9 Eylül 2020 Çarşamba

MFG Duaları

 

Muhterem MFG Duaları
Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla
Büyük Allah’tır.
Sabah-akşam tesbihlerle anılmaya layık yegane Zat O’dur.
Bütün hamd ü senalar O’na mahsus ve O’nun hakkıdır.
Gerçek güç ve kuvvet de Yüceler Yücesi Allah’a aittir.
Bütün hamd ü senalar Allah’a mahsustur.
Salat ve selam
Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’e (sallallahu aleyhi ve sellem) ve bütün al ü ashabına olsun.
Allahım!
Senin hak kelimen olan yüce dinin İslam’ı, dünyanın her bir köşesinde ve hayatın bütün ünitelerinde bugün de bir kez daha yücelt.
Bizim ve dünyanın değişik yerlerindeki, hayatın muhtelif ünitelerindeki bütün kullarının sinelerini imana, İslam’a, ihsana, Kur’an’a ve iman hizmetine aç.
Bizleri bu kudsi iman hizmetinde istihdam eyle.
Yerde ve gökte, bütün kulların arasında bizim için vüdd/sevgi vaz’et.
Bizi alim, arif, halim, çok tevbe, evbe ve inabede bulunan, ah u eninlerle hep kapının tokmağına dokunan, mütevazi, huşu ile iki büklüm, Kur’an ahlakıyla ahlaklanmış, vakur, ciddi, heybet sahibi, salih, ihlasın özüne ermiş ve erdirilmiş muhlis ve muhlas, Senden razı ve Senin hoşnutluğuna mazhar, Seni seven ve nezdinde muhabbetle serfiraz kılınan ve huzurunda sürekli el açıp dua eden bahtiyar kullarından eyle.
Allahım!
Biz ümmet-i Muhammed’in (aleyhi ekmelüssalavat ve etemmütteslimat) dağınıklığını gider.
Özellikle erkeği ve kadınıyla bütün kardeşlerimizi, bütün arkadaşlarımızı her zaman ittifak ve ittihat içinde tut.
Allahım!
Sana, biz kullarına, Senin dinin olan İslam’a, yüce kitabın Kur’an-ı Azimüşşan’a ve hizmet-i imaniyeye ısrar ve inatla düşmanlık yapanları Sana havale ediyoruz.
Allahım!
Sen şayet onların hidayetlerini ve Senin yoluna, istikamet, adalet, insaf ve iz’ana hidayetlerini murad buyuruyorsan, en yakın, en yakın bir zamanda onları sırat-ı müstakime hidayet eyle.
Yok muradın böyle değil de başka türlü ise, onların ağızlarına gem vur, ellerine zincir, ayaklarına da prangalar tak.
Karşı konulamaz gücünle onları ez.
Kalemleriyle düşmanlık yapanların kalemlerini, dilleriyle haklarımıza tecavüz edenlerin dillerini, kaba kuvvetle iş yapmaya çalışanların güç kaynaklarını daha kullanılamaz hale getir ve hepsinin ama hepsinin kuvvetlerini, aşırılıklarını, dalaletlerini, güçlerini, birliklerini, şer ve zulüm istikametinde kullandıkları malzemelerini, ittihat ve ittifaklarını paramparça et; zir ü zeber eyle!
Allahım!
Hayatlarını adavete bağlamış o din düşmanlarını bütün teşebbüslerinde hezimete uğrat.
Onları sarsıntı üstüne sarsıntıya maruz bırak.
Birlik ve düzenlerini boz.
Cemiyetlerini paramparça hale getir.
Hepsini bölük pörçük et.
Birbirlerine düşür.
Kirli emellerine ulaşmalarına müsaade etme ve onlara karşı biz kullarını her zaman nusretinle te’yid buyur.
Allahım!
Yüce Zatın, ulvi sıfatların, güzel isimlerin hakkı için, ism-i a’zamın hürmetine, Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) şefaatine ve kardeşleri olan bütün nebi ve resuller hürmetine dualarımızı kabul buyur.
amin!
***
Allahım!
Ululuğun karşısında ürperen ve tir tir titreyen mahzun bir gönülle işte yine kapına geldik.
Senden bizleri salaha ve iyiliğe kilitlenmiş kullarından eylemeni, ebrar ve mukarrebinin hayatına denk bir hayatla bize canlılık bahşetmeni, mükerrem ibadına lütufta bulunduğun gibi bizleri de nimetlerinle donatmanı, muhlisin (ihlasa ermiş) ve muhlasin (ihlasa erdirilmiş) kullarına nasip ettiğin güzellikte bir ölümle hayatımızı hitama erdirmeni, sonra da bizi katında makbul kullarınla beraber haşretmeni ve Senin yoluna baş koymuş “ilkler”in içinde Cennet’ine almanı dileniyoruz.
Allahım!
Dünyanın her türlü bela ve musibetine karşı bize afv u afiyet ver!
Olmasına hükmettiğin şeylerin şerrinden bizi koru.
Önümüzden yahut arkamızdan gelebilecek tehlikelerden bizleri muhafaza buyur.
Dünyada ve ahirette bizim için utanç vesilesi olabilecek durumlardan Sen bizi siyanet et ve bizleri konumunun hakkını veremeyip de sukut eden düşkünlerden eyleme!
***
Allahım!
Bizleri büyük-küçük hatalardan, günahlardan ve Senin emirlerine karşı isyan kokan tavır ve davranışlardan arındır.
Lisanlarımızı yalandan, gıybetten, Senin sevmediğin, hoşnut olmadığın bütün kirli sözlerden temizle.
Kalblerimizi gösterişten ve ikiyüzlülükten muhafaza buyur.
Gözlerimizi bakmamaları gereken şeylere bakıp da hıyanet etmekten koru.
Yüzlerimizi nurunun ziyasıyla aydınlat ve amellerimizi ıslah buyur.
Niyetlerimizi ihlaslı kıl ve bize lütfettiğin bütün şeylerde bereket ihsan eyle.
Ey bizatihi var olup başkasına muhtaç olmayan ve her şeyin varlık ve bekası kendisine muhtaç bulunan Hayy u Kayyum!
Her hal ve tavrımızı rızan istikametinde eyle.
Göz açıp kapayıncaya kadar hatta ondan da kısa bir süre bizi nefsimizle baş başa bırakma.
Bizi ve dünyanın dört bir yanındaki kadın-erkek kardeşlerimizi, sevdiklerimizi, arkadaşlarımızı başımıza gelebilecek her türlü kötü durumdan himaye buyur!
***
Allahım!
Senden güzel isimlerin ve ulvi sıfatların hürmetine bizi affetmeni, nefislerimizi dizginleyip ruhumuzun emrine vermeni, işlerimizi kolaylaştırmanı ve insanlardan ve cinlerden bize düşmanlık besleyenleri bertaraf etmeni diliyoruz.
Ey bütün mülk ve melekut kabza-ı tasarrufunda bulunan Malikü’l-Mülk!
Ey hayat sahibi Hayy!
Ey varlığının asla bir başlangıcı olmayan Kadim!
Ey ölüm Kendisi için katiyen söz konusu olmayan Baki!
İhtiyaçlarımızı gider.
Bize lütfunla muamelede bulun.
Başımızdaki bütün belaları def ü ref’ eyle.
Bizim yanımızda ol, bizi yardımsız bırakma.
Dini ve dünyevi her türlü musibetten bizi koru.
Dünyayı en büyük derdimiz, tasamız ve kendisi için en fazla gayreti sarf ettiğimiz bir meta’ kılma, kılma ki bizim en büyük işimiz Senin rızanı kovalamak olsun.
Bizi sevdiğin ve hoşnut olduğun amelleri işlemeye muvaffak kıl, Ey Yüce Rabbimiz!
***
Ey ellerini açtıkları zaman darda kalmışların duasına icabet eden Yüce Allahım!
İçimizden yükselen şu nida mahzun ve münkesir kalblerin nidasıdır; o nidaya icabet edecek yegane Zat da Sensin.
Kusurlarla alude olsak da, gaflet denilen illetten bir türlü kurtulamasak da işte yine Sana el açtık.
Vaad-i İlahini gerçekleştir ve dualarımıza icabet buyur.
Bizi dalalete saplananların ve gazabına uğramışların mahrumiyetine duçar kılma.
Sen bizim Mevlamızsın; teveccühünle bizleri serfiraz kılacağını ümit ediyor ve kereminle muamelede bulunacağını umuyoruz, ey rahmet dalgalarıyla kainatı kuşatan ve ey mağfiretine had-hudud olmayan!
***
Allahım!
Dualarımızı kabul buyur.
Acizliğimize, zayıflığımıza, düşmüşlüğümüze ve muhtaç oluşumuza merhametinle mukabelede bulun.
Aşılmaz gibi görünen zorlukları bizim için kolay hale getir.
Gaye-i hayallerimize hakikat urbası giydir ve bizi dünyada ve ahirette utanılacak durumlara düşmekten muhafaza eyle!
Allahım!
Kalblerimizi ve bütün kullarının kalblerini imana, İslam’a ve Kur’an yolunda hizmete tevcih buyur.
Sineleri bize karşı düşmanlıkla köpürüp duranlara karşı yardımcımız ol ve bizi sevip hoşnut olduğun amelleri işlemeye muvaffak kıl.
Bütün bunları Senden, yine Senin güzel isimlerinin hakkı için ve Efendimiz Hazreti
Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) hürmetine dileniyoruz.
Dileklerimizi kabul buyur Rabbimiz!
***
Allahım!
Ümmet-i Muhammed’in başında dönüp duran kara bulutları kaldır.
İçinde bulunduğumuz elim durumdan bizi halas eyle.
Şu aciz kullarını gam, keder, zillet, tembellik, çaresizlik ve ye’s musibetlerinden muhafaza buyur.
Allahım!
Bizi zahir-batın nimetlerinle donat.
Kurbiyetin kahramanı salih kullarını o üstün payeyle şereflendirdiğin gibi bizi de dünya ve ukba hayatında mesut eyle.
Dünyada sevip hoşnut olmadığın işlerden, ahirette de azabına ve ikabına maruz kalmaktan bizleri uzak tut.
Bizleri ebedi hayatın gerçek yurdu olan Cennet’ine al.
Cemalini müşahede ile lütuflandır ve Sana muhatap olma payesiyle şereflendir!
***
Ey inayetleri sonsuz Rabbimiz!
Ey yegane koruyucumuz!
Senden bizi her zaman koruyup kollamanı ve sıyanet etmeni dileniyoruz.
Sen bütün mahlukatını lütuflarınla sevindiren, özellikle de iyilik duygusuna kilitlenmiş kullarını gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve insan tasavvurunu aşkın hususi iltifat ve hususi payelerle şereflendiren sonsuz lütuf Sahibisin!
Ey sevdiği kullarını hiç yalnız bırakmayan Mevlamız!
Sen bizim için lütufkar namına layık yegane Zatsın.
Riayet ve inayetinle biz muhtaç kullarını insi ve cinni şeytanların asla ulaşamayacağı sıyanet kalene al.
Etrafımızı muhafaza surlarınla kuşat ve düşmanlıkla oturup kalkan kötü niyetli kimselerin şerlerinden bizi muhafaza buyur, ey koruyup gözetenlerin en güzeli, ey celal ve ikram sahibi Rabbimiz!
***
Allahım!
Şayet Senin hıfzın ve riayetin olmasaydı biz mutlaka helak olurduk.
Tenezzül buyurup da bizi nimetlerinle donatmasaydın o zaman da hüsrana uğrardık.
Ey bütün eksik sıfatlardan beri, yüceler yücesi Rab!
Biz kapıkulların eğer Sana itaat edebilme gibi bir paye ile müşerrefsek, bu tamamen Senin lütuf ve inayetinin eseridir.
Bütün verdiklerinden dolayı minnet Sana; iman ve İslam nimetinden dolayı hamd ve şükran da yine Sanadır.
Rabbimiz!
Senden, bundan sonra da her zaman yar ve yardımcımız olmanı istirham ediyor, bizi yolların en sağlam ve en şaşırtmaz olanına hidayet buyurmanı diliyoruz.
Sen bizim hem velimiz, hem de biricik vekilimizsin.
Sen ne güzel Vekil’sin!
***
Rabbimiz!
Senden, bize masivadan arınmış dupduru kalbler, sürekli Senin yadınla meşgul diller, yaratıldıkları gayeler karşısında boyun büküp her zaman kemerbeste-i ubudiyet içerisinde emre amade duran his ve latifeler, iman esaslarını aksine ihtimal vermeyecek şekilde bilip kabullenebileceğimiz, duyup hissedebileceğimiz ve onu kendi özümüzle bütünleştirip irfan ufkuna ulaşabileceğimiz kıvamda bir yakin-i tam ve bizi asla terketmeyecek afiyet-i daime istiyoruz.
Rabbimiz!
Günahlarla alude bir halimiz var; bizi fevt ettiğimiz şeyleri telafi edip yeniden toparlanabileceğimiz kamil ve nasuh bir tevbeye muvaffak kıl ve bütün günahlarımızı eritecek mağfiret havuzlarına al.
Gırtlaklarımıza kadar kabahatlerle kirlenmiş olsak da Sen seyyiatımızı, measi ve mesavimizi affet.
Sevmediğin ve hoşnut olmadığın şeylerin muhabbet ve meyillerini kalblerimizden söküp at.
