hayatımın son anlarındayım
Ey oğul!
Hayatımın son demlerindeyim.
Günden güne zayıflıyorum.
Onun için sana bu
öğütleri bildirmekte acele ediyorum.
Çünkü düşündüğüm bütün şeyleri sana
söylemek için fırsat bulamadan ecelimin gelmesinden, vücudum gibi hafızamın da
zayıflamasından, heva ve heveslerin veya dünya fitnelerinin benim nasihatımdan
önce kalbine hâkim olmasından; bunun neticesi olarak da huysuz bir ata
benzemenden endişe ederek sana nasihatimin bir kısmını yazıyorum.
İyi insanların izini takip et
Benim bu vasiyetimden edineceğin şeylerin en hayırlısı, Allah'tan korkup Ona
sığınmak, Onun sana farz kıldığı şeyleri yerine getirmek, ecdadının ve geçmiş
iyi insanların izini takip etmektir.
Ecdadını örnek al
Şimdi sen kendi nefsine nasıl güven ve itimatla bakıyorsan, senden önce gelip
geçen ecdadın da aynı şekilde kendilerine güveniyorlardı.
Şimdi sen nasıl düşünüyorsan, onlar da öyle düşünüyorlardı.
Fakat neticede iyi
ve doğru şeyleri tuttular, vazifelerini noksansız yapmaya çalıştılar.
İşte onların neticede vardıkları şeyi ve takip ettikleri yolda gitmek
istiyorsan, onların baştan takip ettikleri yolu aynen takip et.
Fakat bu
şüphelerini çoğaltmak ve düşmanlarını arttırmak için değil, doğruyu ve hakikati
anlayıp öğrenmek için olsun.
Allah'a sığın
Her hususta önce Allah'a sığın, Ondan başarı dile.
Seni şüpheye düşürecek veya
bir kötülüğe itecek şeyleri terk et.
Kalbinin bütün kötülüklerden durulduğunu, fikirlerinin toplandığını ve tek
arzunun hakikat olduğunu görünce sana söylediğim hususları düşünmeye başla.
Şayet bunlara sahip olduğuna emin değilsen, karışık mevzulara girme.
Aksi halde
önünü göremeyen adam gibi olursun ki, her an içinden kurtulması zor olan
çukurlara, uçurumlara düşersin.
Böylece karanlıklar içinde, zulmetler arasında boğulup mahvolmaya mahkûm
olursun.
Önünü görmeden yürümek ve her an uçurumlara yuvarlanmak tehlikesiyle karşı
karşıya kalmak ise, İslâmı öğrenmeye çalışanlara yakışmaz.
Her şey Onun elinde
Bu tavsiyelerimi dinle ve anla.
Her canlının ölümünü elinde tutan kim ise yaşamasını elinde tutan da Odur.
Varlıklara can verip yaşatan kim ise öldürecek olan da Odur.
Zenginleri fakir, fakirleri zengin yapan yine Odur.
Her türlü belayı ve hastalığı veren de O, şifa ve devasını veren de Odur.
Dünya taşıyla, toprağıyla, rengiyle, şekliyle, ağaçlarıyla ve meyveleriyle
Onundur, Onun takdiri üzerine hareket etmektedir.
Ahiret Cennetiyle, Cehennemiyle ve bizim bilmediğimiz daha birçok şeyleriyle
Onundur.
Herşeyi Allah'tan bil
Bu hususta birinin bilmediğini görünce onu, cehaletine say.
İlimde ne kadar
ilerlersen, bilmediğin birçok şey şüphesiz, yine bulunacaktır.
Zira düşünme
ufkunun dışında, görme gücünün çok ilerisinde bulunan nice şeyler vardır.
Allah bazı şeyleri sana öğretmişse, onu kendi gücünle meydana getirip
kazandığını zannetme.
Çünkü sen, seni yaratan, rızıklandıran ve seni en güzel
bir surette meydana getiren Ulu Yaratıcıya sığın.
İbadetin Onun için, aşkın Onun için, korkun ve sevgin Onun için olsun.