Bizi Kendi nezdindeki hazinelerinle te’yid buyur, Kendi kuvvetinle destekle, destekle ki şu geçici dünyadan ancak Senin yardımınla emniyet ve selamet içinde çıkabiliriz.
***
Bizi sıyanet buyur ey yegane Koruyanımız!
Dinimize ve dünyaya müteallik bütün işlerimizde insi ve cinni şeytanların, sürekli kötülüğü emredip duran nefs-i emmarenin vereceği zararlardan, inanan kullarına karşı kalbleri kin ve nefret duygularıyla dopdolu düşmanların saldırgan davranışlarından bizi muhafaza et, ey her zaman inayetiyle bizimle beraber olan Rabbimiz!
Onların tuzaklarından, komplolarından bizi ve gönlünü Senin dinine vermiş bütün inananları himaye eyle.
Hile ve hud’alarını başlarına çevir ve onları mağlup bir vaziyette gerisin geriye döndür.
Bilerek yahut bilmeyerek işlediğimiz hata ve günahlardan dolayı bu hak-hukuk tanımaz insafsızları başımıza musallat eyleme.
Onların kirli emellerini gerçekleştirmelerine müsaade etme ve bize, ihsan çeşmenin tatlı bir suyu olan, “gel ve endişe etme, çünkü sen güven içinde olanlardansın” hakikatini tattır!
***
Ey bütün cebbar ve gaddarları azamet ve ululuğuyla dizginleyip durduran ve bize, yüce dinimiz İslam’a ve kemerbeste-i ubudiyetle ona yürekten bağlanmış Müslümanlara kinle, nefretle düşmanlık besleyenleri kudretiyle çepeçevre kuşatan Yüceler Yücesi Rab!
Senden, sırf Sana inandıkları için, inanan kullarına adavet besleyen insafsız ve yola gelmez kimselerin ağızlarına gem vurmanı, ellerine kelepçe geçirmeni, ayaklarına zincir takmanı diliyoruz.
Biz masum ve garip kullarına merhamet buyur da, bize karşı kin ve nefret duygularıyla oturup kalkan hasetçilerin menfur emellerine ulaşmalarına müsaade etme.
Bizi nusretinle destekle.
“Ta Ha” ve “Ya Sin” hakkı için, Peygamberlerin Efendisi yüzü suyu hürmetine, bütün şerlerden ve şerirlerden Senin Hafiz (koruyup kollayan, himaye eden) isminle ve sevdiğin kullarını siyanet edip koruduğun diğer isimlerinle bizi de muhafaza buyur!
***
Allahım!
Biz, Senin Müslüman kulların, mahzun ve kederli olarak huzuruna geldik.
Senden sıkıntılarımızı gidermeni, gam ve hüznümüzü izale buyurmanı dileniyoruz.
Dileniyoruz zira Sen kapına koşanları hiçbir zaman eli boş geri çevirmezsin.
Ya Rab!
O sahip bulunduğun en güzel isimlerin ve en ulvi sıfatların hakkı için günahlarımızı mağfiret buyurmanı, kusur ve ayıplarımızı örtmeni, bizi sevip razı olduğun amelleri işlemeye muvaffak kılmanı, Sana gönül bağlamış bütün Müslüman kullarını haddini aşıp saldırganca davranan, düşmanlık duygularıyla oturup kalkan ve her zaman komplo peşinde koşan insanlık mahrumlarına karşı nusretinle koruyup kollamanı istirham ediyoruz.
Gelip başımıza çöreklenen her türlü üzüntü, tasa, keder ve sıkışıklık hallerinden kurtulmamız için bize nezdinden fereç ve mahreçler, çıkış yolları gönder.
Bize, varıp Sana ulaşan dosdoğru yolu göster ve takva elbisesini giydir.
Muhakkak ki, itaat edilip azabından sakınılmaya layık olan ve günahkarların günahlarını bağışlama şanına en çok yaraşan yegane zat Sensin.
***
Ey her şeyin perçemini elinde tutan ve bütün kapıların anahtarları sadece Kendi nezdinde bulunan Yüceler Yücesi Allahım!
Senden, bizi masivanın bütün kayıtlarından azad etmeni ve en hayırlı kapıları biz muhtaç kullarına açmanı diliyoruz.
Bu pür kusur bendelerini sadece Sana, hem de en kamil bir şekilde kullukta bulunmaya muvaffak kıl.
Rahmet ve inayet tecellilerinle ihtiyaçlarımızı gidererek Senden başka her şeyden ümidimizi kes; kes ki, aradıklarımızı sadece Senin kapında arayalım.
İçimizde şeytanın ve her zaman kötülüğü emredip duran nefislerimizin taleplerine karşı bir ürperti uyar.
Bizi hükmünden ve icraat-ı sübhaniyenden hoşnut, sağanak sağanak yağdırdığın lütuflarının şükrüyle gerilmiş, Zatını ve isimlerini yad etmekten engin bir haz duyan ve Sana kavuşmaya karşı her zaman iştiyakla dopdolu olan kullarından eyle!
Rabbimiz!
Engin rahmetine iltica ediyor ve bizi başka değil, sadece ulu dergahının önünde yana yakıla içini döken, yüzünü yalnızca Sana dönen, Senin emir buyurduğun yolda yürüyen ve bütün bunlarla sadece ve sadece Senin hoşnutluğunu murad eden kulların haline getirmeni diliyoruz.
***
Ey hem dünyada hem de ukbada bitip tükenme bilmeyen hazinelerin biricik sahibi!
Ey ihsan ve atasıyla bütün alemleri kuşatan yüce Rab!
Mukaddes ve bereketli hazinelerinin kapılarını bize de aç.
Bize de teveccüh buyur ve nezdinden hususi bir nurla simalarımızı, sinelerimizi pür-nur eyle.
Sana yaklaştırmayan ve Senden uzaklaştıran masiva adına ne varsa hepsini tecellilerinin şualarıyla gönlümüzden çıkar.
Çıkar ki kalbimizde sadece Senin sevip hoşnut olduğun şeylere karşı arzu ve iştiyak kalsın.
Her dem tazelenen sürpriz eltaf-ı Sübhaniyenle biz muhtaç kullarını sarıp sarmala.
Maiyyetini içimize öyle duyur ki onunla Senden başka her şeye karşı müstağni kalabilelim.
Ve ey Rabbimiz!
Mukarrebin ve ebrara nimetlerini sağanak sağanak yağdırdığın gibi bize de bol bol iyilik ve cömertlikte bulun!
***
Allahım!
Senden, yerde ve gökteki bütün kullarının kalblerinde bizim için bir sevgi zemini hazırlamanı diliyoruz.
Nezdinde armağanların en güzeli olan kurbet payesine mazhar olmuş enbiya ve mürseline teveccühte bulunduğun gibi bizi de teveccüh ve hüsn ü kabul mevhibelerinle donat.
Bizimle cinni ve insi şeytanların, onların saptırma, dalalet yollarına çekme, tesvil (ayartma) ve tezyin (süslü gösterme) arzularının arasını doğu ve batı arasındaki mesafe kadar uzak tut!
Rabbimiz!
Kapında durup acz u fakr içinde, aynı zamanda reca duygusuyla dilendiğimiz şeyleri bize lutfedeceğine inanıyoruz.
Sen, Rauf ve Rahimsin; ne olur, umduklarımızı boşa çıkarma!
***
Yüce Rabbimiz!
Bizim için de nezdindeki hazinelerin kilitlerini açmanı ve esrar-ı rububiyetinin perdelerini aralamanı dileniyoruz.
Bize uluhiyetinin esrarıyla teveccühte bulun.
Azamet ve kibriyanla öyle tecelli et ki, gönül gözlerimiz Seni unutup da kendimize ve masivaya takılmaktan kurtulsun.
Nurunun şualarıyla bütün cismani meyillerimizi siliver, siliver de hayvaniyetimize bakan yönüyle keyfiyet ve kemmiyet darlığına duçar kalmayalım.
Ey Rabbimiz!
Biz aciz, zayıf, garip ve muhtaç kullarına Rahmaniyetin, Rahimiyetin inayet ve riayetinle nazar kılmanı istiyoruz.
Ne olur, Senin ulu dergahına yönelen şu derbeder gönülleri boş geri çevirme!
***
Ey Ululardan Ulu Rabbimiz!
Bizi, Senin azamet ve ululuğun karşısında kulluk hakikatini kavramış, yüzü her zaman yerde olanlar kullarından eyle.
Buudları ölçülemeyecek kadar geniş olan ihsan ü ata hazinelerinden ve hadd ü hesabı olmayan bereket kaynağı fazlından bize de bol bol lütufta bulun!
Ey her şeyin yegane sahibi yüce Rabbimiz!
Dostluğunla şerefyab kılarak lütufta bulunduğun kulların gibi, bize de teveccühte bulun; Sana düşmanlık edenleri mahrum ettiğin şekilde bizi nimetlerinden mahrum etme; Sen mü’minlerin dostu ve yardımcısı, Senden talepte bulunanların isteklerini is’af eden biricik kerem sahibisin!
Zaten Senin keremin sadece halis mü’minlere, teveccühün de ebrar ve mukarrebine mahsus değildir; Sen her şeyi kuşatan rahmetinle dilediğini ihsan ve ikramlara boğarsın.
Evet, Sen lütuflarında sınır olmayan Cömertler Cömerdi, kullarının bütün ihtiyaçlarını görüp onları başkalarına el açma zilletinden kurtaran Ğaniy-yi Hakiki ve merhamet şualarıyla bütün varlığı sarıp sarmalayan Yüceler Yücesi Rahim ü Aliyy’sin.
***
Ey açık-gizli her şeyi bilen Alim Rabbimiz!
Bizi nezd-i uluhiyetinden göndereceğin ilham hüzmeleriyle doyur!
Ve ey kullarını cezalandırmakta acele etmeyen hilm sahibi Halim Rabbimiz!
Bu tahammülü az kullarını, sinelerini sabr-ı cemille doldurmak suretiyle te’yid buyur!
Ve ey yaptığı bütün işlerinde sayılamayacak kadar hikmetler bulunan Hakim Rabbimiz!
Yakine susamış şu kullarının kapalı gözlerini de icraatındaki yüce ve derin hikmetlere aç!
Ey Hayy u ya Kayyum!
Ey gerçek hayatın Sahibi ve her şeyin varlık ve devamı Kendisine muhtaç bulunan Rabb-i Rahim!
Vicdanlarımızda sürekli Zat-ı Akdes’ini yad etmeye bizi muvaffak kıl ve bütün latifelerimizi zikrinle ihya buyur.
Bir an bile olsa doğruluktan ve doğru yoldan bizi cüda düşürme!
Allahım!
Kainatta dönüp duran bütün hadiseler..
ağaçların dallarında asılı duran yapraklar ve meyveler..
insanların içlerinde gezip dolaşan hayaller ve düşünceler..
sır ve hafilerdeki dereceler...
bunların hepsi sadece Senin Deymumiyetin ve Kayyumiyetinle, nihayet ve yeniden oluş gibi hallerden münezzeh, ezelden ebede daim, kaim ve baki bulunmanla meydana gelmektedir.
Onların tamamı Senin varlığına ve birliğine şahit, müşahitler için de birer delildirler.
Hepsi Senin emrin, teshirin ve evirip çevirmenle varlığın cilvelerini tatmaktadır.
Ya Rab!
Ne olur, bizim matlubumuzu ve maksudumuzu da teshir buyur; Senin ulu adını ve hakkın sesini-soluğunu cihanın her bir bucağında i’la etmek olan maksudumuzu.
***
Ya Rab!
Sen lütufta bulunanların en güzelisin; Senden bizi de umduklarımıza nail eylemeni diliyoruz.
Başlarımızdan aşağıya sağanak sağanak yağdırdığın nimetlerden dolayı evvel-ahir bütün hamd ü senalar Sana, bizim gibi liyakatsiz gönülleri iman ve İslam’la serfiraz kıldığın için bütün minnet ve şükran hislerimiz de yine Sanadır.
Ne olur, bizi iman ve İslam’la şereflendirdiğin gibi ihsanla ve daha ötesiyle de şereflendir.
Ey kudreti sonsuz olduğu gibi rahmeti de sonsuz olan biricik Rabbimiz!
Biz aciz bendelerini, ihsanda bulunduğun lütufları geri almak suretiyle cezalandırma.
Bizi Senin nimetlerine karşı kör ve nankör durumuna düşmekten sıyanet buyur ve bize hoşnutluğunun mahrumiyetini yaşatma!
Ya Rab!
Ulu dergahının önüne geldik; Sana hatalarından dolayı uzak düşüp de hatasını anladıktan sonra içi nedametle köpüren bir ihtiyaç sahibinin lisanıyla sesleniyoruz.
Dileklerimizi de sevenlerin sevdiklerinden istemesi türünden sayacağını ümit ederiz.
Yaptığımız duaları, artık bütün bütün çaresiz kalmış ızdırar içindeki bir kulunun duası gibi kabul buyur ve nezd-i Uluhiyetine yakınlık gibi payeler üstü bir payeyle taltif ettiğin kullarının gözlerindeki hicabı kaldırdığın gibi, Hak ve hakikatle bizim aramıza girmiş perdeleri de kaldır!
***
Ey kerem ve cömertliğine hudut olmayan yüce Allahımız!
Senden, lütuf sağanağınla bizleri de sırılsıklam hale getirmeni, kullarının kalblerini bizim Sana iman ve teslimiyetten nebean eden duygu ve düşüncemize yönlendirmeni, biz zayıf ve muhtaç kullarını her zaman muhafaza ve himayen altına almanı, Hayy ve Muhyi ism-i celillerinden gelen nurlarla, ölmeye yüz tutmuş gönüllerimize hayat üflemeni, nezd-i Uluhiyetinden ekstra bir armağan olarak göndereceğin ilm-i ledün ile bilip duyma, duyup tanıma ve marifet ufkumuzu genişletmeni, Senin nam-ı celilini dünyadaki her sineye duyurma istikametinde didinip duran kullarına rahmetinle muamelede bulunarak onlara açılım üstüne açılımlar nasip etmeni ve kerem kapını bizler için ardına kadar açmanı diliyoruz.
Rabbimiz!
Bahtına düştük; ne olur, hep düşe-kalka sendeleyerek yürüyen ve ruhları itibariyle bir paçavraya dönüşme tehlikesiyle her zaman karşı karşıya bulunan bu mücrim kullarını takva elbisesi, ihsan urbası, muhabbet ve kurb tacıyla zinetlendir!
Sana müştak kullarının başka her şeye kapandıkları gibi, Sen de bizim dışımızı ve içimizi, Canan mülahazası dışındaki bütün fiil, duygu, düşünce ve hayallerden tecrid eyle!
Sevmediğin ve razı olmadığın neler varsa, onların hepsinin dar mahpeslerinden bizleri kurtar ve hep uzak tut!
***
Ey bilinmesi gerektiği ölçüde bilmekten fersah fersah uzak bulunduğumuz yüce Rabbimiz!
Bizi marifet denizinin derinliklerine daldır; daldır ki, kalblerimiz saffet bulsun, yolumuzun sonu da vuslat olsun!
Bizi nurunla rızıklandır.
Şek ve şüphenin karanlık vadilerinden uzaklaştır.
Zahir ve batınımızı İlahi inayetinle te’yid buyur ve bizi cismaniyetinin altında kalıp da ezilenlerin elim akıbetine maruz bırakma!
Ey kullarının dualarına her zaman mukabelede bulunan Yüceler Yücesi Rab!
Bizim dualarımızı da kabul et.
Bizi dünyada da, ukbada da kaybedenlerden eyleme.
Her türlü bela ve musibetlerden sıyanet buyur ve umduklarımızın ötesinde sürpriz lütuflarınla sevindir!
***
Rabbimiz!
Biz yoktuk; Sen var ettin.
Fakat biz kendimize zulmettik, zulmettik de olmadık günahlar irtikap ettik, mesaviye girdik, Senin asla hoşnut olmayacağın vadilerde dolaştık.
Ey Rab!
Şimdi bütün bunları yüce huzurunda itiraf ediyoruz.
Şayet bizi affeder ve bağışlarsan -Sen de biliyorsun ki- Senin mülkünden hiçbir şey eksilmeyecektir.
Bize azap edersen, o zaman da saltanatında bir ziyade olmayacaktır.
Ey Kendini her kelamının evvelinde Rahman ve Rahim diye tavsif buyuran Merhametliler Merhametlisi Rab!
Sen dilersen bizden başka azap edecek kullar da bulabilirsin.
Ya biz!
Senden başka merhamet edecek kimi bulabiliriz!
Öyleyse, ne olur rahmetinle muamelede bulun ve bize merhamet buyur, ey Rahim ü Vedud!
***
Allahım!
Lütfen ve keremen günahlarımızdan ve hatalarımızdan dolayı bize azap etme!
Senin azabına uğrayarak helak olma endişesinden dolayı tir tir titriyoruz; bahtına düştük, ne olur, bizi azabından koru ve bize dünyada ve ahirette afv u afiyet ver.
Ey Yüceler Yücesi Allahımız!
Senin kapından başka sığınacak yerleri olmayan biz muhtaç kullarını içine düştüğümüz bir takım yakışıksız amellerden dolayı muahaze etme.
Dönüp dolaşıp Sana gönül bağlamış kullarına musallat olmak isteyen vatan, millet, insanlık ve din düşmanlarına fırsat verme.
Bizi hem Senin hem de yüce Habibin Hazreti
Muhammed’in (aleyhi efdalüssalavat ve ekmelüttahiyyat) asla dokunulamayan ve zarar verilemeyen himayesine dahil eyle ve yürüdüğümüz yolumuzu her biri birer takva abidesi haline gelmiş müttaki önderlerin yollarıyla birleştir.
Ey ihsan ve mevhibeleri hazinelerinden hiçbir şey eksiltmeyen Yüce Rabbimiz!
Bizi de günahların zarar veremeyeceği sağlamlıkta bir sadakat, yüzünü sadece Sana çevirmekle huzur bulan bir kalb ve yalnızca Cemal-i ba-kemaline ulaşmakla itmi’nana erecek bir sır ile donatmanı istiyoruz.
Ne olur, dileklerimizi kabul eyle.
***
Ey yüceler yücesi Rab!
İşte yine Senin kalblere inşirah salan huzuruna geldik.
Sana teveccüh ediyor, mukaddes iklimine sığınıyor ve teveccühümüze teveccühle hem de teveccüh-ü tam ile mukabelede bulunmanı diliyoruz.
Bize aksine ihtimal verilmeyecek kadar güçlü ve olgun bir iman ve hiçbir şirk şaibesiyle bulanmamış berrak bir tevhid telakkisi lütuf buyur.
Kalblerimizi, Senin için sevilenler dışında, zerresi bile Senden başkasına tahsis edilmemiş dupduru bir sevgiyle donat.
Vicdanlarımızı Senin kusursuz, pak ve her hususta noksansız bulunduğun mülahazasına bağlanmış ve Zat-ı Zülcelal’ine isnat edilmesinden hoşnut olmayacağın sıfatlardan azade kalmış bir takdis düşüncesiyle mamur kıl.
İyilik mülahazasına kilitlenmiş mukarreb kullarına ihsanda bulunduğun gibi bize de topyekün günahlardan, hatalardan, masiyetlerden, batıl mülahazalardan ve hiçbir sağlam esasa dayanmayan kuruntulardan kurtulma yolları ihsan et!
***
Ya Rab!
Senin kudretin her şeye yetecek kadar büyük, nimetlerin de bütün varlığı kuşatacak kadar umumidir.
Senden bizi de Rububiyetinin nurları ve Uluhiyetinin esrarıyla çepeçevre sarmalamanı dileniyoruz.
Rahman ve Rahim isimlerinin hürmetine bu muhtaç kullarını Rahmaniyet ve Rahimiyetinle te’yid buyur.
Senin dostluğuna her şeyden daha fazla ihtiyacı olan bendelerini üns ikliminin re’fet ve nurundan mahrum eyleme; eyleme ki, Sübuhat-ı esmaiye ve sıfatiyende biz de eriyip tükenelim.
Varlığını vicdanlarımıza duyur ve gönüllerimizi marifet-i tamme ile öyle doyur ki, Seni daha iyi tanımaya vesile olabilecek ne kadar malumat varsa hepsinin inceliklerine ve derinliklerine biz de muttali olabilelim.
Ya Rab!
Sen cömertliğine hudut olmayan yegane Cevad-ı Kerim ve rahmetinin sınırları hayal bile edilemeyecek kadar engin bir Rabb-i Rahim’sin!
Ne olur, ihsanlarından bu kapı kullarını mahrum etme ve nimetlerinle bizi de şad mesrur eyle!
***
Allahım!
Bütün eşyadan önce var olan Evvel Sensin; Senden önce hiçbir şey yoktu Her şey göçüp gittikten sonra baki kalacak ahir Sensin; Senden sonra hiçbir şey kalmayacaktır.
Sayısız açık delillerle varlığı meydanda olan Zahir Sensin; Senden ayan hiçbir nesne olamaz.
Varlığının keyfiyeti gözlerden ve idrakten uzak olan Batın da yine Sensin; Senden başka hiçbir şey bizzat mevcut değildir.
Allahım!
Seninle aramıza, göz açıp kapayıncaya kadar bile olsa hiçbir engelin girmesine fırsat verme ve bizi hiçbir zaman huzurundan kovma!
Bize, bizim istihkakımıza göre değil de Senin keremine yakışır bir şekilde muamelede bulun.
Ne olur, işlediğimiz günahlardan dolayı da bizi azaba uğratma!
Ya Rab!
Bu muhtaç ve müştak kullarına muhabbetinin halavetini tattır da, sinelerimiz inşiraha ersin.
Marifetinin nurlarıyla zahir-batın bütün latifelerimizi öyle aydınlat ki, kalblerimiz bir kez daha hayat bulsun.
Allahım!
Gönüllerimizi esma-i hüsnanın ve sıfat-ı sübhaniyenin ziyasıyla tenvir buyur ve bizi Yüce Nebi’nin sünnetini ihya edebileceğimiz kıvamda faydalı bir ilimle rızıklandır!
Rabbimiz!
Bütün bunlara mazhar olabilmek için Senin rahmet ve merhametine iltica ediyor, havl ve kuvvetine sığınıyoruz.
Senin yüce dinine ve sevgili kullarına karşı kin ve gayzla köpürüp duran insafsız ve vicdansızları da yine Sana havale ediyoruz.
***
Ya İlahena ve Ya Rabbena!
Kalb gözü açık olanların bütün eşyada ayan-beyan görebileceği Zahir Sen, gayblar gaybı Batın Sen, dillerde vird ü zeban Sen, esma-i hüsnasıyla malum, sıfat-ı ulyasıyla maruf da yine Sensin.
Senden zahirimizi tertemiz hale getirmeni ve batınımızı da nuranilerin iç dünyalarını nurlandırdığın gibi tenvir buyurmanı diliyoruz.
Bizim yanımızda ol, aleyhimizde olma.
İşlerimizi yoluna koy.
Sevip hoşnut olmadığın ne kadar kötü haslet ve ne kadar çirkin davranış varsa onların hepsiyle bizim aramızı doğu batı arası kadar uzak tut!
Ey yücelerden yüce ve kullarına onların şah damarlarından daha yakın Rabbimiz!
Bizim Senden uzaklığımızı düşünüp Sana avazımız çıktığı kadar yüksek sesle nida ediyor ve yine Senin bize yakınlığını mülahazaya alarak da kısık seslerimizle münacaatta bulunuyoruz.
Ne olur, bahtına düştük, bizi salih ameller işlemeye muvaffak kıl; nebileri, sıddıkları, şehitleri ve daha başka mukarreb kullarını yakınlığınla serfiraz kıldığın gibi biz aciz ve muhtaç kullarını da serfiraz kıl!
***
Ey hem kudretine hem de merhametine hudut olmayan biricik Rabbimiz!
Senden, nezdi uluhiyetinden göndereceğin mukaddes bir ruhla sinelerimizi tertemiz hale getirmeni, basiretlerimizi keskinleştirmeni ve Seninle aramızdaki perdeleri kaldırarak mükaşefe yollarını bizim için de açmanı diliyoruz.
Ne olur, Senin büyüklüğüne layık feth-i mübinleri bizim için de müyesser kıl ve yüce katından lütuf buyuracağın ilm-i ledün ve rahmani tecellilerle bizim kalb kaselerimizi de doldur!
Ey sevip hoşnut olduğu kullarını her zaman koruyup kollayan Sultanlar Sultanı!
Senin hıfz u inayetinden başka sığınacak melce’ ve dayanağı olmayan bu zayıf ve garip kullarını da, önümüzden ve arkamızdan gelebilecek tehlikelerden sıyanet buyur; buyur ki Senin said kullarından olalım ve şekavet derelerine düşmekten kurtulalım.
Ey zikrinden aciz olduğumuz biricik Mezkur ve şükrüne takat getiremediğimiz yegane
Meşkur!
Bize Seni anma hususunda bir an bile fütur getirmeyecek diller, muradını anlamaya muktedir gönüller, sağanak sağanak gönderdiğin nimetlerine karşı hamd ve şükür duygusuyla gerilmiş akıl ve zihinler ver.
Sinelerimizi ilmine muvafık bilgi ve hikmet damlacıklarıyla doldur.
Günahlarımızı yarlığa.
Bizi, kadın erkek bütün kardeşlerimizi, Habibinin yolunda yol arkadaşlığı yaptığımız dostlarımızı ve yine sırf Senin hoşnutluğun için birbirimizi sevdiğimiz kardeşlerimizi gönüllerde birer yad-ı cemil haline getir ve hepimizi Naim cennetlerinin varisleri kıl!
***
Allahım!
Nezdinde kurbet kahramanlığını ihraz etmiş ve makbul kulların arasına girmiş seçkinlerin evsaf-ı hasenesiyle bizim ruhlarımızı da güzelleştir.
Sevip hoşnut olduğun salih amelleri işlemeye bizleri de muvaffak kıl.
Bu bendelerini de, sürekli Senin kapının önünde, o kapının aralanmasını bekleyen, yüzü yerde, tevazu, mahviyet ve hacalet kahramanlarından eyle.
Sadakatle Senin ulu dergahının önünde bekleyip duran sıddıkları doyurduğun gibi, bu marifete muhtaç kullarını da marifet tecellilerin ile doyur!
Ey Yüce Rabbimiz!