Peygamberi önder olarak al
Peygamberin Allah hakkında bildirdiğini hiç kimse bildirmedi ve bildiremez.
Onu
bir önder ve kurtuluş ordusunun kumandanı olarak kabul et.
Allah'ın rızasını ara
İlâhî kudret karşısında kendi küçüklüğünü ve zayıflığını düşünerek hareket et.
Onun karşısında acizliğini ve güçsüzlüğünü düşün.
Her hususta Ona ihtiyacın vardır.
Ona yönel, rızasını dile.
Cezasından kork.
Emirlerini yerine getirmeye çalış.
Çünkü O iyilikten başkasını
emretmez.
Yasaklarından kaçın, çünkü O kötülükten başkasını yasaklamaz.
Daha iyi bir yerde konaklamak isteyen kervan gibisin
Dünyanın ve içinde bulunan her şeyin başka bir yere göç edeceğini, âhireti ve
orada insanlar için hazırlananları bildirdim.
Bunlar hakkında senin ibret alman için bazı misaller verdim.
Bu misallerle senin
kurtuluşunu ümit ettim.
Dünyayı bütün halleriyle bilen kimse, kervanın içindeki bulunan bir yolcuya
benzer ki, devamlı rahatı, temizliği, havası daha iyi olan bir yerde konaklama
hazırlığındadır.
Bunun için yolculuğun her türlü zorluk ve sıkıntılarını, arkadaşlardan ve maldan
ayrılma ıztıraplarını göze almış bulunmaktadır.
Çünkü o gittiği yerde daha iyi
bir mesken bulacağından emindir.
Oralarda eski elemlerden hiçbirini görmeyeceğini, rahat ve saadet içinde
yaşayacağını şeksiz şüphesiz bilmektedir.
Onun için kendisini buraya ulaştıran ve eski yerinden daha iyi bir yer bahşeden
Birisinden başka düşüncesi yoktur.
Dünyada kendisine verilen nimetlerle mağrur olup sonunu düşünmeyen kimse ise,
çok verimli bir topraktan, verimsiz, kıraç bir toprağa göç etme mecburiyetinde
kalan bir kervana benzer ki, onun için bu göçten daha feci bir şey düşünülemez.
Herkesi kendin gibi bil
Kendini başkaları için ölçü kabul et.
Diğer insanları tıpkı kendin gibi tut.
Kendi nefsin için istediğin şeyi başkaları için de iste.
Kendi nefsin için sevmediğin şeyi başkaları için de sevme.
Kendine iyilik yapılmasını istediğin gibi başkalarına da iyilik et.
Başkalarında kötü gördüğün şeyi kendin için de kötü gör.
Başkalarına yaptığın şey kadar sana da yapılırsa ona razı ol.
Yaptığından
fazlasını isteme.
Sana söylenmesini istemediğin şeyi sen de diğerlerine söyleme.
Başkalarının seni nasıl görmesini istiyorsan, sen de başkalarını öyle gör.
Kendini beğenme
Kendini beğenmek kesinlikle doğru değildir.
Kibir kalbin âfetidir.
Bütün gücünle çalış, malını senden sonra gelecek mirasçılar için hazırlayıp
biriktirme.
Allah için bağışlanacak yerlere dağıt.
Arzu ettiğin bir şeyi elde edersen onu kendinden bilme.
Allah'a şükret ve Ondan her zaman kork.
Gücünün yetmediği şeylere karışma
Önünde, seni âhirete götürecek uzun bir yol ve sıkıntılı günler var.
Dünya malından sana yetecek miktarını düşün ve sadece onu al.
Başkasını
yüklenme.
Zira ondan zarardan başka bir şey gelmez.
Gücünün yetmediği şeylere
karışma.
Fakirleri görürsen onlara yardım et.
Onlar hem üzerindeki ağırlığı kaldırırlar,
seni malın felaketinden kurtarırlar, hem de ihtiyacın olduğu zaman (kıyamet
gününde) onu sana geri verirler.
Gücün yettiği kadar sadakayı arttır.
Eğer böyle yapmazsan ihtiyacın olduğu zaman
onu ararsın, fakat bulamazsın.