Bizi nezdinden öyle bir inayetle te’yid buyur ki, gönüllerimiz ve ruhlarımız gerçek hayatın içlere inşirah salan nefesleriyle dolup taşsın.
Bize imanın hakikatini göster.
Bizi yakin zirveleriyle tanıştır; tanıştır da ihlas ve samimiyet, fıtratlarının bir derinliği haline gelmiş salih kullarının teveccühleri ölçüsünde bir teveccühle yüzlerimizi Sana çevirebilelim; Senin kapından başka hiçbir kapının dilencisi olmayalım ve Senden gayrı hiçbir şeye gizli-açık kullukta bulunmayalım.
Ya Rab!
Bütün maksutların ve mahbupların ötesinde yegane matlup Sensin!
Kalbler de, perçemler de Senin elindedir.
Bütün her şeyin, önünde-sonunda varıp dayanacağı biricik merci’ de yine Sensin!
***
Ey bütün mevcudatın yaratıcısı ve yaşatıcısı olan Yüce Allahımız!
Sen Zat-ı Ecell ü A’lasına hiçbir arazın arız olamadığı, gücünü, kuvvetini hiçbir çerçevenin kuşatamadığı ve hiçbir beyanın Kendisini hakkıyla ifade edemediği yegane Zatsın!
Bütün aleme yerleştirdiği alametlerle seyyarelerden zerrelere kadar topyekün mahlukat tarafından eksiksiz bilinip tanınan ve varlığı kendinden olan Mevcud-u Hakiki de yine Sensin!
Hiçbir delil ve hiçbir burhan Senin mevcudiyetini ispata kafi gelemez.
Varlığını, kullarının kalblerine yerleştirdiğin imanla duyuran ve varlık alemindeki her şeyden daha ayan olan Sensin!
Biz, Senin kapıkulların, varlığımızı Sana borçlu olduğumuz gibi, varlığımızın devamı da yine Senin devam ettirmenle mümkün olmaktadır.
İşte bu hislerle Sana yöneliyor, Sana tevekkül ediyor, kudretinin azametine, ilminin ihatasına, iradenin şümulüne, sem’ ve basarının nüfuzuna dayanarak, bize de Vahdaniyetinin esrarını duyurmanı istirham ediyoruz.
Ruhlarımızı sıfat-ı Sübhaniyenin tecellileri ile pırıl pırıl hale getir ve kalblerimizi marifetinin nurları ile bütün kirlerden, paslardan ve ahlak-ı zemimeden arındır!
***
Ey engin rahmet ve merhamet sahibi Rahman ve Rahim Rabbimiz!
Senden başka dertlerimize derman olabilecek, hastalıklarımıza şifa verebilecek, keder ve tasalarımızı izale buyurup kalblerimizi imar edebilecek bir güç ve kuvvet yoktur.
İstirham ediyor, el açıp dileniyoruz; içimizi Senin hoşnutluğuna zıt bütün şaibelerden ve ağyar mülahazalarından arındır.
Ne kalbimizde ne de dilimizde, küçük ya da büyük, iddia kokan hiçbir duygu ve düşünce bırakma.
Bütün latifelerimizi nezdinden lütfedeceğin esintilerle lebaleb doldur.
Bizim gibi kendi uzaklığının vadilerinde avare dolaşanlara kurbet yamaçlarında tenezzüh etme imkanları ihsan et.
Bahşettiğin nimetlerin lezzetlerini vicdanlarımıza duyur ve içimizdeki şükür hislerini coştur.
Zahirimizi ve batınımızı, Senin yüce huzurundan uzaklaşmamıza ve Senden uzaklığın karanlık çukurlarına düşmemize sebep olabilecek her türlü isten, pastan, kirden ve sisten arındır!
Ya İlahena ve ya Mevlana!
Gönüllerimize Rububiyetinin esrarını duyur.
Uluhiyetinin gizli enginlik ve derinliklerini anlamamıza vesile olabilecek bir idrak ufkuyla bizleri ma’mur kıl.
Sıfat-ı sübhaniyenden akıp gelen tecelli hazinelerine basar ve basiretlerimizi aç ve esma-i hüsnanın hakikatleriyle marifet ufkumuzu genişlet, ey ezeli ihsan ve namütenahi lütuf sahibi Rabbimiz!
***
Allahım!
Yüce nezdinden göndereceğin bir nurla simalarımızı pırıl pırıl hale getir.
Sadrımızı, sinemizi, kamil imana, tastamam ihsana aç ve bizi, sevip razı olduğun amelleri işlemeye muvaffak kıl!
Allahım!
İhlasa erdirdiğin ve nezdinde makbuliyet payesiyle şereflendirdiğin kullarının kalblerindeki kilitleri çözdüğün gibi bizim kalblerimizin kapılarını da Senin marifetine ve muhabbetine aç.
Sinelerimizde paslanmaya yüz tutmuş kilitleri çöz.
Bizi kapının eşiğine yüz sürmekten mahrum etme ve o ulu dergahına yüz sürüp bir dilekte bulunduktan sonra da talebimizi reddetmek suretiyle bizi cezalandırma!
Ya Rab!
Sana sığınıyor, isteyeceğimizi sadece Senden istiyor ve yalnızca Sana teveccühte bulunuyoruz.
Sen de biliyorsun ki, başka bir şey değil, Senden sadece Seni istiyoruz.
Zaten Rab olarak da bir tek Senden razı olabiliriz.
Ne olur, bahtına düştük, bizi cismaniyetin ve bedene kulluğun derekelerinden, alt basamaklarından, kalbin, ruhun ve sırrın derecelerine, üst basamaklarına çıkar.
Çıkaracağına inancımız tamdır, zira bizi ve işlerimizi koruyup kollayan yegane Zat Sensin.
Biz dostluğun gereklerini ortaya koyamasak, ahdimize sadık ve vefalı olamasak da Sen bizi ümit ettiğimiz hususlarda haybet ve hüsrana uğratma!
***
Ya Ekrame’l-ekramin ve ya Erhame’r-rahimin!
Sen bizim yegane Mevlamız’sın.
Biz de derdimizi Sana şerh ediyor, hal-i pürmelalimizi, kullukla asla bağdaştırılamayacak nahoş hallerimizi Sana şikayet ediyoruz.
Bilerek ya da bilmeyerek içine düştüğümüz günahlardan dolayı bizi azaba maruz bırakma, ikaba uğratma.
İnsi ve cinni şeytanların gelip gelip inananların tepesine binmelerine ve musallat olmalarına müsaade etme.
Enbiya-i izamı ve rusül-ü kiramı koruyup kurtardığın gibi bizleri de din ve diyanet düşmanlarının şerlerinden, tuzaklarından, hilelerinden kurtar ve her zaman sıyanet buyur!
O sevgili kullarının bazılarına dokunan zararı def ü ref’ etmiş, bazılarını içinde bulundukları sıkıntılardan çekip çıkarmış, diğer bazılarını da kefere ve fecerenin verebilecekleri zararlar karşısında hıfz u inayet seralarına almıştın.
Ya Rabberrahim!
Bize dokunan ve dokunması muhtemel olan zararları da kaldır.
Gaflet, heva ve heves gayyalarından bizi de kurtar.
Hata işlemekten, masiyetlere düşmekten, küfrün ve dalaletin karanlık vadilerine yuvarlanmaktan bizi de muhafaza buyur.
Marifet basamaklarındaki derecelerimizi yükselt.
Kurbiyetinin halavetini ve üns esintilerini gönüllerimize tattır.
Bütün hal, hareket, tavır ve davranışlarımızda ruhumuzun heykelini ikame etmeyi bize müyesser kıl.
Dünyada ve ahirette sağanak sağanak yağdırdığın ve yağdıracağın lütuflarının kadr ü kıymetini bilmeyi de nasip eyle!
***
Azameti ve ululuğu bütün izafi büyüklüklerin kıyas kabul etmeyecek kadar üstünde olan Yüceler Yücesi Rabbimiz!
Senin kulun olmak ve Sana kullukta bulunmak bizim için en büyük şeref, en büyük payedir ve iftihar vesilesi olarak da kafi ve vafidir.
Acz ü fakrımızı itiraf ederek çaresizlik içinde bir kez daha kapına geldik; rahmetinle muamelede bulunup bizi yüce dergahından eli boş, haybet ve hüsrana maruz kalmış bahtsızlar olarak geri çevirmemeni diliyor ve dileniyoruz.
Ya Rab!
And olsun ki, Sen bizleri huzurundan boş çevirirsen, sığınacak başka hiçbir melceimiz ve necatımıza vesile olabilecek hiçbir çaremiz yoktur.
Ey fazlı ve lütfu bir nehir gibi sürekli çağlayıp duran ve ey kullarının günahları ne kadar büyük olursa olsun onları mağfiret buyuran merhameti sonsuz Rabbimiz!
Ğaffar ism-i celilin yüzü suyu hürmetine bizi de günahlarımızdan arındırıp tertemiz, arı-duru bir kıvama erdirmeni, Kerim ve Latif isimlerinin hatırına bu kapıkullarını da ihsan ve ata sağanaklarıyla sırılsıklam hale getirmeni, kurb-u huzurundan uzak kalmaya sebep olabilecek her türlü mani ve engeli Seninle aramızdan kaldırıp uzaklaştırmanı, nezd-i Uluhiyetinden göndereceğin tecelli dalgalarıyla, beşeriyetimizden kaynaklanan karanlık noktaları ve boşlukları aydınlatıp kapatmanı, zahir ve batın hislerimizi istila eden nahoş huyları, kaba ve çirkin sıfatları bir daha geri dönmelerine imkan kalmayacak şekilde silip süpürmeni ve bizi dünya ve ahirette perişan bir duruma düşmekten korumanı diliyoruz.
Ne olur, dualarımızı kabul buyur Rabbimiz!
***
Ey hiç açılmaz gibi görünen kapıları bile ardına kadar açmaya muktedir olan yüce Rabbimiz!
Senden, arkasında hayır ve güzellik olan bütün kapıları en yakın zamanda bizim için de açmanı diliyoruz.
Ey bütün sebepleri yaratan ve onlara hükmeden ulu Sultanımız!
Nezdinden göndereceğin inayet sürprizleriyle, bize de, ümitlerimizin ve hayallerimizin ötesinde maksudumuza, matlubumuza, mahbubumuza ulaşacağımız imkanlar lutfet!
Nezdinde makbul ve mukarreb kullar gibi, bizleri de emredilen hususlarla meşgul olup tamamını hakkıyla yerine getiren, yasaklanan hususlardan yüz çevirip hepsinden uzak duran, hedefinde hep Senin hoşnutluğun olan, insanların ellerindeki şeylere tamah etmeyen, peygamberane bir iffet, peygamberane bir ismet ve peygamberane bir fetanet peşinde olup, her zaman Senin sadık u masduk elçilerinin yürüdükleri caddelerden yürüme gayreti içinde bulunan, gözü-gönlü sürekli Sana müteveccih ve hiç ara vermeden hep ölüm ötesi hayat için hazırlık yapan salih kimselerden eyle!
Ya Rab!
Bizi dünyada da ukbada da utanılacak, başımızı aşağıya eğdirecek ve rezil rüsvay hale düşürecek işlerden uzak tut ve öyle feci durumlarla karşı karşıya bırakma!
Senden, dostlarının yüzüne baktığın, ellerinden tutup kaldırdığın gibi, bizim yüzümüze de bakmanı, bizi de tutup kaldırmanı diliyoruz.
Sana düşmanlıkta bulunanların içine düştükleri, insanı yerin dibine batıracak, utanılası hallere düşmekten de yine Senin hıfz u sıyanetine sığınıyoruz.
Ya Rabbena ve ya İlahena!
Sen de biliyorsun ki, bilerek hiçbir zaman Senden başkasına kullukta bulunmadık; bulunmayız da.
Biz sadece ve sadece Senin kullarınız.
Senden başka hiçbir Rab tanımadık; zaten Senden başka hiçbir Rab da yoktur.
İşte onun için Senin huzuruna geldik, kapının eşiğine başımızı koyduk, uluhiyetinin ve rububiyetinin ululuğu karşısında boyunlarımızı büküp yüz yere sürdük.
Her zaman elpençe divan durmaya da amade bulunuyoruz; ne olur, biz aciz, zayıf, garip ve muhtaç kullarından merhametini esirgeme ve bizi ellerimiz boş geriye çevirme.
***
Ya İlahelalemin!
“Kullarım Benden bir şey dileyecek olurlarsa Ben onlara yakınlardan daha yakınım ve dualarına mutlaka icabet ederim” buyuran Sensin ve Senin buyruklarının hak ve hakikat olduğu hususunda asla şüphe edilemez.
İşte zayıf ve aciz kulların olarak yüce dergahının eşiğine başlarımızı koyduk; kendimize yaptığımız zulmü ve diğer günahlarımızı itiraf ediyor ve “tevbeler olsun ya Rabbena!
Tevbeler olsun!” diyoruz.
Evet, Senin hoşnut olmadığın ne kadar çok günaha bulaşmışsak hepsi için bağışlanma diliyor, bunun için de yüce dergahına iltica ediyoruz.
Ğaffar ism-i cemilinin hakkı için, ne olur, günahlarımızı ört ve bizi onların kirinden, isinden, pasından, tozundan, dumanından arındırarak zahir ve batın latifeleri dupduru insanlar haline getir!