Dara düştüğün zaman sana geri vermek üzere, zenginliğinde, senden ödünç isterse,
isteyenleri reddetme.
İyi kimselerle düş kalk
İffeti muhafaza ederek çalışmak kötülükle zengin olmaktan hayırlıdır.
İnsanın sırrını en iyi yine kendisi muhafaza eder.
Bazı kimseler bulunur ki, kendi zararına çalışır.
Çok konuşan, dostlarını gücendirir, düşünceli olan insan iyi görür.
İyi kimselerle düş kalk ki, onlardan olasın.
Hayırsız kimselerden uzak dur ki, onlardan ayrılmış olasın.
Haram ne kötü yemektir
Haram ne kötü yemektir.
Güçsüzlere zulüm, zulmün en çirkinidir.
Tecrübe ettiğin
şeylerin hayırlısı sana ibret verendir.
Alçak tabiatlı yardımcılarda, kötü zan
sahibi dostlarda ihtiyar ve irade yoktur.
Sakın inat bineği sana üstün gelmesin.
Sertlik gösterene yumuşak ol
Nefsini; kardeşin seninle irtibatı kestiğinde onunla irtibata, sana yüz
çevirdiğinde lütfa, pintiliğinde cömertliğe, uzaklaştığında yakınlığa,
şiddetlendiğinde yumuşaklığa, suç işlediğinde özür dilemeye şevket.
Sakın bu hareketi yersiz,olarak yapma.
Yahut ehil olmayanlara yapma,
Dostunun düşmanını dost edinme ki, dostuna düşmanlık etmiş olursun.
Kin ve kızgınlığını hazmet.
Çünkü ben, sonu bundan daha tatlı, daha lezzetli bir
lokma görmedim.
Sana sertlik gösterene yumuşak ol ki, o vakit o da yumuşasın.
Düşmanına iyi davran
Düşmanına iyilikle muamele et.
Çünkü bu iki zaferin biridir.
Kardeşinle münasebeti kesmek istesen dahi geri dönülecek bir yer bırak.
Belki
birgün olur münasebete lüzum görülür.
Hakkında iyi düşünen kimsenin zannını hareketlerinle tasdik et.
Aranızdaki samimiyete bakarak kardeşinin hakkını zayi etme.
Çünkü hakkını zayi
ettiğin kişi hiçbir zaman senin kardeşin olamaz.
Ailene iyi davran
Hiçbir zaman ailen sana halkın en kötüsü olmasın.
Kardeşin senden ayrılmaya,
seninle beraber olmaktan kuvvetli olmasın.
Rızık: Sen ona gitmezsen, o sana gelir
Rızık ikidir.
Birini sen ararsın, biri de seni arar.
Eğer sen ona gitmezsen o
sana gelir.
İhtiyaç zamanında yumuşaklık, istiğna vaktinde sertlik ne çirkin haldir!
Dünyadan sana olan vazife, ancak gideceğin yeri yoluna koymaktır.
Elinden gidene üzülüyorsan, eline geçmeyen şeylere de üzül.
Olmayanları olanlarla anla.
Çünkü işler birbirine yakındır.
Acıyı gördükten sonra öğütten ibret alanlardan olma.
Çünkü insan öğütle, hayvan
dayakla terbiye kabul eder.
Nefsin arzularına uyma
Keder yüzünden gelecek sıkıntıyı sabır ve metanet kuvvetiyle ve ilmi yakin elde
ederek defet.
Gerçek dost, sen yokken seni tasdik edendir.
Nefsin arzularına uymak bir çeşit körlüktür.
Asıl garip, bir dosta sahip olmayan kişidir.
Hakka tecavüz eden kişi sapa yola girer.
Kifayet miktarı ile kanaat eden doğru yolu bulmuş olur.
Kötülüğü geciktir, çünkü
onu ne vakit istesen yapabilirsin.
Akrabalarına hürmet et
Ahmak adamın seninle irtibatı kesmesi, akıllıya kavuşmaya denktir.
Kudret değişince zaman da değişir.
Başkalarından naklen de olsa, gülünç şeyler söylemekten sakın.
Akrabalarına hürmet et, çünkü onlar senin kolunun kuvvetidir.
Ölmeden önce Allah'ı razı et
Önünde çıkılması ve geçilmesi pek güç bir basamak vardır.
Orada yükü hafif
olanlar ağır olanlardan daha kolay geçer.
Üzerinden zorla geçenler çabuk
geçenlerden daha zararlıdır.
Bu basamağa ulaşan her insan ya Cennete veya
Cehenneme gider.
Bu menzile ulaşmadan önce kendi nefsine dön ve hesaba
çekilmeden önce kendini hesaba çek.
Oraya ulaşmada yolunu düzelt.
Ölümünden
sonra Allah'ı razı etmek için sana hiç fırsat verilmez.
Herşeyi Allah'tan iste
Yerin ve göklerin içinde bulunan her şeyi elinde tutan Zat, sana kendisinden
istemek ve dua etme nimeti verdi.
Duana icabet edeceğine de söz verdi.
Sana bir
şey vermesi için kendisine dua etmeni emretti.
Ondan rahmet dile ki sana rahmet
etsin.
O, seninle Kendisinin arasına bir perde koymadı ve seni korumak için
başkasına teslim etmedi.
Tevbeyi geciktirme
Bir kötülük işlediğin zaman Ona dön ve tevbe et.
O, kendine döndüğün için seni
ayıplamaz.
İşlediğin günahın cezasını vermekte acele etmez.
Yaptığın suçu
başkalarına bildirmez.
Tevbe etmeni de zorlamaz.
Günahları niçin işlediğin
hakkında seninle münakaşa etmez.
Allah'ın rahmetinden ümidini kesme
Allah'ın rahmetinden ümidini kesme.
Ancak O, günahtan dönmeyi sevapla
mükâfatlandırır.
Kötülüğün karşılığım bir, iyiliğin karşılığın da on misli kabul
eder.
Sana dönme ve tevbe kapısını açık bıraktı.
Ona hitap edersen hitabını duyar,
içinden bir şey istersen, ne istediğini bilir.
O, gizliyi açık olan şey gibi
bilir.
İstediğini arz
etmeden, içini Ona dökmeden dertlerini ve sıkıntılarını bildirmeden O bilir.
İşlerinde muvaffak olmak için Ona sığın.
Allah niyetine göre verir
Allah bütün hazinelerinin anahtarını eline verdi.
Dilediğin zaman kapılarını dua
anahtarı ile açarsın.
Dilediğin zaman semanın kapılarını açar, ölü toprağa hayat
veren yağmurları indirirsin.
Fakat istediğin şeyin hemen yerine gelmemesinden
endişe edip ye'se düşme.
Onun vermesi senin niyetine göredir.
İstediğin şey verilmeyebilir.
Fakat onun
yerine onun daha hayırlısı verilir.
Belki istediğin şey yerine üzerinden bir
bela kaldırılır.
Ki bu senin için daha hayırlıdır.
Belki istediğin yerine
getirilirse sana veya inancına bir tehlike teşkil edebilir.
Bunu da Allah kabul
etmez ve istediğini yerine getirmez.
Ahiret için yaratıldın
Yapacağın işler senin ve dinin için haylırlı olsun.
Sana günah yükleyecek işleri
yapmaktan sakın.
Mal yanında kalmaz, sen de malın yanında kalmazsın.
Dünya için değil, âhiret için yaratıldın.
Ölüm için yaratıldın, burada yaşamak
için değil.
Ne zaman terk edeceğini bilmediğin bir menzildesin.
Âhiret için kâfi derecede azık hazırlayabileceğin bir yerdesin.
Âhiret yolunu
tutmuş, gitmek üzeresin.
Nereye kaçarsan kaç, seni takip eden ölümden kurtulamazsın.
Onun seni bir
kötülük üzerinde iken yakalamasından ve tövbe etmemekten kork.
Şayet böyle bir şekilde yakalanırsan kendi kendini helak etmiş olursun.
O zaman
seni hiçbir kimse kurtaramaz.
Ölümü çok hatırla
Ölümü çok hatırla.