Şayet kusur, hata, günah ve isyanlarımızdan dolayı isimlerimiz şakiler defterine kaydolmuşsa, ne olur bahtına düştük, onları oradan kaldır ve iyilerin, makbul ve mukarreb kulların isimlerinin kayıtlı olduğu kütüğe yazdır.
Ey merhametine, şefkatine, keremine, ihsan ve lütuflarına nihayet olmayan Rahmet Sultanı Rabbimiz!
Senden, bize de, dostlarına bulunduğun gibi muamele etmeni diliyor ve hoşnutluğunun şerbetiyle bizi de ferahlandırmanı dileniyoruz.
Rabbimiz!
Haddimizi aşarak bütün bunları Senden isteme cür’etinde bulunuyoruz, zira gidecek başka hiçbir kapımız yok ve Sen de bizim yegane Mevlamız’sın!
Hem ne güzel Mevla ve ne güzel Dost’sun!
Ne olur, eksik gedik de olsa teveccühlerimizi kabul buyur ve utanç sebebi olabilecek durumlara düşmemize müsaade etme!
***
Ey Yücelerden Yüce Rabbimiz!
Biz her ne kadar Senin rahmetine ve keremine layık olmasak da, şüphesiz Senin rahmetin, bizim gibi hayatının çoğu düşüp kalkmakla geçmiş mücrimlere bile ulaşacak kadar geniş ve boldur.
Ya Rab!
Bizi de o enginlerden engin rahmetinden hissedar kıl.
İmanımızı kemale ulaştırmak suretiyle kalblerimizi itmi’nanla doldur.
Lütfunla yakinimizi de etemmiyet vasfıyla zenginleştir!
Ya İlahena ve ya Mevlana!
Hata, kusur ve günahlarımız çok olsa da asla Senden başkasına teveccühte bulunmadık ve Senin cemal ve kemalinden başka hiçbir suri güzellik için gönüllerimizde şevk u iştiyak duymadık. -İnşaallah öyleyizdir.-
Ey yoluna gönülden baş koyanları her zaman vuslat neş’esiyle serfiraz kılan ve adanmış ruhlardan merhametini hiçbir zaman esirgemeyen ve onları katiyen yalnız bırakmayan Rabbimiz!
Dünyanın geçici ve zevale mahkum güzelliklerine aldanıp da Rabbilerini unutanlardan olmaktan bizi muhafaza buyur.
Gözlere aydınlık, gönüllere de sürur veren sürpriz lütuflarınla bu muhtaç kullarını da sevindir.
Tasamızı, gamımızı, kederimizi izale eyle.
Her türlü musibet ve belalardan koru ve salih ibadının kalblerine yerleştirdiğin gibi bizim kalblerimize de Seni delicesine sevme duygusunu yerleştir!
***
Ey celal ve ikram sahibi Rabbimiz!
İhsan ve keremine sığınarak bize dünyada da ukbada da afv u afiyet vermeni diliyoruz.
Hiçbir şeyi gerçekleştirmek Senin için zor değildir; ne olur, başka gidecek kapıları olmayan zayıf ve aciz kullarının bu taleplerini kabul buyur!
Rabbimiz!
Allah tanımaz, Peygamber bilmez, Dine, diyanete saygı duymaz nadanların yapıp ettikleri kötülükler ve zulümler tahammül edilemez bir hal aldı.
Ne olur, Senin bu masum kulların hakkında kötülük düşünüp onlara zarar vermek isteyenlerin emellerini gerçekleştirmelerine müsaade etme.
Tuzak kuranların tuzaklarını başlarına çevir.
Komplo peşinde olanları maksatlarının aksiyle tokatla.
Haklarımıza tecavüz eden ya da etmeyi düşünen ne kadar haddini bilmez varsa, onların hepsini Sana havale ediyoruz; Sen, onların haklarından gel!
Mallarını ve canlarını Rabbilerinin yoluna adayan muhabbet fedailerini hiçbir zaman yalnız bırakmayan Kudreti Sonsuz Rabbimiz!
Hayatını Dine hizmete vakfetmiş masum insanlara karşı kinle, nefretle, hasetle, adavetle diş bileyen amansız zalimlerin yapmak istedikleri şerlere karşı Senin inayetine sığınıyoruz.
Ehl-i iman hakkında kötülük düşünen ne kadar şerir insan varsa, Sen bizi onların şerlerinden ve tuzaklarından koru.
Zararları bize ulaşabilecek tahrip temsilcilerinin oyunlarını boz ve emellerini gerçekleştirmelerine fırsat verme.
Sağlamlardan daha sağlam himayene bizi de al ve bütün şerirlerin şerlerinden, komplocuların komplolarından sıyanet buyur.
Kafirlerin, facirlerin ve zalimlerin entrikalarını başlarına geçir ve bütün inananları ebedlere kadar devam edecek ve başka hiçbir korumaya muhtaç bırakmayacak olan hıfzınla muhafaza et!
***
Ey güç ve kuvvetin yegane sahibi olan Yüce Allahımız!
Sen Kaviyy’sin, biz ise Senin zayıf, aciz ve muhtaç kapıkullarınız.
Zayıf ve acizleri Senden başka kim koruyup kollayabilir ve ihtiyaçlarını is’af edebilir!
Ne olur, salih kullarını sevindirdiğin gibi bizi de sürpriz lütuflarınla sevindir ve üzerimizdeki nimetlerini tamamla!
Ey her şeye gücü yeten Rabbimiz!
Bize ve yeryüzünün değişik yerlerindeki bütün inananlara, özellikle de gadre, zulme ve haksızlığa uğratılmış mazlumlara dünyada ve ukbada tasa ve elem sebebi olan kötülüklerin hepsini bertaraf et!
Servetine ve şefkatine hudut olmayan Ğaniy-yi Mutlak yüce Mevlamız!
Şayet Sen bizi sevip de muhabbetini gönüllerimize atmasaydın, biz Seni asla sevemezdik.
-İnşaallah, yüce Zatını ve hikmetli icraatını sevilmesi gerektiği ölçüde sevebiliyoruzdur.
- Senden işte o, kalblerimize vaz’ettiğin ilk sevgi hürmetine mukaddes muhabbetini ve muazzez sevgini şiarımız haline getirmeni ve bir daha da o sevginin gönüllerimizden kayıp gitmesine izin vermemeni diliyoruz.
Allahım!
Duamıza icabet buyur, merhametini sinelerimize duyur; servetinin ve şefkatinin tatlı tecellileriyle de gönüllerimizi doyur!
***
Allahım!
Şayet Sen rahmetinle sarıp sarmalamasaydın biz çoktan helak olurduk ve re’fet ve şefkatinle muamele etmeseydin muhakkak hüsrana uğrardık.
Allahım!
Bendelerin olan bizler şayet Sana eksik-gedik de olsa kullukta bulunabiliyorsak bu tamamen Senin iznin, inayetin ve lütfunla olmaktadır.
İsyanlarımıza gelince onlar da yine Senin takdirindir ve Sen onların hepsini bilir, görür, duyar ve nezdinde muhafaza edersin.
Ya Rab!
Sen de biliyorsun ki, -başta bu aciz benden olmak üzere- irtikap ettiğimiz bir kısım günahları, cür’etimizden yahut ulu Zatının ve yüce dininin hukukunu hafife aldığımızdan dolayı işlemedik.
Ne çare ki şeytan ayaklarımızı kaydırdı, şeytanın içimizdeki santrali gibi çalışan nefs-i emmare de bize hep kötülük pompalayıp durdu.
Ya Rab!
Sen affetmeyi seven bir kerem Sahibisin, bir Keremkani’sin.
İşte nedamet hisleri içinde kapına geldik ve günahlarımızdan tevbe ediyor, “tevbeler olsun” diyoruz.
Ne olur, dualarımızı kabul buyur ve içine düştüğümüz günah ve hatalardan dolayı bizi azaba maruz bırakma.
***
Ey Yüce Allahım!
Huzurunda boyun büküyor ve Senden afv ü afiyet diliyoruz.
Hoşnutluğunu, teveccühünü, ilahi nefhalarını, dostluğunu, yakınlığını, muhabbetini, maiyyetini, hıfz u sıyanetini, koruyup kollamanı, yardımınla zaferler nasip etmeni, düşmanların acımasızlığına bırakmamanı, himaye etmeni, gözetmeni ve bize de raiyyetinden has kullarına yaptığın muameleyle muamele etmeni, hastalıklarımıza şifa vermeni, dertlerimize devalar lutfetmeni, bizi içine düştüğümüz sıkıntılardan kurtarmanı ve yürüdüğümüz yolda başarılı kılmanı, maddi-manevi her türlü esaretten zincirlerimizi çözmeni, muvaffakiyet ve düşmanlık besleyen hainlere karşı zaferler nasip etmeni, onların şerrinden, tuzaklarından, komplolarından, fesat düşüncelerinden, fitne ve nifaklarından korumanı diliyoruz.
“Allahım!
Bize, İslam’a ve bütün Müslümanlara yardım et. (3 defa)” Bizim ve Müslüman kardeşlerimizin perişaniyetini isteyenleri de perişan hale getir.
***
Ey bütün nurlar Kendi nurunun gölgesi olan Nurların Nuru ve sinelerde saklı duranlara kadar açık-gizli her şeyi bilen Alim Rabbimiz!
Bizi, sevip hoşnut olduğun güzellikleri işlemeye ve gerçekleştirmeye muvaffak kıl.
Gökçek yüzlülere bahşettiğin marifet lütuflarını bizim üzerimizden de sağanak sağanak yağdır.
Bize elbiselerin en güzeli olan takva elbisesini giydir ve nezd-i Uluhiyetinden göndereceğin bol ve daimi feyizlerle bizi de has kullarından eyle.
Allahım!
İçimizi ve dışımızı nifak, şikak, fısk u fücur gibi hastalıkların zulümatından arındır.
Kalblerimizi ve ruhlarımızı marifet nurlarınla ışıklandır.
Bizi en çok sevdiğin işlerde istihdam et.
Hem bizim, hem de kadın-erkek bütün kardeşlerimizin hallerini en güzel hale tebdil eyle ve bizi yolların en doğrusuna, nimetlerin de en mükemmeline eriştir!
***
Allahım!
Kalblerimizi muhabbet, mehafet ve Sana ve yüce katındaki güzelliklere karşı şevk u iştiyak hisleriyle doldur.
Bizi Habibin Hazreti Muhammed Mustafa’nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ve ulu Zatına yakınlıkla payelendirdiğin diğer kurbet kahramanlarının maiyyetiyle şereflendir.
Fazlından ve rahmetinden dileniyoruz; takvaya sarılan seçkin ve hayırlı kullarınla beraber, Firdevs cennetlerini, bizim de menzilimiz, makarrımız ve ikametgahımız eyle!
Kullarını bağışlamayı, onların günahlarını setretmeyi, onları hep rahmet ve iyiliklerle sevindirmeyi Zatına layık bir şekilde çok seven Yüceler Yücesi Rabbimiz!
Lütf u kereminle, bizim gözyaşlarımıza da merhamet buyurup, dualarımıza icabet etmeni, sürçmelerimizi, tökezlemelerimizi, hatta kapaklanıp düşmelerimizi mağfiret buyurmanı, kusurlarımızı yarlığamanı ve hatalarımızı görmezden gelmeni diliyoruz.
Rabbimiz!
İzzet ve hikmet sahibi, Aziz ü Hakim Sensin!
Şayet azap edecek olursan biz
Senin kullarınız; bir de lutfeder merhametinle muamelede bulunursan, doğrusu o da Senin şanına pek çok yaraşır.
***
Ey Yüce Allahımız!
Gönüllerimizi sıdk, emanet, ihlas ve yakin hisleriyle buluştur ve bizi kalbleri rikkatle çarpan huşu ve hudu sahibi, murakabe, heybet ve marifet-i tamme ehli insanlardan eyle!
Destekleyenimiz, yardım edenimiz ve koruyup kollayanımız Sen ol!
Ne olur, biz aciz ve muhtaç kullarını hüsrana uğramış zavallıların düştükleri acıklı durumlara maruz bırakma.
Kalblerimizin üzerinden perdeleri kaldır; kaldır ki hakkı hak olarak görüp bilebilelim.
Ey Yüceler Yücesi Rabbimiz!
Senden bize nezdindeki nurlardan bir nur göndermeni ve onunla zahir-batın bütün hislerimizi nurlandırmanı, gönüllerimizi ağyar ve masiva karanlıklarından arındırmanı ve yürüyeceğimiz yolları, insanlığa en mümtaz rehber olarak seçip vazifelendirdiğin Habibin Muhammed Mustafa’nın nuruyla ışıklandırmanı diliyoruz.
Dualarımızı kabul buyur Rabbimiz!
***
Ey Yüceler Yücesi Mevlamız, Biricik İlahımız!
Cismaniyetin ve hayvaniyetin zulümatlı dehlizlerinde şaşkın ve avare dolaşan bu aciz kullarınınla beraber bütün ümmet-i Muhammed’in gönüllerini lutfedip marifetinin ziyasıyla ışıklandır.
İrfan güneşin kalblerimizin ve akıllarımızın üzerine doğsun; doğsun ki, onun nuruyla yümn ü eman içinde Sana ulaşabilelim.
Ey bize her şeyden daha yakın olan Sultanlar Sultanı Rabbimiz!
Ne olur, bir kısım evham perdeleri yüzünden kalb gözlerimizin hakkı-hakikati göremez hale gelmesine müsaade etme.
Bize, yakınlığının hakkını vermeyi müyesser kıl ve bizi Senden uzaklığın insanı yakıp kül eden azabıyla cezalandırma.
Ya Rahim ü ya Rahman, ya Hannan ü ya Mennan!
Ayaklarımızı her zaman istikamet üzere sabit eyle ve bizi selam ve esenlik yurdu olan Cennet’inle şereflendir!
***
Allahım!
Yüce nezdinden göndereceğin burhanlarla bizi de destekle.
Hakkı-hakikati, selim ve salim aklı ve apaçık beyanı her zaman bizim yol arkadaşımız eyle.
Ulu katındaki ulvi sırların perdesini bizim için de arala.
Ne olur, gözlerimizin nuru muhlis ve muhlas kullarına gösterdiğin güzellikleri bize de göster.
Rahmet hazinelerini bizim için de aç, aç ve bizi bırakma başkalarına muhtaç!
Ey bütün mülkün sahibi olan ve keremine hudut olmayan rahmeti engin Rabbimiz!
Yüce Zatına yakınlıkla serfiraz kıldığın kulların için nezdinde tuttuğun lütuflarla biz aciz ve muhtaç kullarını da sevindir ve bizi mahrum ve ümitsiz biçarelerden eyleme!
Ya Rab!
Mevhibe sağanaklarınla bizi de sırılsıklam hale getir.
Uluhiyetinin ve Rububiyetinin sırlarını bize de aç ve yüce katından göndereceğin inayet, sıyanet ve kilaetle bizi de te’yid buyur.
***
Ey merhameti her şeyi kuşatan Rabbimiz!
Bizi Cehennem ateşinden ve kabir azabından muhafaza buyur; özü ve sözüyle sadakate kilitlenmiş ebrar kullarınla ve kurbetine mazhar kıldığın mukarrebinle beraber bizi de Cennet’e dahil eyle; Nebiyy-i Ekrem’in rü’yetiyle gönüllerimizi nura ve sürura kavuştur ve ulvi hakikatleri, oldukları gibi görüp idrak edebilmemiz için gözlerimizdeki perdeleri kaldır.
Ey talihsizlerin sığınağı, ey acizlerin güç kaynağı!
Zatına has korumanla şu hıfzına muhtaç kullarını muhafaza et; riayet-i hassanla bizi de gözet!
Şüphesiz Sen, kendisinden istekte bulunulacak yegane Zat ve her konuda yardımı ümit edilecek ve dergahına koşulacak biricik mercisin.
Senden diliyor ve istirham ediyoruz; dünya ve ahiret umuru karşısında her zaman yardımcımız ol.
Rahmetine bel bağlayan şu kullarına merhametinle muamele edeceğin konusunda, Senin hakkında beslediğimiz hüsn-ü zanlarımızda bizi yanıltma; zira Sen yegane İlahımız ve şeksiz şüphesiz tek sığınağımızsın.
***
Ey acizlerin güç kaynağı ve kimsesizlerin yegane sığınağı olan Yüce Rabbimiz!
Bize ihsan buyurduğun imkan, istidat ve kabiliyetleri, maddi-manevi nimetleri, Din-i Mübin’i hayatımıza hayat kılma ve onu herkese duyurma istikametinde kullanabilmemiz için bize yardım et.
Nezd-i Uluhiyetinden fazlınla inayet buyurup bizi ölüm ötesinin sıkıntılarından kurtar.
Bizi ahiret saadetine kavuştur ve ekstra bir lütufla biz biçare kullarına da Cemal-i Bakemalini müşahede ufkunu tuttur.
Ey ihsanı hem dünyayı hem de ahireti doldurup donatan Rabbimiz!
Gönüllerimizi Zatına karşı aşk u iştiyakla, saygı ve haşyet hisleriyle doldur ve bizi dur durak bilmeden ihlas peşinde koşan ve kalbi her zaman huşu ile meşbu olan kullarından eyle.
Ey günahlarla kirlenmiş kimseleri hemen cezalandırmayan, haddini bilmezlere manevi kirlerinden arınma fırsatları veren Merhametliler Merhametlisi!
Rahmaniyetine has bir teveccüh ve nazarla bizim dua ve yakarışlarımıza da icabet buyur.
Şüphesiz hepimiz Senin boynu tasmalı, ayağı prangalı ve elleri kelepçeli kulların ve Senin dergahının bendeleriyiz.
Senden sıdk, emanet ve ismet gibi mü’min sıfatlarını hayatımız boyunca bize yar etmeni istiyoruz.
İnsi ve cinni bütün şeytanların şerlerinden, fitlemelerinden, dürtülerinden ve sürekli kötülüğü dayatan, hep çirkinliklere çağıran nefsin desiselerinden, vesveselerinden ve tuzaklarından hepimizi korumanı dileniyoruz.
***
Ey sürçüp düşenleri bağışlayarak tökezleyenlere yeniden doğrulma fırsatları veren yüce Rabbimiz!
Sadece Senden yardım diliyor ve yalnızca Senden medet bekliyoruz; bize yardım et ve “imdat” çağrımıza icabet buyur.
Uyku gibi beşeri ihtiyaçlardan münezzeh bulunan Zatına has riayetinle bizi koru.
Hepimizi en doğru yol olan Din-i Mübin üzere yaşamaya ve her hayırlı işimizde en isabetli şekilde davranmaya muvaffak eyle.
Ey kendisine el açılıp istekte bulunulanların en cömerdi ve ey isteyenleri boş çevirmeyenlerin en hayırlısı!
Nasıl bilinmeyi murad buyuruyorsan Seni öyle bileceğimiz bir marifet ufku nasip et bize, zati ve subuti sıfatların itibarıyla Seni “bi kem ü keyf” bilme hazzını duyur vicdanlarımıza.
Her şeyi doğru görüp doğru değerlendirmemiz için, nezd-i İlahiden sıfatlarının ve isimlerinin nurlarını yağdır gönüllerimize.
Senin azamet, celal ve ceberutunu mülahazaya almaktan bir an bile dur olmayacak, hep saygı ve tazimle atacak kalbler ver bize; keşf ü ilhamın ahizesi, ilahi varidatın da mahzeni ve nakilesi olacak bir latife-i rabbaniye bahşet.
Her an-ı seyyale Senin enfüsi ve afaki ayetlerine bakıp onları mütalaa eden bir ruh ihsan buyur.
Ey herkesi ve her şeyi şefkat ve merhametiyle kuşatan Rabbimiz!
Sen yegane sığınağımızsın.
Rahmaniyetine yaraşır bir muamele bekliyoruz Senden.
Merhamet et bize.
Hakkındaki hüsn-ü zanlarımızda ve beklentilerimizde bize hayal kırıklıkları yaşatma.
Dünyaya ve ahirete ait ihtiyaçlarımızı gider.
Marifetinle, muhabbetinle ve Sana kavuşma iştiyakıyla gönüllerimize inşirah sal; bizi vicdan genişliğine ulaştır, maiyyetinle şereflendir ve bizi hep yanımızda bulunduğunun şuuruna erdir.
***
Allahım!
Beşeriyete ait uzaklıkları aşarak kurbet ufkuna ulaşan mukarrebin kullarının gönülleri Senin izzet, azamet ve ululuğunun tecellileriyle dolunca, onlar iman esaslarını ve bilhassa, imanın kutb-u a’zamını, aksine ihtimal vermeyecek şekilde bildiler, kabullendiler, duyup hissettiler ve varıp irfan ufkuna taht kurdular.
Sonra da, artık sadece Senin münezzeh sevgine mazhar işlere yönelip hoşnut olacağın amellere koştular.
Rabbim!
Benim ve kadını erkeğiyle bütün kardeşlerimin gönüllerini de izzet ve celal nurlarınla doldur.
Hem öyle doldur ki; dünyanın kendine fani yüzüne bakan bütün meseleleri gözümüzde küçülüversin; dünyevi süs ve zinetler bizim için hiçbir kıymet ifade etmesin.
Ey şefkati gazabının önünde bulunan ve merhameti her şeyi kuşatan Allahım!
Ey Rauf ve Rahim Rabbim!
Benim niyazıma ve benimle beraber Sana teveccüh eden kardeşlerimin yakarışlarına Zatına has lütf u kereminin enginliğiyle mukabelede bulun; bize merhamet buyur, lütuflarını üzerimize bol bol yağdır ve bizi maddi-manevi nimetlerinden mahrum etme.
Allahım!
Lütf u kereminden dileniyorum; beni her işimde en çabuk ve kolay başarıya, sarsılmaz bir irfan ufkuna, maddi-manevi sağlık ve afiyete, hakiki muhabbete ve Sana kavuşma iştiyakına nail eyle.
Allahım!
Kullarına karşı cömertliğin gönlümde reca hissini yeşertiyor, Sana teveccüh arzumu tetikliyor ve dergahına koşmam için bana şevk veriyor; hata ve günahlarım ise, hemencecik merhametine sığınmama mani oluyor ve bağışlanma ümidimi kırıyor.
Allahım!
Karamsarlığımı gider ve beni dergahına cezbet; ta ki, beşeri sıfatlardan sıyrılayım, kendimi ötelerden kabarıp gelen dalgaların gel-gitlerine salayım; endişesiz, korkusuz, telaşsız ve derin bir teslimiyetle, şevk u tarab içinde marifet deryasında Sana müteveccihen yüzüp-durayım ve bir daha da masivaya dönüp bakmayayım.
Ey rahmetinin en latif cilvelerini gösteren, kullarına sayısız nimetler veren, gönülden tevbe eden herkesi bağışlayan ve hadd ü hesaba gelmez ihsanlarla sevindiren Allahım; ey Hannan, ey Mennan, ey Ğaffar ve ey Mün’im!
Aslında, günahlarım bile beni Senin lütufları bol kapına yönlendiriyor; hatalarım dahi beni Senin ululuğuna sığınmaya sevk ediyor.
Çünkü günahlarla kirlenenleri hemen cezalandırmayan ve onlara kirlerinden arınma imkanları veren sadece Sensin.
Ey kendisinden dilekte bulunulanların en hayırlısı!
Ey merhametliler merhametlisi!
Gönlümü esma-i İlahiye ve sıfat-ı Sübhaniye’nin nurlarıyla öyle aydınlat ki, bu sayede Senin Uluhiyet ve rububiyetin hakkında “yakin”e mazhar olabileyim.
***
Ey her zaman güzellikler izhar edip çirkinlikleri örten ve en çirkin görünen şeyleri dahi izafi güzelliklerle bezeyen Güzeller Güzeli Allahım!
Basar ve basiretimin önündeki günah ve isyan perdelerini kaldır; doğruları görmeme ve eşyanın hakikatini bilmeme mani olan bütün engelleri def’et.
Şu dünya hayatında, gönlümü her zaman güzellik duygularıyla mamur kıl.
Bana her zaman güzel kalmanın yollarını göster ve beni yeniden diriltileceğim mahşer gününde rezil rüsvay eyleme!
Allahım!
Sen beni önce taştan–topraktan yarattın, sonra da iman ve marifet bahşederek kalbde ve ruhta yeniden dirilttin.
Ben, bir zamanlar yoktum; var olma ihtiyaç ve neş’esinden de habersizdim.
Sen beni cebr-i lütfiler tezgahından geçirerek, talep üstü, vücud, hayat, şuur, idrak, irade ve gönül gibi latifelerle şereflendirip, rahmet yurdunun koridoru şu mihnet diyarına gönderdin.
Verdiğin şeyleri istememiştim, isteyemezdim, isteyecek bir mahiyette de değildim.
Ancak şimdilerde, bu lütuflarını anlamaya çalışıyor; anladıkça nimetlerinin artarak devam etmesine ihtiyaç duyuyor ve ızdırar çığlıklarıyla inliyorum: Ey iyilik ve ikram tahtının Sultanı Rabb-i Kerim!
Mebdede benden bir istek ve talep olmadan lütf u ihsanınla bağışladığın sayısız nimetlerini, Rahmaniyetinin ve Rahimiyetinin tecellileriyle bundan sonra da devam ettir.
Ey kesintisiz ikramlarına doyduğum ve hep afv u mağfiretine nail olduğum Yüce Rabbim!
Bana her zaman rahmetinle muamele et.
Allahım!
Hakkındaki hüsn-ü zannımda beni yanıltma, reca duygumu boş bir kuruntu olarak bırakıp beni hüsrana uğratma; rahmetinin güzelliğine ve merhametinin enginliğine yaraşır şekilde dualarıma icabet eyle.
***
Ey kullarına her zaman rahmet ve merhametiyle muamele eden Yüce Allahım!
Yakinimi arttır.
İmanımı kuvvetlendir.
Halimi ıslah eyle.
Akıbetimi güzelleştir.
Tökezlemelerimi azalt.
Sürçmelerimi bağışla ve bana yeniden doğrulup toparlanma fırsatı ver.
Allahım!
Hatalarımı ve günahlarımı yarlığa, ihtiyaçlarımı gider ve düşkünlüğüme, zayıflığıma, acizliğime merhamet et.
Ey rahmeti sonsuz Allahım!