Bugün ele geçirmek için çırpındığın ve âhirette kendisinden
hesaba çekileceğin şeyleri şimdiden düşün.
Hesap için hazırlıklı ol.
Ani
düşersen mağlup olursun.
Dünyaya aldanma
İnsanların dünyada uzun süre yaşamaları ve istedikleri gibi gezip tozmaları seni
mağrur etmesin.
Allah dünyanın halini ve sonunun geleceğini açıkça bildirdi.
Dünya havlayan köpek ve vahşî hayvanlar gibidir.
Birbirlerine saldırırlar.
Zengin fakiri yer, büyük küçüğü ezer, kahreder.
Bazıları konaklamış kervanın hayvanları gibi bağlı, bazıları da bağından
boşanmış, başıboş, sonu meçhul bir yolun yolcusu olmuştur ki, bunlardan birinci
grup fakirler ve hiçbir şeye gücü yetmeyen zayıflar; ikincisi ise, kuvvetli
olanlardır.
Bil ki, bunlar sarp bir vadide bela ve âfete uğramış sürüler gibidir.
Kendilerini güdecek bir kimse olmadığı gibi, bu vadiden kurtuluş yolunu
gösterecek de yoktur.
Dünya, gözlerindeki Hûda nurunu söndürüp onları karanlık yollara sürükledi.
Böylece onlar da nereye gideceklerini şaşırdılar.
Dünya denizinin içine girerek dalgalarla ölüm kalım savaşı verdiler.
Dünyayı bir
kurtarıcı sandılar.
Oynadılar, oynaştılar, fakat ondan sonrasını düşünmediler.
Bu gafletten uyanıldığı zaman cehaletin haktan gizlediği şeyler şüphesiz meydana
çıkacaktır.
Bütün insanlar bineklere binmişler, pek kısa bir zaman sonra da bu
neticeye ulaşacaklardır.
Fakat buna rağmen yolu takip edenler daha çabuk varır.
Ecelinden kaçamazsın
Kimin bineği gece ve gündüz gibi olursa, kendisi dursa da yoluna devam eder.
Evinde istirahat içinde bulunmuş olsa da, uzun mesafeleri pek kısa bir zamanda
aşar ve hedefe, farkında olmadan ulaşır.
Dünyada gayene ulaşamazsın.
Ecelinden kaçamazsın.
Senden öncekilerin yolunu
takip etmek mecburiyetindesin.
Bunun için doğru ol.
Hak için çalış, hak olmayan
şeyden uzak dur.
Helalinden kazan.
Böyle yapmazsan elindeki de gider.
Herkes istediğine kavuşamaz
Her isteyen isteğine kavuşamayabilir.
Her kötülük işleyen de mahrum olmayabilir.
Bir kötülük seni en üstün mertebelere ulaştıracak olsa bile kendi nefsini ondan
alıkoy.
İnsan, malı kendisini korumak için toplar.
Fakat malı toplarken kendini
onun yolunda harcamaktan sakın.
Aksi takdirde kaybettiğin şey topladığından çok
daha hayırlı ve iyidir.
Şerle kazanılan hayır hayır değildir
Allah seni hür yaratmıştır.
Başkasına kötülük yapma.
Şerle kazanılan hayır,
hayır değildir.
Kötülükle elde edilen iyilik de iyilik değildir.
Allah ile aranda bir perdenin olmasını istemiyorsan açgözlülükten sakın.
Tamahkârlık seni helâkete götürür.
Sen kendine düşen payı idrak edebilir ve ona
uyabilirsin.
Allah'tan gelen az da olsa kullardan gelen çok şeylerden daha
iyidir.
Susmayı tercih et
Susarak kaçırdığın bir şeyi telâfi etmek konuşarak gücendirdiğin bir kalbi tamir
etmekten daha kolaydır.
Tulumdaki suyu muhafaza etmek, ağzını sıkı bağlamakla olur.
İffetle içindeki fakirlik daha iyidir
Elde bulunan malı muhafaza etmek, başkasının elinde bulunan malı elde etmeye
çalışmaktan iyidir.
İffet içinde fakirlik ve çalışmak, haksız yollardan zengin olmaktan hayırlıdır.
Çok konuşan çok yanılır
Kişi kendi sırrını başkalarından daha iyi muhafaza eder.
Çok kimse var ki, kendi zararına çalışır.
Çok konuşan çok yanılır, Düşünen kimsenin görüşü kesinleşir.
Her konuşan doğru konuşmayabilir.
Her isteyen isabet etmemiş olabilir.
Her giden
de geri dönmeyebilir.
İyilere yaklaş
İyilere yaklaş ki, onlardan olasın.
Kötülerden uzaklaş ki, şerlerinden
kurtulasın.
İyilik kötülüğe yol açarsa, kötülük olur.
Çok zaman dert deva; deva da dert olur.
Çok zaman ehliyetsiz kimseler öğüt verir, kendilerinden öğüt beklenen kimseler
de aldatır.
Tembellik ölülerin işidir
Ümide dayanıp işsiz güçsüz bekleme.
Tembellik ölülerin işidir.
Akıl, tecrübeleri ezberlemektir.
Tecrübelilerin en hayırlısı sana öğüt verendir.
Fırsatları iyi değerlendir
Fırsatları iyi değerlendir.
Lokma boğazında durmadan kendine gel.
Fesat; takva ve iyilik azığını kaybetmek, nefsin isteklerine meyletmek suretiyle
er geç kendisine dönülecek yeri bozmaktır.
Her şeyin bir neticesi vardır.
Takdir edilmiş olan her şeyi şüphesiz göreceksin.
Tüccar tehlikededir.
İşlerinizde intizamlı olun
Size, bütün evlatlarıma, ehlime ve bu vasiyetimin ulaştığı kimselere Allah'tan
korkmayı, işlerinizde intizamlı olmayı, birbirinize iyilikle davranmayı,
insanların arasını bulmayı vasiyet ediyorum.
Ben dedenizden (a.s.m.) şöyle duydum:
"İki kişinin arasını düzeltmek, bütün (nafile) namazlardan, oruçlardan daha
faziletlidir."
Yetimleri gözetin, komşuları kollayın
Allah için yetimlerin hakkını gözetin.
Onları bir aç, bir tok bırakarak
hazırladıkarınızı zayi etmeyin.
Allah rızası için komşularınızın hakkına riayet edin.
Bunlar size
Peygamberinizin vasiyetidir.
O, komşular hakkında öyle tavsiyelerde bulundu ki,
biz onların mirasımıza da dahil olacaklarını sandık.
Cihadı terk etme
Allah için Kur'ân'a uyun.
Onunla amel etmekte başkası sizden ileri olmasın.
Allah rızası için namaza dikkat edin.
Çünkü namaz dininizin direğidir.
Allah için Rabbinizin evinin hakkını verin.
Sağ olduğunuz müddetçe orayı boş
bırakmayın.
Çünkü o ev terk edilirse, dininizin farzını ihmal ettiğinizden
dolayı ne Allah, ne de halk sizden hoşnut olur.
Allah için cihadı terk etmeyin.
Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla,
dillerinizle cihad edin.
Fitneye karşı iki yaşındaki deve gibi ol
Size düşen görev, karşılıklı iyi ilişkilerde bulunmak, karşılıklı olarak
hediyeler vermektir.
Sırt çevirip gitmek ve birbirinizle dargın durmaktan sakının.
İyiliği emredip kötülükten sakındırmayı terk etmeyin.
Aksini yaptığınız takdirde
başınıza kötüleriniz geçer ve sonra yaptığınız dualar da kabul olmaz.
Fitneye karşı iki yaşındaki deve gibi ol.
Onun ne binilecek sırtı, ne de
sağılacak sütü vardır.
Allah'tan kork
Allah'tan hakkıyla kork.
Emrinden dışarı çıkma.
Allah'ın zikriyle kalbini diri tut.
Allah'ın ipine sım sıkı sarıl.
Eğer
tutunuyorsan, Rabbinle aranızdaki bağdan daha kuvvetli hangi bağ bulunabilir?
Kalbini öğütle yaşat
Kalbini öğütle yaşat, hikmetle aydınlat.