Gönlümü Senden gelecek her hükme karşı hoşnutluk hisleriyle doldur; beni sürpriz lütuf ve armağanlarınla sevindir ve vicdanımı nimetlerine, ihsanlarına karşı şükür duygularıyla coştur.
Rabbim!
Ben, Senden sadece cömertlik ve alicenaplık gördüm; hakkımda fazl u kereminden gayri bir şey hatırlamıyorum.
Ne olur, daha önce bol bol lütuf buyurduğun nimetlerini bundan sonra da devam ettir ve beni Sana kurbet kesbederek yakınlığına mazhar olmuş salih kullarının halkasına dahil et.
Ey reca kapısının biricik sahibi ve ey bütün ümit ve beklentilerin yegane mercii!
Ey Yüce Allahım!
Kusurlarla alude olan ve gaflet denilen illetten bir türlü kurtulamayan bu zavallı kulun yine Sana el açmaktadır.
Biliyorum ki ben talep ettiğim bu lütuf ve payelere katiyen ehil değilim; fakat saygı duyulup cezasından sakınılmaya layık olan da, günahkarların günahlarını bağışlama şanına yaraşan da yalnız Sensin.
Ne olur, beni katında makbul olan, tertemiz ve salih amellere muvaffak kıl.
Allahım!
Dönüp varacağım ve mesken tutacağım yeri güzel eyle ve bu bendeni orada da ihsanlarınla mesrur et.
***
Allahım!
Beni, kadını ve erkeğiyle bütün mümin kardeşlerimi, arkadaşlarımı kurbiyetinin halaveti ve ünsünün esintileriyle rızıklandır.
Hepimizi eziyet ve ızdırap veren şeylerden halas eyle.
Sen benim Rabb-i Rahimim’sin; ben ise Senin zavallı ve boynu tasmalı bir kapıkulunum.
Evliya ve asfiyaya lütuf buyurduğun faziletleri bana ve benimle beraber bulunanlara da nasip et.
Allahım!
Akıbet açısından hayırlı olan dualarımı kabul buyur ve beni emel ve ümitlerimde hüsrana uğratma.
İnsi ve cinni hasımlarımı da Sana havale ediyorum; düşmanlık yapanların haklarından gel.
Allahım!
Pek çok hata ve günaha bulaşmış mücrim bir kulun olarak işte ellerimi kaldırıyor ve Sana yalvarıyorum.
Senden talepte bulunmaya yüzüm olmasa da, asi ve günahkar birinin suçluluğu içinde ve mahcubiyetten kısılmış sesimle halimi Sana arz ediyorum.
Allahım!
Hakkındaki hüsn-ü zannıma göre bana muamele ve mukabelede bulun.
Beni bağışla.
Ey yegane merhamet sahibi Rahman ü Rahim ve ey tevbeye koşan günahkarları mağfiret buyurup onların günahlarını örten Ğaffar u Settar!
Lütf u kereminle bu bendeni de rahmetinle yarlığa.
Rabbim!
Dünyada ve ukbada Sensin dostluğuna güvenilen Yüceler Yücesi Mevla!
Sensin kendisine ümit bağlanılan Mürteca ve Sensin yegane güç ve kuvvet sahibi!
***
Allahım!
Senden, bizlere iç ve dış fetihler lütfetmeni, bu fetihlerin müyesser olabilmesi için şanına layık nusretlerle bizlere inayet elini uzatmanı diliyoruz.
Allahım!
Senden, “İlahi yardım ve zaferin geldiği zaman”ın ifade edildiği Nasr suresinin sırrını diliyoruz, bu sır hürmetine bizlere fetihler müyesser eyle!
Allahım!
“Biz sana aşikar bir fetih ve zafer ihsan ettik.
Bu da Allah’ın, senin geçmiş ve gelecek kusurlarını bağışlaması, sana yaptığı ihsan ve in’amı tamamlaması, seni dosdoğru yola hidayet etmesi ve sana şanlı bir zafer vermesi içindir” buyurduğun Fetih suresinin sırrını da bizlere bahşetmeni diliyor ve dileniyoruz.
Bu surenin ihtiva ettiği Allah’ın fethi, nusret ve yardımı, büyük zaferi yaşatması, muvaffakiyet ve necata erdirmesi, mü’minleri mağfiret buyurması ve üzerlerine sekine indirmesi gibi in’am ve ihsanların yüzü suyu hürmetine, bizleri bu sırra erdir ve geçmişte bahşettiğin bu nimetleri bizlere de bahşet!
Allahım!
Mübeccel vaadinde “Allah içinizden iman edip makbul ve güzel işler işleyenlere kesin olarak vaad ediyor ki, daha önce müminleri dünyada hakim kıldığı gibi kendilerini de hakim kılacak” buyurduğun ayet-i kerimenin sırrını bizlere de aç.
Bu vaad-i Sübhanini biz zayıf ve iktidarsız kulların için de gerçekleştir.
Her ne kadar bizler böyle bir ihsana layık değilsek de, onu hatta daha ötesini vermek Senin şanına çok ama çok yaraşır.
Ne olur Allahım, bu büyük lütuftan bizleri mahrum bırakma.
Rabbimiz!
Senden talep ettiğimiz bu lütufları, onlara olan ızdırar derecesindeki ihtiyacımızdan dolayı, tez zamanda bizlere ihsan buyurmanı ümit ediyor ve Senden diliyoruz.
***
Allahım!
İlmimizi, imanımızı, yakinimizi, tevekkül, teslim ve tefviz hislerimizi, marifetimizi, muhabbetimizi, aşkımızı, Sana olan iştiyakımızı, iffet, ismet, fetanet ve hikmetimizi artır!
***
Allahım!
Baştan bu yana iyilik, hayır ve güzellik adına Senden ne dilemişsem, onları şimdi bir kez daha diliyor; nelerden de Senin merhamet ve inayetine sığınmışsam şimdi bir kere daha onların hepsinden Sana sığınıyorum.
***
Ey Hafiz ve Hafiz olan Allahım!
Ne güzel koruyucusun Sen!
Ne olur, bizleri de her türlü şer ve zarardan muhafaza buyur.
***
Afv ü afiyet ve rızan Allahım; sadece Senin sevip hoşnut oldukların… Ey Hafiz ve Hafiz olan Allahım!
Ne güzel koruyucusun Sen!
Ne olur, bizleri de her türlü şer ve zarardan muhafaza buyur.
***
Allahım!
Senin, en güzel ve nezdinde en makbul kulların olan enbiya, mürselin, evliya, asfiya, ebrar ve mukarrabin, hayr u hasenat adına Senden ne dilemişlerse ben de o hayır ve güzellikleri diliyor; o makbul kulların nelerden Sana, Senin şefkat ve merhametine sığınmışsa, ben de onların hepsinden Senin şefkat ve merhametine iltica ediyorum.
***
Allahım!
Senden dünyada ve ahirette tastamam bir afv u afiyetle bizi de şad eylemeni diliyoruz.
***
Allahım!
Bizi bütün beşeri, hayvani ve cismani kirlerden arındır.
***
Büyük, Allah’tır.
Her türlü hamd O’na mahsustur.
Sabah-akşam tesbihlerle anılmaya layık yegane Zat yine O’dur.
Salat ü selam da, Efendimiz Hazreti Muhammed’e, aline ve bütün ashabınadır.
Allahım!
Yüce Kitab’ında hak ve hakikat olarak şöyle ferman buyuruyorsun: “Eğer bir takım hile ve ayak oyunlarıyla seni aldatmaya ve hakkı batıl, batılı hak göstermeye yeltenirlerse, hiç endişe etme, Allah sana yeter.
O’dur seni yardımıyla ve müminlerle destekleyen.
Müminlerin kalblerini te’lif etmek üzere birbirine ısındıran ve onları bir araya getiren.
Kaldı ki, dünyada kıymet adına ne var ne yok, her şeyi bu uğurda sarf etseydin bile, yine de onların kalblerini birleştiremezdin.
Ancak Allah, bir lütuf olarak onların aralarını te’lif buyurdu ve onları birleştirdi.
Bilesiniz ki O, üstün kudret sahibi Aziz, tam hüküm ve hikmet sahibi Hakim’dir.”
Allahım!
Bugün olduğu kadar ihtiyacımız yok iken bizlere muvaffakiyet ihsan ettin.
Aramızda ittihat ve ittifak ölçüsünde sımsıkı bir münasebet tesis buyurdun.
Şimdi o ittihat ve ittifaka ızdırar derecesinde muhtaç iken bizleri ondan mahrum mu edeceksin?
Allahım!
Ne olur, üzerimizdeki nimetini itmam buyur.
Bizleri ittihat ve ittifak içerisinde, Senin yolunda, sadece Senin hoşnutluğun için çalışan kullarından eyle.
Eyle ki, tam bir vahdet-i ruhiye içerisinde Senin yolunda yürürken Sana kavuşup hoşnutluğuna erebilelim.
Allahım!
Hizmet-i imaniye ve Kur’aniye yolunda beraber yürümeye çalıştığımız kardeşlerimizle aramıza, her kim ihtilaf ve iftiraklar sokmaya çalışır, böyle yanlış bir yolda olanlara yardım eder, söz ve fiilleriyle ayrılık ve gayrılığa davetiye çıkarır, bölüp parçalamak için kirli projeler üretir, hizmet yolunda koşturanların karşısına bir muhalif olarak çıkar, onlara hıyanet eder, basit şahsi menfaatlerini iman ve Kur’an hizmetinin ali menfaatlerinin önüne geçirir ya da fitne tohumları saçarak ayrılır giderse, şayet sen böylelerinin hidayetini ve doğru yola sevkini murad ediyorsan, en kısa zamanda onları rıza zirvelerine çıkaran dosdoğru ve sapasağlam yoluna irşad buyur.
Onlara hakkı hak olarak görüp ona uygun hareket etmeyi, batılı da batıl görüp ondan uzak durmayı müyesser kıl.
Yok, muradın bu değilse, o art niyetli ve zarar peşinde koşan kimselerin hepsini Sana havale ediyoruz.
Fitne ve fesat yayan ağızlarına gem vur.
Kirli planlar üreten zihinlerini darmadağınık hale getir.
Nefret saçan dillerini konuşamaz hale getir.
Oluşumlarını temelinden sars.
Kirli tuzaklarını da paramparça hale getir; getir ki menfur emellerine ulaşma fırsatı bulamasınlar.
Allahım!
Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz’in ashab-ı güzininin arasını nasıl te’lif buyurmuşsan bizim aramızı da öyle te’lif buyur.
Bizleri hissen, kalben ve aklen tam ittihat ve ittifaka mazhar eyle ve daha evvel şanı yüce peygamberlerine gördürdüğün i’la-yı kelimetullah davasını bugün omuzlamaya layık insanlar haline getir.
Allahım!
Hüznümüzü ve hırsımızı gider.
Lehimizde ol, aleyhimizde olma.
-Sen zaten hiçbir zaman kullarının aleyhinde olmazsın.- Hakkımızda beslenen hüsn-ü zanları boşa çıkarma.
Bizi de hüsn-ü zan ve ümitlerimizde haybet ve hüsrana uğratma.
Kapının bu muhtaç kullarını dünyada ve ahirette rezil ve perişan eyleme Allahım!
Yakarışımızın sonunda Efendimiz Hazreti Muhammed’e, ehl-i beytine, bütün ashab-ı güzinine Senin ilmin ve malumatın adedince salat ü selam ediyor ve onların yüzü suyu hürmetine dualarımızı kabul buyurmanı diliyoruz.
Ne olur, dualarımızı kabul buyur Rabbimiz!
***
Allahım!
Efendimiz Hazreti Muhammed’e, mümtaz ailesine, seçkin ashabına ilmin ve malumatın sayısınca salat eyle ve bereket ihsan et!
Allahım!
Efendimiz Hazreti Muhammed’e ve O’nun kardeşleri olan nebilere, mürseline..
mukarreb meleklere..
gök ve yer ehlinden -onlarla beraber rızana nail olmak için dua ettiğimiz- Senin salih kullarının hepsine..
özellikle de Hazreti Adem, Hazreti İdris, Hazreti Nuh, Hazreti Hud, Hazreti Salih, Hazreti İbrahim, Hazreti Lut, Zebihulla
Hazreti İsmail, Hazreti İshak, Hazreti Yakub, Hazreti Yusuf, Hazreti Eyyub, Hazreti
Şuayb, Kelimullah Hazreti Musa, Hazreti Harun, Hazreti Davud, Hazreti Süleyman
Hazreti Yunus, Hazreti İlyas, Hazreti Elyesa, Hazreti Zülkifl, Hazreti Zekeriyya, Hazret
Yahya, Hazreti İsa ve annesi Hazreti Meryem, Hazreti Zülkarneyn, Hazreti Lokman ve
Hazreti Üzeyr’e (ala nebiyyina ve aleyhimüsselam)..
Ve Efendilerimiz Hazreti Cebrail, Hazreti Mikail, Hazreti İsrafil ve Hazreti Azrail’e.
Hamele-i Arş’a..
mukarreb meleklere..
Kerubiyyun’a ve Kiram-ı Katibin’e..
Allah Resulü’nün halifeleri Hazreti Ebu Bekir, Hazreti Ömer, Hazreti Osman, Hazret
Ali efendilerimize..
Peygamberimiz’in iki amcası Hazreti Hamza ve Hazreti Abbas’a ve Allah Resulü’nün ahfadına..
özellikle de Hazreti Hasan, Hazreti Hüseyin, Muhammed el-Hanefi ve Zeynü’l-abidin hazeratına..
Annelerimiz Hazreti Hatice-i Kübra ve Hazreti aişe-i Sıddika’ya ve Efendile Efendisi’nin diğer pak zevcelerine ve kızları Zeynep, Rukayye, Ümmü Külsüm ve Fatımetü’z-Zehraya..
Ve muhacir ve ensardan bütün ashab-ı güzine, tabiin ve tebe-i tabiin efendilerimize..
müçtehidin-i kirama, müfessirin-i izama..
muhaddisin-i fihama..
evliya, asfiya, ebrar ve mukarrebine..
aktaba ve hususen Hazreti Ali ve Hazreti Hamza efendilerimize..
Şeyh Abdülkadir-i Geylani, Şeyh Ebu’l-Hasen el-Harakani, Şeyh Harrani, Şeyh Menbici
İmam Rabbani, Ebu’l-Hasen eş-Şazili, Ahmed el-Bedevi, Ahmed er-Rufai, Muhammed Bahaüddin en-Nakşebendi ve Üstadımız Bediüzzaman Said Nursiye..
ve Senin nezduluhiyetinde kıymeti olan bütün salih kullara ilmin ve malumatın adedince salat ve bereket ihsan eyle...
Dünyanın dört bir bucağında iman ve Kur’an meşalesini tutuşturup hep canlı tutmaya çalışan kadın-erkek bütün kardeşlerimize, arkadaşlarımıza ve dostlarımıza da –yukarıda zikrettiğimiz salih kullarına tabi olarak- salat ü selam eyle ve bereketinle lütufta bulun.
amin, ya Rabbelalemin!
***
Allahım!
Zaruret içinde kıvrananların, içten yakaranların, haşyetinle iki büklüm olanların ve bulunacağın lütuf için kapı aralığından gözünü hiç ayırmayanların içinde bulundukları halet-i ruhiye ile Sana yalvarıyor ve halimi arzediyorum!
Ey Vacibü’l-Vücud Allah!
Ey ebedi hayat sahibi Hayy!
Ey kendi kendine kaim Kayyum!
Ey celal ve ikram sahibi Zü’l-celali ve’l-İkram!
Engin rahmetinle beni, hizmet-i imaniye uğrunda dünyanın dört bir tarafında koşuşturan erkeğiyle-kadınıyla kardeşlerimi, dostlarımı ve sevdiklerimi bağışlamanı; ayıp ve kusurlarımızı örtmeni; bize de, iyiliğe kilitlenmiş ebrar ve mukarrebin gibi bir hayat yaşatmanı ve bizleri nezdinde seçkin ve hayırlı zatlar olan müttakilerle beraber eylemeni diliyoruz.
Allahım!
Senden diliyor ve dileniyoruz: N’olur, bizi dinde sabitkadem eyle!
Bize nazarlarımızı yakin zirvelerine dikmeyi nasip buyur ve sayılamayacak kadar çok nimetlerin karşısında Sana şükretmeyi müyesser kıl!
Allahım!
İnsi ve cinni düşmanlarımızın taşkınlıklarından, komplocuların komplosundan, şerir kimselerin tuzaklarından, müfsit ruhların bozgunculuklarından ve sapkınların saptırmalarından Sana sığınırız.
Ey kürsisi yer ve gökleri kaplayan Yüce Zat!
Ey kudretiyle her şeye gücü yeten Ulu Yaratıcı!
Bizleri sıyanetin altına al, riayetinle gözetip kolla ve koruma atmosferinde muhafaza buyur!
Bizi kendimize ya da bir başkasına bırakma.
Rahmet hazinelerinin kapılarını bizlere aç.
Bizleri hayırlı kullarından eyle.
Ğaniyy ismin hatırına, bizi Senden başkasına muhtaç durumlara düşürme.
Allahım!
Dünyada bize bahşettiğin bütün nimetler için Sana hamd ediyor, şükranlarımızı sunuyoruz.
Bizlere lütufta bulunduğun dünya nimetlerini; imanın kemali, ihlasın zirvesi, tam bir yakin, tam bir marifet ve muhabbet ve Sana mülaki olma yolunda halis bir aşk ve iştiyak gibi nimetlerle tamama erdir.
Ve bizlere -Ey Vacibü’l-Vücud!nimetlerine mazhar ettiğin nebiler, sıddikler, şehitler ve salih kişilerin yolunda yürümeyi nasib eyle!
Tevhidlerle Senin birliğini zikrederken; tesbihlerle Senin bütün noksan sıfatlardan münezzeh ve bütün kemal sıfatlarıyla muttasıf olduğunu haykırırken; tahmidlerle bizlere bahşettiğin nimetlere, hür irade ve tercihimizle Sana teşekkür mukabelesinde bulunurken; tekbirlerle Senin büyüklüğünü ilan ederken; seslerimizi bu yakarışlarla yüce dergahına ulaştırırken, ne olur, dualarımızı kabul buyur!
Bizleri hüsn ü zanlarımızda yanıltma, ümitlerimizi boşa çıkarma ve bizleri dergah-ı İlahi’den eli boş geri çevirme!
Allahım!
Geçmişte, evliya, asfiya ve ebrar kullarına ihsanlarını tastamam lutfettiğin gibi, lütfen ve keremen, bize olan ihsanlarını da sonsuz lütfunla tamamiyete erdir.
Bizleri bu müstesna kulların zümresine dahil eyle.
Ey dualara icabet eden Mücib!
Ey mağfiretiyle dilediği günahları yarlığayan Ğafur!
Ey gönüllere tevbe duygusu atan ve o tevbeleri kabul buyuran Tevvab!
Senden bizleri, katından bir güçle, havl ve kuvvet hazinelerinden, zahir-batın havassımıza, iç-dış bütün kuvvelerimize güç katmanı diliyoruz.
Ta ki , bize bahşedeceğin güçle, bizleri mükellef tuttuğun mesuliyetlerin altından kalkabilelim; onun da ötesinde, bütün hata, günah ve mesavimize rağmen, kalb ve ruhun derece-i hayatına çıkmaya, çıkıp o mihverde yol almaya muvaffak olabilelim.
Allahım!
Dünyada bizlere afiyet ihsan eyle; bizi her türlü beladan, veba gibi hastalıklardan, düşmanların komplolarından ve insi-cinni şeytanların taşkınlıklarından muhafaza buyur!
ahirette de zincire vurulmaktan, kelepçelerle prangalanmaktan ve alevli Cehennem ateşine atılmaktan halas eyle!
Allahım!
Rahmetinden ümidimizi kesmemize fırsat verme!
Sıyanetinden bizleri mahrum etme!
Ve ey kimsesizler kimsesi, üns esintilerinle daima bizlerle ol!
Ey ihsanı için kapısı çalınmadan evvel lütuflarını yağdıran!
Ey varlığı ayanlardan ayan!
Ey kapısına gelen mücrimleri her defasında aff u mağfiretiyle karşılayan!
Bizlere, Senin kemaline yakışır şekilde muamele buyur!
Bizleri her türlü bela, afet, fitne ve imtihandan muhafaza eyle!
Bizlere merhametinle tecelli eyle ve bizleri azaba duçar bırakma!
Bizlere, katından yardım gönder.
Bizleri yardım göndermemek suretiyle perişan etme!
Ayıp ve kusurlarımıza, başkalarının muttali olmasına fırsat verme.
Başkalarını günahlarımıza muttali kılmak suretiyle bizleri hem dünyada hem de ahirette rezil ve perişan durumlara düşürme!
Ey Rahmeti bol Rahim!
Ey engin rahmet sahibi Rahman!
Ey şefkati bol Hannan!
Ey mahlukatını aşkın nimetleriyle perverde eden Mennan!
Ey celal ve ikram Sahibi Zü’l-celali ve’l-İkram!
Ey en ince noktalara kadar ihtiyaçları görüp gözeten Latif Allahım!
Hakkımızda vereceğin hükümlerde bize bu isminle muamelede bulunmanı, bizlere said ve bahtiyar kullarının hayatı gibi bir hayat bahşetmeni ve düşmanlarımıza karşı yardımlarınla bizi zaferyab eylemeni diliyoruz.
Allahım!
Gam ve kederlerimizden en yakın zamanda kurtulabilmemiz için bize fereç ve mahreçler, çıkış yolları ihsan et!
Hıfz ve riayet otağına, bizleri de dahil eyle!
Sana ve Senin kulların olan bizlere düşmanlık yapanların üzerimizde sulta ve tahakküm kurmalarına müsaade etme.
Düşmanlarımızı onlara musallat edeceğin bela ve musibetlerle meşgul eyle.
Bizleri, bütün Müslümanları ve İslam dinini, yardım ve nusretinle te’yid buyur!
Biz mümin kullarının perişaniyet ve zilletini isteyenleri Sen zelil ve perişan eyle Allahım!
Allahım!
Ümmet-i Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve sellem), özellikle de dünyanın dört bir yanında iman, İslam ve Kur’an hizmetinde koşuşturan kadın erkek kardeşlerimin, arkadaşlarımın ve sevdiklerimin birlik ve düzenini temin eyle!
Allahım!
Bize dirlik ver!
Allahım!
Kalplerimizin arasını te’lif buyur ve bizlere vifak ve ittifak bahşeyle!
Allahım!
Katından bir güçle bizleri te’yid buyur, bizleri destekle!
Allahım!
Sevdiğin ve hoşnut olduğun işleri yapmaya bizleri muvaffak eyle!
Ey Merhametliler Merhametlisi Erhamürrahimin!
Ey celal ve ikram sahibi Zü’l-celali ve’l-ikram!
Ey Yüce Allahım!
Bizim ve cihanın dört bir bucağındaki kullarının kalblerini imana, İslam’a ve ihsanın hakikatine açmanı ve bizleri ihsan şuuruyla hep iyiliği ve güzelliği takip eden kulların haline getirmeni diliyoruz.
Allahım!
Bizleri, bütün kullarının bu lütuflarla serfiraz olması yolundaki iman hizmetinde istihdam eyle!
Yerde ve gökteki kullarının gönüllerine bizlere karşı vüdd/sevgi vaz’ eyle!
Bizleri ihlası kazanmış, ihlasa erdirilmiş, Seni her şeyden daha çok seven ve nezdinde müstesna sevgine mazhar kılınmış; Senin bütün icraat-ı Sübhaniyenden razı olmuş ve Senin rızana ermiş ve yüce olan nam-ı celilinin dünyanın dört bir tarafında bir kez daha şehbal açması yolunda gayret gösteren kullarından eyle!
Allahım!
Şayet bize düşmanlık besleyen kimselerin hidayetini ve kalblerinin yumuşamasını murad buyurmuş isen, en yakın, en yakın zamanda onları imana, İslam’a ve Kur’an’a hidayet buyur!
Zira hidayet edecek yegane zat Sensin.
Yok, eğer ilm-i ezelinde onların hidayetleri ve kalblerinin yumuşaması yazılı değil ise, bir an evvel Allahım, onların ağızlarını gemle, el ve ayaklarına prangalar vur, onlara sonsuz gücünü göster.
Yazmaz eyle kalemlerini..
lal eyle dillerini..
işlemez hale getir silahlarını..
fiiliyata geçmeden ellerinden al potansiyel güçlerini..
kır cesaretlerini..
bozguna uğrat baskıcı zorbalıklarını..
darmadağın eyle planlarını, komplolarını ve sistemlerini.
Allahım!
Bize gayzla diş bileyen bütün düşmanlarımızın Sen hakkından gel; biz onları Senin sonsuz kudretine havale ediyoruz.
Allahım!
Hayatını Senin masum kullarına adavete bağlamış bu din ve diyanet düşmanlarının bütün teşebbüslerini hezimete uğrat; onları sarsıntı üstüne sarsıntıya maruz bırak; düzenlerini boz; birliklerini paramparça hale getir; onları bölük-pörçük et; kin ve nefretlerini birbirlerine karşı kullandırarak onları birbirine düşür ve kirli emellerine ulaşmalarına fırsat verme.
Bütün bunları Senden; Yüce Zatın, güzel isimlerin, ulvi sıfatların hakkı için ve Efendimiz Muhammed Mustafa’nın (sallallahu aleyhi ve sellem), Senin katındaki şefaati hürmetine diliyor ve dileniyoruz.
Ey eşi ve benzeri olmayan Ferd!
Ey ebedi hayat sahibi Hayy!
Ey Kendi Kendine kaim
Kayyum!
Ey her şeyi hall ü fasl eden Hakem!
Ey mutlak adil Adl!
Ey her türlü kusurdan münezzeh Kuddus!
Ey celal ve ikram sahibi Zü’l-celali ve’l-İkram!
Ey Yüceler Yücesi Allahım!
Efendimiz ve günahlarımız için şefaatçimiz Hazreti Muhammed’e (sallallahu aleyhi ve sellem), kerem ve iyilik abideleri olan al ü ashabına ilmin ve malumatın adedince salat ve selam eyle.
Efendimiz’in ve onların hakkı için bizim yakarışlarımızı da kabul buyur.
amin!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Pırlantalarda Geçen Şiirler

Fâniyim, Fâni Olanı İstemem Fâniyim, fâni olanı istemem, Âcizim âciz olanı istemem Ruhumu Rahmân’a teslim eyledim, gayri istemem! İsterim, f...