Dünya malım ve ona olan aşkı terk
etmekle nefsini öldür.
Kalb, hakla kuvvetli, hikmetle parlak ve nurlu olur.
Ölümü sık an
Sık sık ölümü an, ölümü anmak kalbi yumuşatır.
Herşeyin yok olacağını bil ve kalbine yoklukta karar kılacağını bildir.
Ona
dünya facialarını ve musibetlerini tek tek göster.
Zamanın şiddetini ve kükreyişini, gece ve gündüzlerin aleyhine çevrildiğini
düşün, hatırla ve hatırlat.
Geçmişten ders çıkar
Daha önce geçmiş olan milletlerin kıssalarını ve hikâyelerini oku.
Tarihte
insanların başına gelen felaket ve musibetleri düşün.
Aynı şeylerin
tekrarlanmaması için iyice dikkat et.
Gideceğin yere hazırlan
Atalarının topraklarında, yaşadıkları yerlerde gez ve onların eserlerini
dikkatle incele.
Onlar neler yapmışlar, nereden nereye niçin göçmüşler? Bunları
incelediğin zaman onların yakınlarından ve sevdiklerinden ayrılıp gurbet ellere
gittiklerini göreceksin.
Tıpkı onlar gibi sen de yakında bilmediğin ve
görmediğin yerlere göçüp gideceksin.
Şu halde gelecekteki yerini şimdiden
hazırla ve temizle.
Dünya için âhiretini satma.
Söze karışma
Bilmediğin bir şey hakkında söze karışma.
Üzerine düşmeyen hususu konuşma.
Sonunda bir felaketin gelmesinden korktuğun yolu terket.
Çünkü bir işte felaket
sezildiğinde onu terk etmek, korkuyla ilerlemekten daha iyidir.
Her işi ehline bırak.
İyiyi işle, kötülükten sakın
İyi şeylerle emret, iyi şeylere ehil ol.
Kötü şeylere meydan verme.
Onları
elinle ve dilinle geri bırak.
Onları işlemekten var gücünle uzak ol.
Nerede olursa olsun zor işlere hakkı bulmak için gir.
Bütün işlerde nefsini zorla; onu emin bir yere, kuvvetli bir güvene getiresin.
Allah yolunda çalış
Allah yolunda iyi çalış.
Onun yolunda mücahede ve mücadele etmekten çekinme.
Bütün işlerinde Allah'a sığın.
O en iyi koruyucu ve en yakın kurtarıcıdır.
Her işinde Allah'a teslim ol.
İstediğini yücelten, istediğini alçaltan Odur.
Güçlükleri aşmaya çalış
Herhangi bir kimsenin ağır sözleri seni yolundan alıkoymasın.
Kendini güçlükler karşısında sabretmeye alıştır.
Haksızlık karşısında hakka
sabretmek en iyi ahlaktır.
Bir işi yapmadan önce çokça düşün.
Güvenilir kişilerle istişare et
İyi karar verebilmek için güvenilir kimselerle istişare
En hayırlı söz faydalı olandır.
Faydasız bilgide hayır yoktur.
Lüzumlu olmayan
bilgiden de bir fayda temin edilemez.
İslâmiyette ne varsa hepsini anla ve öğren.
Şu esaslara riayet et
Sana söyleyeceğim sekiz husus var ki, bunları aklından çıkarma:
1.En büyük zenginlik akıldır.
2.En büyük vahşet kibirdir.
3.En büyük fakirlik ahmaklıktır.
4.En büyük meziyet güzel ahlâktır.
5.Ahmaklarla asla dostluk kurma.
Çünkü o sana faydalı olayım derken zarar
verir.
6.Yalancılarla dostluk kurma.
Çünkü onlar sana uzak olanı yakın, yakın olanı da
uzak gösterirler.
7.Cimri insanlarla yakınlık kurma.
Çünkü cimri adam ihtiyacın olan şeyi bile
senden esirger, vermekten çekinir.
8.İslâmı hayattan uzak olanlarla dost olma.
Çünkü seni âdi şeylere götürürler.
Hz.Ali (ra), oğlu Hz.Hasan’a (ra) şöyle der:
“Ey oğlum, Allah’tan korkmanı, namazı vaktinde kılmanı, zekâtı tam olarak
vermeni, abdestini alırken tam almanı, Yüce Allah’ın hataları bağışladığını
bildiririm.
Sinirli anında kızgınlık ve öfkeni yenmeni, akrabalarına yakınlık
göstermeni, cahile karşı yumuşak davranmanı, dinde derinlemesine ilim sahibi
olmanı, Allah’ın emirlerine sarılmakta sabırlı hareket etmeni, Kur’ân-ı Kerîm’in
emirleri dışına çıkmamanı, komşuna iyi davranmanı, iyiliği tavsiye edip kötülüğü
men etmeni, her türlü ahlâksızlıktan uzak durmanı tavsiye ederim.”
Hz.Hasan (ra) ağlıyordu.
Hz.Ali (ra) bunu görünce “Niçin ağlıyorsun oğlum?”
diye sordu.
Hz.Hasan (ra), “Nasıl ağlamam? Sen ahiretin ilk, dünyanın son
gününde yaşıyorsun” dedi.
Hz.Ali (ra) şöyle dedi:
“Oğlum, sana söyleyeceğim dörder öğütten ibaret şu iki tavsiyeyi dinle.
Bunları
tuttuğun müddetçe, her ne yapacak olursan bir zarar görmezsin.”
Hz.Hasan, “Onlar nedir babacığım?” diye sordu.
Hz.Ali (ra) şöyle dedi:
“En büyük zenginlik akıldır.
En büyük fakirlik ahmaklıktır.
Bilgisizliğin en
büyüğü kendini beğenmektir.
Üstünlüğün en büyüğü de güzel ahlâktır.”
“Babacığım, ya dört şey nedir?” diye sordu.
Hz.Ali (ra) şu cevabı verdi:
“Sana ahmaklarla arkadaşlık yapmamanı tavsiye ederim.
Çünkü ahmak biri, yardım
edeyim derken seni zarara sokar.
“Yalancılarla da arkadaşlık etme.
Çünkü böylesi uzağı yakın, yakını uzak
gösterir.
“Cimrilere de yaklaşma.
Çünkü cimri biri, ihtiyacın olan bir şeyi, en çok muhtaç
bulunduğun bir sırada senden esirger.
“Kötü kimselerle de arkadaşlık etmemeni tavsiye ederim.
Çünkü kötü adam seni
ucuza satar.”
Hazreti Ali Radıyallahuanh'ın tavsiyesi:
1.Sırrını iki kimseden başkası bilmesin;
Sen ve Rabbin.
2.Dünyada iki kişinin rızasını almakta hırslı ol; Annen ve Baban.
3.Sıkıntı ve musibetlere karşı iki şey ile Rabbine sığın; Sabır ve Namaz.
4.İki şeyden hiç korkma; Rızık ve Ecel.(Çünkü rızkın da canın da Rabbine
emanet.)
5.İki şeyi hiç hatırlama;
Başkasına yaptığın iyilik ve başkasından gördüğün kötülük.
6.İki şeyi ise hiç unutma;Rabbin ve Ahiret.
7 Temmuz 2018 Cumartesi
Hz. Ali’den öğütler
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Pırlantalarda Geçen Şiirler
Fâniyim, Fâni Olanı İstemem Fâniyim, fâni olanı istemem, Âcizim âciz olanı istemem Ruhumu Rahmân’a teslim eyledim, gayri istemem! İsterim, f...
-
aldanma insanların samimiyetine... menfaatleri gelir her şeyden önce. vaad etmeseydi Allah cenneti; O’na bile etmezlerdi secde. zulmü alkış...
-
Gödülüm Karşıda mağaralar Altında dere tarlalar Akar değirmenlere Şu kaşulun deresi Tutuyalı suyunu İki daşın boyunu Kurda verdi koyu...
-
Allah: binbir esma sahibi, mutlak ve gerçek mabûd olan Rahman: bol rahmet eden, fark gözetmeden herkesi rızıklandıran Rahim: hususi rahmet...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder